Araştırma: Yöneticiler yapay zekaya çalışanlardan iki kat fazla güveniyor

Araştırma: Yöneticiler yapay zekaya çalışanlardan iki kat fazla güveniyor
Smart News
KolayAnla Bu haberi yapay zeka ile KolayAnla

ABD'de 5 binden fazla çalışan ve yöneticinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, yapay zekaya duyulan güvenin kurumsal hiyerarşideki konuma göre önemli ölçüde farklılaştığını ortaya koydu. Üst düzey yöneticilerin yüzde 32,8'i yapay zekanın değerlendirmelerine kendi muhakemelerinden daha fazla güvendiğini belirtirken, bu oran çalışanlarda yüzde 16,3 oldu. Araştırma ayrıca yapay zekanın verimlilik üzerindeki olumlu etkilerine rağmen çalışanların tükenmişlik, iş güvencesi ve teknolojinin geleceğine ilişkin endişelerinin sürdüğünü gösterdi.

Yöneticilerin üçte biri kendi kararları yerine yapay zekaya güveniyor

İşyeri araştırmaları ve medya şirketi Charter tarafından yayımlanan AI Pulse Sonbahar 2026 raporu, ABD'de en az 100 kişinin çalıştığı kuruluşlarda görev yapan ve işlerinde yapay zeka kullanan 5.002 kişinin katılımıyla hazırlandı.

Ağustos ayında gerçekleştirilen ankete 2.952 çalışan, 1.547 orta kademe yönetici ve 503 üst düzey yönetici katıldı. Araştırma kapsamında ayrıca 91 çalışanla derinlemesine görüşmeler yapıldı.

Anket sonuçlarına göre üst düzey yöneticilerin yüzde 32,8'i yapay zekanın değerlendirmelerine kendi kararlarından daha fazla güvendiğini bildirdi. Aynı oran orta kademe yöneticilerde yüzde 34,8, çalışanlarda ise yüzde 16,3 olarak ölçüldü.

Araştırmada üst düzey yöneticilerin yapay zeka çıktılarına güvenme olasılığının çalışanlara göre 2,5 kat, bilgili bir çalışma arkadaşının değerlendirmesi yerine yapay zekaya güvenme olasılığının ise iki kat yüksek olduğu belirlendi.

Deneyimli yöneticiler zihinsel yükü yapay zekaya aktarıyor

Raporda, insanların zihinsel çabalarını azaltmak amacıyla yapay zeka gibi dış araçlardan yararlanmasını ifade eden "bilişsel yükü dışarı aktarma" eğilimine dikkat çekildi.

Araştırmacılar, en fazla mesleki deneyime sahip olması beklenen üst düzey yöneticilerin bu yönteme diğer çalışanlardan daha fazla başvurduğunu belirtti.

Raporun yazarlarından, eski Slack yöneticisi Brian Elliott, üst düzey yöneticilerin çok sayıda konuda kısa sürede yanıt verme baskısıyla karşı karşıya bulunduğunu söyledi.

Elliott'a göre yapay zeka, yöneticilerin karmaşık konular hakkında hızlı biçimde bilgi edinmesine ve kapsamlı özetler hazırlamasına yardımcı oluyor. Ancak bu durum, teknolojinin sunduğu yanıtların yeterince sorgulanmadan benimsenmesi riskini de beraberinde getiriyor.

Elliott, bazı teknoloji yöneticilerinin yapay zeka kullanarak hafta sonunda ürün prototipleri oluşturduğunu, ardından ekiplerinden bunları kısa sürede çalışan ürünlere dönüştürmelerini beklediğini anlattı.

Yapay zekanın yönetici özetleri hazırlamada başarılı olduğunu ancak çalışanların karşılaştığı ayrıntılı teknik sorunlara her zaman aynı ölçüde etkili çözümler sunamadığını ifade etti.

Araştırmada, yöneticilerin yapay zekaya duyduklarını söyledikleri güvenin ölçüldüğü, ancak önemli kurumsal kararlarında teknolojinin önerilerini gerçekten uygulayıp uygulamadıklarının incelenmediği vurgulandı.

Yapay zeka kullanıcılarının yalnızca yüzde 10,5'i belirgin iyileşme yaşıyor

Araştırma, yapay zekanın çalışma yaşamındaki etkisinin yalnızca üretkenlik artışıyla değerlendirilemeyeceğini de ortaya koydu.

Katılımcıların yüzde 42,7'si yapay zeka kullanımının hem iş hem de özel yaşamlarını en azından bir ölçüde iyileştirdiğini bildirdi.

Buna karşılık teknolojinin iş kalitesini ve yaşam koşullarını belirgin biçimde iyileştirdiğini, streslerini azalttığını ve kendilerini daha enerjik hissetmelerini sağladığını belirtenlerin oranı yüzde 10,5'te kaldı.

