<div class="Detay"> <p data-end="535" data-start="94">Borsa İstanbul'da ikinci çeyrek bilançoları, şirketlerin geçen yılın aynı dönemine göre faaliyet kârlılığı ve net kâr tarafında daha güçlü bir performans sergilediğini ortaya koydu. Gedik Yatırım'ın değerlendirmesine göre BIST Tüm endeksinde bilanço açıklayan şirketlerin FAVÖK'ü yıllık yüzde 13, net kârı yüzde 43 arttı. BIST 100 şirketlerinde ise FAVÖK artışı yüzde 14, net kâr büyümesi yüzde 49 oldu.</p> <p data-end="929" data-start="537">Bilanço açıklayan 546 şirketin 315'i kâr ederken, BIST 100'de zarar açıklayan şirketlerin oranı yüzde 21'e, BIST 30'da ise yüzde 3'e geriledi. Sektörel bazda FAVÖK artışında madencilik yüzde 191, kimya yüzde 109 ve petrol-gaz yüzde 50 ile öne çıktı. Net kâr büyümesinde ise demir-çelik yüzde 766, petrol-gaz yüzde 624 ve holdingler yüzde 531 ile ayrıştı.</p> <p data-end="976" data-start="931"><strong>Zayıf talep ve yüksek maliyet baskısı sürüyor</strong></p> <p data-end="1531" data-start="978">Gedik Yatırım, güçlü manşet rakamlara rağmen zayıf reel talep, yüksek finansman maliyetleri ve enerji-lojistik giderlerinin şirketler arasında belirgin ayrışmaya yol açtığına dikkat çekti. FAVÖK tarafında en sert düşüşler dayanıklı tüketimde yüzde 37, otomotivde yüzde 28 ve cam sektöründe yüzde 26 oldu. Net kârda ise havacılık yüzde 73, sağlık ve gayrimenkul yüzde 64'er geriledi. Kurum, talep ve maliyet koşullarında kısa vadede iyileşme olmazsa önümüzdeki çeyreklerde kâr ivmesinin zayıflayabileceğini belirtti.</p> <p data-end="1571" data-start="1533"><strong>Bankalarda Garanti ve Akbank öne çıktı</strong></p> <p data-end="2188" data-start="1573">Bankacılıkta Garanti BBVA yüzde 26 çeyreklik özkaynak kârlılığıyla grubun en yüksek performansını gösterirken, Akbank yüzde 19, Yapı Kredi yüzde 16 seviyesinde kaldı. İş Bankası yüzde 9 ile negatif ayrıştı. Swapla düzeltilmiş net faiz marjı Akbank'ta yalnızca 25 baz puan daralırken, bu düşüş Yapı Kredi'de 50, Garanti'de 69 ve İş Bankası'nda 170 baz puan oldu. Gedik Yatırım, üçüncü çeyrekte marjların yatay ve kârlılığın durağan seyretmesini, dördüncü çeyrekte ise fonlama maliyetlerindeki düşüşle belirgin iyileşme görülmesini bekliyor.</p> <p data-end="2224" data-start="2190"><strong>Tüpraş ve demir-çelik dikkat çekti</strong></p> <p data-end="2638" data-start="2226">Enerji tarafında en güçlü sonuçları Tüpraş açıkladı. Şirketin FAVÖK'ü yıllık yüzde 196 artışla 54,3 milyar TL'ye ulaşırken, net rafineri marjı 21,4 dolar/varil oldu. Tüpraş ayrıca 2026 net rafineri marjı beklentisini 6-7 dolardan 13-15 dolara yükseltti. Gedik Yatırım, sektörde en güçlü tercihinin Tüpraş olmaya devam ettiğini belirtti.</p> <p data-end="2978" data-start="2640">Demir-çelikte KRDMD, EREGL ve KCAER'de operasyonel toparlanma görülürken, Gedik Yatırım henüz kalıcı bir çelik döngüsü dönüşünden söz etmek için erken olduğu görüşünde. KRDMD'nin FAVÖK'ü yüzde 65, EREGL'nin yüzde 59 arttı; KRDMD'nin net borcu da çeyreklik 3,6 milyar TL'den 0,3 milyar TL'ye geriledi.</p> <p data-end="3018" data-start="2980"><strong>Perakende ve sanayide ayrışma belirgin</strong></p> <p data-end="3403" data-start="3020">Gıda perakendesinde BİM en güçlü, Migros ise görece en zayıf sonuçları açıkladı. Buna karşın Gedik Yatırım, yılın üçüncü çeyreğinde mevsimselliğin desteğiyle Migros ve Şok'ta güçlü performans bekliyor. Giyim perakendesinde ise Koton, Suwen ve Desa'da zayıf iç talep ve maliyet baskısı kârlılığı aşağı çekti.</p> <p data-end="3798" data-start="3405">Otomotivde FROTO ve DOAS'ın operasyonel görünümü zayıf kalırken, Türk Traktör dipten toparlanma açısından görece pozitif ayrıştı. Gedik Yatırım, yılın ikinci yarısında sektörde hızlı ve geniş tabanlı bir toparlanma beklemediğini, faiz indirimlerinin gecikmesi halinde iç pazarın zorlanmayı sürdüreceğini belirtti.</p> <p data-end="3844" data-start="3800"><strong>Yılın ikinci yarısında seçicilik öne çıkacak</strong></p> <p data-is-only-node data-is-last-node data-end="4238" data-start="3846">Gedik Yatırım Araştırma Direktörü Dr. Övünç Gürsoy, faiz indirimleri, fonlama maliyetlerindeki normalleşme ve mevsimsel talebin bazı sektörlerde toparlanmayı destekleyebileceğini belirtirken, enerji maliyetleri, jeopolitik riskler ve iç talebin seyrinin şirket performansları arasındaki farkların temel belirleyicileri olmaya devam edeceğini vurguladı.</p> </div>