ANALİZ- Aylık Strateji Raporu (Şeker Yatırım)
* Ağustos ayında küresel piyasaların ana gündemini ABD-İran hattındaki çatışmalar, Hürmüz Boğazı'ndan enerji sevkiyatının normalleşmesine yönelik diplomatik girişimler, ABD'nin ticaret ortaklarına yönelik tarife politikaları ve büyük merkez bankalarının eylül ayı para politikası kararlarına ilişkin beklentiler oluşturdu. Jeopolitik gelişmelere bağlı olarak enerji fiyatlarında yüksek oynaklık sürerken, ABD'de istihdam piyasasındaki zayıflama ve tüketici enflasyonundaki gerilemeye karşın Fed'in yakından takip ettiği PCE enflasyonunun yüksek seyretmesi faiz görünümüne ilişkin belirsizliği korumuştur. Yapay zekâ yatırımları ve teknoloji şirketlerinin güçlü finansal sonuçları ise küresel hisse senedi piyasalarını destekleyen ana unsurlardan biri olmuştur.
* ABD-İran hattında temmuz ayında yeniden tırmanan gerilim ağustos ayında da devam ederken, Hürmüz Boğazı'nın yeniden düzenli gemi trafiğine açılmasına yönelik diplomatik girişimler hız kazandı. Ayın ilk bölümünde İran ile Umman arasında yürütülen görüşmelerden sonuç alınamazken, ABD'nin İran'a yönelik ekonomik yaptırımları artırması taraflar arasındaki doğrudan müzakere ihtimalini zayıflattı. Ayın son haftasında Katar Başbakanı'nın Tahran temaslarının ardından İran, boğazdaki normal gemi trafiğinin yeniden sağlanmasına yönelik koşulları belirlemeyi kabul ederken İran ile Umman ortak bir deniz geçiş koridoru oluşturulması konusunda prensipte anlaştı. Bununla birlikte Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin savaş öncesi seviyelerin yalnızca %5-15'i civarında kalması enerji arzına ilişkin risklerin devam ettiğine işaret etti.
* ABD'de temmuz ayında tarım dışı istihdam 23 bin kişi azalırken, işsizlik oranı iş gücüne katılım oranındaki gerilemenin etkisiyle %4,1'e düştü. Tüketici fiyatları aylık bazda %0,1 artarken yıllık enflasyon %3,4'e, çekirdek enflasyon ise %2,5'e geriledi. Buna karşın Fed'in tercih ettiği enflasyon göstergesi olan PCE fiyat endeksi yıllık bazda %3,7, çekirdek PCE ise %3,3 artarak fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmadığına işaret etti. Temmuz ayında perakende satışların aylık %0,6 gerilemesi de tüketim tarafında yavaşlama sinyali vermiştir. Ağustos ayında FOMC toplantısı gerçekleştirilmezken, Jackson Hole toplantısında konuşan Fed Başkanı Kevin Warsh, enflasyonun ikna edici bir hızda yavaşlamadığını vurgulayarak, fiyat istikrarı sağlanana kadar para politikasında kararlılıkla hareket edeceklerini belirtti. Konuşmasında şahin tonda mesajlar veren Warsh, temel enflasyonun net bir şekilde ve yeterli hızda %2 hedefine doğru ilerlediğinden emin olunması gerektiğini, aksi takdirde Fed'in alması gereken tedbirler olacağını vurguladı. Jackson Hole öncesinde %30-35 seviyelerinde bulunan Fed'in faizleri Eylül ayında artırma ihtimali Warsh'ın konuşması sonrası %60 seviyelerine ulaştı.
* Avrupa'da temmuz ayı manşet enflasyonu %2,9'a yükselirken çekirdek enflasyon %2,5 seviyesinde gerçekleşti. Euro Bölgesi ekonomisinin ikinci çeyrekte %0,4 büyümesi ve ekonomik aktivitenin dirençli seyretmesi Avrupa Merkez Bankası'nın (AMB) eylül toplantısında yeniden faiz artırımına gidebileceği beklentilerini güçlendirdi. Temmuz toplantısına ilişkin AMB tutanaklarında da enflasyon görünümünde yeterli iyileşme sağlanmaması halinde ek sıkılaştırmanın gündeme geleceği mesajı öne çıktı. Çin'de ise temmuz ayında sanayi üretimi yıllık %4,5, perakende satışlar %0,6 artarak beklentilerin altında kalmış, sabit sermaye yatırımlarındaki %6,7'lik daralma iç talep ve gayrimenkul sektörüne ilişkin endişeleri artırmıştır. Japonya'da Tokyo çekirdek enflasyonunun ağustosta %1,8'e yükselmesi ve BoJ'dan gelen sıkılaşma mesajları, eylül toplantısında yeni bir faiz artırımı ihtimalini gündemde tutmuştur.
