Morgan Stanley: ABD borsalarında yeni yükseliş öncesi satış dalgası yaşanabilir
Morgan Stanley ABD Hisse Senedi Başstratejisti Mike Wilson, ABD borsalarında kısa vadede yeni bir satış dalgası yaşanabileceğini belirterek S&P 500 endeksinin 7.100 puana kadar gerileyebileceğini öngördü. Wilson, ara seçimler, yapay zeka yatırımlarına ilişkin endişeler ve likidite kısıtlarının piyasaları baskılayabileceğini, ancak düzeltmenin tamamlanmasının ardından endeksin 8.000 puana yükselebileceğini söyledi.
Morgan Stanley ABD Hisse Senedi Başstratejisti Mike Wilson, Bloomberg'e verdiği röportajda, hisse senedi piyasalarında kısa vadeli düşüşlere neden olabilecek bazı gelişmelerin yaklaşmakta olduğunu belirtti.
Wilson, piyasalardaki belirsizliklerin giderilmesini sağlayabilecek bu gelişmelerin yatırımcılar açısından yeniden alım fırsatları yaratabileceğini ifade etti.
S&P 500 endeksinin son rekor seviyesinden yaklaşık yüzde 9 gerileyerek 7.100 puana inebileceğini öngören Wilson, düzeltmenin ardından 8.000 puana doğru yükseliş beklediğini bildirdi.
Ara seçimler piyasalar için önemli bir belirsizlik
Wilson, 3 Kasım'da yapılacak ABD ara seçimlerini hisse senedi piyasaları açısından kısa vadeli baskı oluşturabilecek başlıca gelişmeler arasında gösterdi.
Morgan Stanley stratejisti, tarihsel verilere göre 1950'den bu yana gerçekleştirilen ABD ara seçimlerinin ardından hisse senetlerinin altı ve 12 aylık dönemlerde yükseliş kaydettiğini belirtti.
Bununla birlikte seçimlerden hemen sonraki haftalarda yükselişin garanti olmadığını vurgulayan Wilson, 2018 yılını buna örnek gösterdi.
Wilson, mevcut seçim sürecinin ABD Başkanı Donald Trump'ın seçim sonrasında atabileceği adımlara ilişkin belirsizlik nedeniyle farklılaştığını söyledi.
İran'da devam eden savaşın yarattığı risklere rağmen Wilson, ara seçimlerin ardından ABD hisse senetlerinde toparlanma beklediğini ifade etti.
Yapay zeka yatırımları ve düzenleme riskleri izleniyor
Wilson, seçim sonuçlarının yapay zeka yatırımları üzerindeki olası etkilerine de dikkat çekti.
Demokratların Kongre'deki temsil gücüne ilişkin farklı sonuçların piyasalarda farklı etkiler yaratabileceğini belirten Wilson, özellikle veri merkezi yatırımlarına yönelik düzenlemelerin önem kazanabileceğini söyledi.
Veri merkezi inşaatlarına yerel düzeyde gösterilen tepkilerin siyasi tartışmaların merkezine yerleştiğini belirten Wilson, artan düzenlemelerin ve yatırım izinlerine yönelik kısıtların büyüme faaliyetlerinde engel oluşturabileceğini değerlendirdi.
Bununla birlikte veri merkezlerine yönelik siyasi baskının mevcut dönemde en yüksek seviyelerine yakın olabileceğini düşündüğünü ifade etti.
Şirketlerin sermaye ihtiyacı artıyor
Morgan Stanley stratejisti, Meta, SpaceX ve halka arz hazırlıklarını sürdüren Anthropic gibi şirketlerin sermaye piyasalarından finansman sağlamasına ilişkin gelişmeleri de değerlendirdi.
Wilson, teknoloji şirketlerinin yanı sıra birleşme ve satın alma faaliyetlerinin de önemli miktarda sermaye talebi yarattığını belirtti.
ABD'de nominal ekonomik büyümenin yüzde 7,5 civarında seyrettiğini ifade eden Wilson, reel ekonominin uzun süredir görülmeyen ölçüde sermaye kullandığını söyledi.
Şirketlerin gerçekleştirdiği hisse ihraçlarının henüz piyasadaki talebi aşmasından endişe etmediğini belirten Wilson, sermaye artırımı döngüsünde ilerleme kaydedildiğini ve önümüzdeki 30 gün içerisinde ihraç faaliyetlerinde bir duraklama yaşanabileceğini değerlendirdi.
Yüksek faizler güçlü ve zayıf şirketleri ayrıştırıyor
Wilson, ABD tahvil faizlerindeki yükselişin yalnızca kamu borçlanması ve artan tahvil ihraçlarından kaynaklanmadığını, güçlü ekonomik büyümenin de önemli rol oynadığını savundu.
Nominal büyümenin yüzde 7-8 seviyelerinde olduğu bir ekonomide 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 5 civarında bulunmasının hisse senetleri açısından mutlaka olumsuz bir tablo oluşturmadığını belirtti.
Ancak yüksek finansman maliyetlerinin şirketler üzerindeki etkilerinin farklılaştığını ifade eden Wilson, güçlü ve kaliteli şirketlerin bu ortamda büyümeye devam edebildiğini, daha düşük kaliteli küçük ölçekli şirketlerin ise yüzde 8-10 seviyelerindeki borçlanma maliyetleri karşısında zorlandığını söyledi.
Wilson, bu ayrışmanın yalnızca tüketicilerde değil, şirketler arasında da görüldüğünü vurguladı.
Borç ve hisse senedi piyasaları arasında finansman tercihi
Wilson, mevcut sermaye artırımı faaliyetlerini 1990'ların sonundaki teknoloji balonuyla karşılaştırırken, şirketlerin finansmana erişiminin devam ettiğine dikkat çekti.
Piyasaların büyük ölçekli finansman işlemlerini karşılamayı sürdürdüğünü belirten Wilson, bazı borçlanma işlemlerinin 40 milyar dolara ulaşmasının sermaye talebinin büyüklüğünü gösterdiğini söyledi.
Bununla birlikte kredi risk primlerindeki genişlemenin finansman koşullarını şirketlerin kredi kalitesine göre farklılaştırdığını ifade etti.
Wilson, günümüzde reel tahvil getirilerinin son 20 yılın en cazip seviyeleri arasında bulunduğunu belirterek, yatırımcıların hisse senedi ve kredi piyasaları arasında tercihler yaptığını kaydetti.
Şirketlerin de finansman maliyetlerine göre borçlanma ve hisse ihracı seçenekleri arasında geçiş yapabildiğini belirten Wilson, bunun sermaye yönetimi açısından olumlu bir gelişme olduğunu değerlendirdi.
Wilson, düzeltme sonrasında yükseliş bekliyor
Morgan Stanley stratejisti, ABD borsalarında aylardır piyasanın genel görünümünün altında devam eden bir düzeltme süreci yaşandığını savundu.
Ara seçimlerin sonuçlanması, yapay zeka yatırımlarına ilişkin belirsizliklerin azalması ve likidite koşullarının dengelenmesiyle bu sürecin tamamlanabileceğini belirtti.
Wilson, kısa vadede S&P 500 endeksinin 7.100 puana gerileme riski bulunduğunu, ancak söz konusu baskıların ortadan kalkmasının ardından endeksin 8.000 puana doğru toparlanmasını beklediğini yineledi.

