Karahan: Talep Koşulları Dezenflasyonu Destekliyor

Karahan: Talep Koşulları Dezenflasyonu Destekliyor
Smart News
KolayAnla Bu haberi yapay zeka ile KolayAnla

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, 22 Eylül 2026'da New York'ta yaptığı "Enflasyon ve Makroekonomik Görünüm" sunumunda, önümüzdeki dönemde enflasyonun dış şoklar ve yurt içi aktarım kanalları tarafından şekilleneceğini belirtti.

Enflasyonu belirleyecek üç unsur

Karahan'ın sunumunda, enflasyon görünümünde üç ana unsurun öne çıktığı ifade edildi: talep koşulları, arz şokları ve beklentiler. Buna göre arz yönlü şoklara rağmen beklentiler kontrol altında kalmayı sürdürdü. Ancak son dönemde beklentilerde görülen artışın ihtiyatlı olunmasını gerektirdiği vurgulandı.

Enerji fiyatlarında yukarı yönlü risklerin bulunduğuna dikkat çekilirken, yurt içinde gıda arzının iyileştiği, buna karşın dış kaynaklı risklerin devam ettiği belirtildi. Sunumda ayrıca zayıf seyreden talep koşullarının dezenflasyon sürecini desteklediği ve arz şoklarının fiyatlara geçişkenliğini sınırladığı kaydedildi.

Beklentilerde son durum

12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi piyasa katılımcılarında nisandaki yüzde 23,4'ten eylülde yüzde 23,7'ye yükseldi. Firmaların beklentisi martta yüzde 32,9, ağustosta yüzde 32,8 oldu. Hane halkında ise beklenti aynı dönemde yüzde 49,9'dan yüzde 45,6'ya geriledi.

Enerji fiyatlarında sert yükseliş

Jeopolitik gelişmelerin petrol fiyatlarını yukarı ittiği, dizel marjlarının ise etkiyi büyüttüğü belirtildi. Brent petrolün varil fiyatı savaş öncesi dönem olan 27 Şubat 2026'daki 72 dolardan 21 Eylül itibarıyla yüzde 39 artışla 101 dolara yükseldi, çatışma dönemindeki zirve 118 dolar oldu. Dizel crack marjı ise yüzde 226 artışla 29 dolardan 93 dolara çıktı. Yüksek enerji fiyatlarının enflasyonu doğrudan ve dolaylı olarak artırdığı ifade edildi.

Talep yavaşladı, ana eğilim geriledi

Karahan, enflasyon görünümüne yönelik riskleri sınırlamak amacıyla para politikasının sıkılaştırıldığını, kredi büyümesinin ise bahardan bu yana belirgin şekilde yavaşladığını aktardı.

Yıllık büyüme 2025'in ikinci çeyreğindeki yüzde 4,8'den 2026'nın ikinci çeyreğinde yüzde 2,3'e, nihai yurt içi talep büyümesi ise yüzde 5,2'den yüzde 2,2'ye geriledi. Çeyreklik büyüme ilk çeyrekteki yüzde 0,3'ten ikinci çeyrekte güçlü ihracatın etkisiyle yüzde 1,1'e yükseldi. Altın hariç perakende satış hacmindeki çeyreklik artış, temmuz verisiyle üçüncü çeyrekte yüzde 0,2'de kaldı.

Kira enflasyonundaki düşüş ve zayıflayan talebin dezenflasyonu desteklediği belirtildi. Mevsimsellikten arındırılmış üç aylık ortalama ana eğilim göstergesi haziranda yüzde 2,3 iken ağustosta yüzde 1,9'a, medyan gösterge ise yüzde 2,1'den yüzde 1,8'e indi.

TL talebi ve rezervler

Ocak-temmuz döneminde seyahat gelirleri 31 milyar dolara ulaştı. Yerleşiklerin Türk lirasına talebinin güçlü seyrettiği belirtilirken, 15 Eylül itibarıyla TL mevduat payı yüzde 61,4, yatırım fonları dahil pay ise yüzde 61,3 oldu.

Brüt rezervler 27 Şubat'taki 210,3 milyar dolardan 26 Haziran'da 149,2 milyar dolara geriledikten sonra 18 Eylül itibarıyla 174,4 milyar dolara yükseldi. Bu dönemdeki 35,8 milyar dolarlık düşüşün 20,1 milyar dolarlık kısmı altın fiyat etkisinden kaynaklandı.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Tüm Haberler