Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, pazartesi günü Kırgızistan'da bir araya gelmeye hazırlanırken iki ülke arasındaki güç dengesi giderek Pekin lehine değişiyor. Rusya, Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik saldırılarıyla ekonomik baskı altında kalırken Çin, İran savaşının küresel enerji piyasalarında yarattığı sarsıntıdan daha güçlü çıktı. WSJ'nin haberine göre, iki lider İran'ın da üyesi olduğu 10 ülkeli Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesinin oturum aralarında görüşecek. Görüşmede Washington'ın küresel etkisine karşı ortak tutumun yanı sıra Ukrayna savaşı, İran ve enerji işbirliğinin öne çıkması bekleniyor. Rusya'nın Ukrayna'daki uzun süren savaşı, Moskova'nın Çin'e ekonomik bağımlılığını artırdı. Batılı şirketlerin Rusya'dan çekilmesiyle Çinli şirketler ülkedeki boşluğu doldururken Pekin, Rus petrolünü daha avantajlı fiyatlarla satın alma imkanı elde etti. Bazı Rus sektörlerinde Çin'den yapılan ithalatın büyüklüğü nedeniyle hükümete sınırlama çağrıları dahi yapılıyor. Ukrayna'nın yaz aylarında Rus petrol ve doğal gaz sektörüne yönelik saldırılarının ekonomik maliyeti de Moskova'nın Pekin'e olan ihtiyacını güçlendirdi. Analistlere göre bu durum Xi'ye, Putin üzerinde Ukrayna'da müzakerelere dönülmesi yönünde daha fazla diplomatik nüfuz sağlayabilir. Bununla birlikte iki ülke arasındaki ilişkiler tamamen sorunsuz değil. Pekin, Moskova'nın Çin'e yeni doğal gaz boru hattı inşa edilmesi tekliflerine mesafeli yaklaşırken Rus gazı için daha düşük fiyat talep ediyor. Rusya'da bazı çevreler de Çin'in Moskova'ya yalnızca savaşı sürdürebilecek kadar destek verdiğini savunuyor. Carnegie Russia Eurasia Center'dan Tatiana Stanovaya'ya göre Putin'in Çin karşısındaki hareket alanı oldukça sınırlı. Xi'nin ise görüşmede kamuoyu önünde Moskova'yı doğrudan eleştirmek yerine gerilimin azaltılması, diyalog ve siyasi çözüm çağrılarını yinelemesi bekleniyor. Görüşmenin bir diğer önemli başlığı NATO olacak. CIA Direktörü John Ratcliffe'ın kısa süre önce Moskova'ya yaptığı gizli ziyarette Rusya'yı NATO ülkelerine saldırmaması konusunda uyardığı bildirildi. Pekin'in böyle bir genişlemeden kaygı duysa da bu endişeleri kamuoyu önünde gündeme getirmesinin beklenmediği belirtiliyor.