Charter, yapay zeka yatırımlarının başarısının yalnızca daha hızlı çalışma veya daha yüksek üretim miktarıyla değil, çalışanların yaşam kalitesindeki gelişmelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Günlük kullananlar iki kat daha fazla fayda görüyor

Anket, yapay zekayı kullanım sıklığının elde edilen faydayla güçlü biçimde ilişkili olduğunu gösterdi.

Yapay zekayı her gün kullananların olumlu sonuç bildirme olasılığı, haftada bir kullananlara göre iki kat yüksek gerçekleşti.

Katılımcıların yarısından fazlası teknolojiyi günlük olarak kullandığını belirtirken, orta ve üst düzey yöneticilerde günlük kullanımın çalışanlara kıyasla daha yaygın olduğu görüldü.

Bununla birlikte araştırma, fayda elde etmede en önemli etkenin yalnızca kullanım sıklığı olmadığını ortaya koydu. Çalışanların yapay zekanın işlerine nasıl dahil edileceği konusunda söz sahibi olması ve teknolojiyi kullanma yöntemlerini belirleyebilmesi, olumlu sonuçlarla en güçlü ilişkiye sahip unsur olarak öne çıktı.

Yöneticilerin desteği belirleyici rol oynuyor

Rapora göre, yapay zekadan fayda sağlanmasını destekleyen en önemli 14 faktörden 11'i yöneticilerin davranışlarıyla bağlantılı.

Ancak yöneticilerin kendi uygulamalarına ilişkin değerlendirmeleri ile çalışanların gözlemleri arasında belirgin farklılıklar bulunuyor.

Yöneticiler, olumlu sonuçlar sağlayan uygulamaları hayata geçirdiklerini çalışanların bunları gözlemlediğini bildirme oranının yaklaşık iki katı sıklıkta ifade ediyor.

Araştırmada ayrıca uygulamalı yapay zeka eğitiminin çalışanlar tarafından en yararlı destek araçlarından biri olarak görüldüğü belirtildi.

Buna rağmen kullanıcıların yüzde 40'ından azı uygulamalı eğitim aldığını bildirdi. Katılımcıların uygulamalı eğitimi değerli bulma olasılığı, bağımsız deneme yapmak için zaman ayrılmasını değerli bulma olasılığından 2,3 kat yüksek oldu.

İşverenlerin yalnızca yüzde 50,5'inin yapay zeka kullanımına ilişkin politika ve rehber sunduğu tespit edildi.

Çalışanların yüzde 36'sı yapay zeka kullandığını gizliyor

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri, çalışanların yapay zeka kullanımını gizleme eğilimi oldu.

Katılımcıların yüzde 36'sı yapay zeka kullandığını en az bir kez yöneticisinden, çalışma arkadaşından veya müşterisinden sakladığını belirtti.

Bu davranışın başlıca gerekçesi, çalışanların yetersiz veya beceriksiz olarak değerlendirilmekten çekinmesi olarak gösterildi.

Orta kademe yöneticilerin yapay zeka kullanımını gizleme olasılığı, çalışanlara göre 1,6 kat yüksek gerçekleşti.

Araştırmacılar, yapay zeka kullanımını gizlemenin tükenmişlik riskinin artmasıyla en güçlü ilişkiye sahip faktör olduğunu bildirdi.

Yapay zekanın geleceğine çalışanlar daha kötümser bakıyor

Araştırma, yapay zekanın uzun vadeli etkilerine yönelik beklentilerde de çalışanlar ve yöneticiler arasında önemli farklılıklar bulunduğunu gösterdi.

Yapay zekanın toplum üzerindeki etkilerine kötümser yaklaşanların oranı çalışanlarda yüzde 41, üst düzey yöneticilerde ise yüzde 17 oldu.

Teknolojinin çalıştıkları kuruluş üzerindeki etkileri konusunda en azından bir ölçüde iyimser olanların oranı çalışanlarda yüzde 56, yöneticilerde yüzde 85 olarak ölçüldü.

Araştırmaya eşlik eden görüşmelerde, çalışanların yapay zeka sayesinde daha fazla görevi gerçekleştirebildikçe kendi işlerinin teknoloji tarafından yapılabileceğine ilişkin endişelerinin de arttığı görüldü.

Elliott, üst düzey yöneticilerin ise aynı düzeyde bir iş güvencesi baskısı hissetmediğini belirterek yapay zekanın bir şirketin CEO'sunun yerini tamamen alma ihtimalini son derece düşük gördüğünü ifade etti.

Charter, yapay zekanın iş hayatına giderek daha fazla yerleşmesine rağmen teknolojinin çalışanlara sağladığı faydanın kurum kültürü, yöneticilerin desteği, uygulamalı eğitim ve çalışanların karar süreçlerine katılımıyla yakından bağlantılı olduğu sonucuna ulaştı.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Tüm Haberler