* Yurt içinde temmuz ayında TÜFE aylık bazda %1,78, yıllık bazda %31,75 artarken, yıllık enflasyondaki kademeli gerileme dezenflasyon sürecinin devam ettiğine işaret etmiştir. İmalat PMI temmuz ayında 47,1'den 47,7'ye yükselmesine karşın 50 eşik değerinin altında kalarak imalat sektöründeki zayıf faaliyet koşullarının sürdüğünü gösterdi. Haziran ayında cari denge 4,19 milyar dolar açık verirken, altın ve enerji hariç cari denge 1,46 milyar dolar fazla verdi. Ağustos ayında tüketici güven endeksi 90,8 seviyesinde gerçekleşti. 31 Ağustos'ta açıklanan ikinci çeyrek GSYH verisine göre Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %2,3 büyüdü. Öte yandan Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yatırım fonlarının işleyişine ilişkin yeni düzenlemeler yayımlanırken, portföy yönetim şirketlerinin sermaye gereklilikleri ve borsa dışında gerçekleştirilecek belirli büyüklükteki pay satışlarına ilişkin yeni sınırlamalar getirildi.
* Ağustos ayında PPK toplantısı gerçekleştirilmezken, TCMB'nin 13 Ağustos'ta yayımladığı yılın üçüncü Enflasyon Raporu para politikası görünümü açısından öne çıkmıştır. TCMB, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini %26'dan %28'e yükseltirken, ara hedefini %24 seviyesinde korumuş; 2027 ve 2028 yıl sonu enflasyon hedeflerini sırasıyla %15 ve %9 olarak açıklamıştır. Başkan Fatih Karahan, dezenflasyon sürecindeki yavaşlamaya dikkat çekerken fiyat istikrarı sağlanana kadar gerekli sıkılığın korunacağı mesajını yinelemiştir. TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi'nde 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi %29,21'den %29,43'e yükselirken, on iki ay sonrası beklenti %23,95'ten %23,69'a gerilemiştir. Rezervlerdeki toparlanma da devam etmiş; 21 Ağustos haftasında toplam rezervler 188,4 milyar dolara, swap hariç net rezervler 55,9 milyar dolara yükselmiştir.
* Eylül ayında küresel piyasaların odağında, ABD-İran ve Rusya-Ukrayna jeopolitik risklerindeki seyir, merkez bankalarının toplantıları ve ABD'nin ticaret ortaklarıyla yaşadığı tarife gerilimleri yer alacaktır. ABD'de açıklanacak ağustos ayı istihdam ve enflasyon verilerinin ardından 15-16 Eylül'de gerçekleştirilecek FOMC toplantısı para politikası beklentileri açısından belirleyici olacaktır. Avrupa'da 9-10 Eylül ECB toplantısı ve olası faiz artırımına ilişkin mesajlar, Japonya'da 17-18 Eylül BoJ toplantısı ve Çin'de ekonomik aktivite verileri yakından takip edilecektir. Enerji fiyatlarının seyri ve büyük merkez bankalarının aynı ay içerisinde alacağı kararlar küresel risk iştahı açısından eylül ayının oynak geçebileceğine işaret etmektedir.
* Yurt içinde ise 3 Eylül'de açıklanacak ağustos ayı enflasyon verisi ile TCMB'nin 10 Eylül tarihli Para Politikası Kurulu toplantısı piyasaların ana gündem maddelerini oluşturacaktır. Enflasyonun ana eğilimi, enerji maliyetlerinin yurt içi fiyatlara yansıması, iç talepteki görünüm ve rezervlerdeki seyir, TCMB'nin faiz kararı açısından belirleyici olacaktır. Temmuz ayı cari denge verisi, sanayi üretimi, iş gücü piyasasına ilişkin göstergeler ve rezerv gelişmeleri de yurt içi varlık fiyatlamaları açısından yakından takip edilecektir.
* TCMB, ağustos ayında PPK toplantısı gerçekleştirmemiş ve politika faizi %37 seviyesinde kalmıştır. Bununla birlikte Banka, 23 Ağustos'ta Türk lirası likidite yönetimi kapsamında 1 Mart'tan itibaren ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasına karar vermiştir. Böylece piyasa fonlaması, %40 seviyesindeki gecelik borç verme faizi yerine yeniden %37 seviyesindeki politika faizinden yapılmaya başlanmıştır. Söz konusu adım, para politikasının operasyonel çerçevesinde normalleşme sinyali olarak değerlendirilirken, eylül ayına yönelik faiz indirimi beklentilerini de desteklemiştir. Bununla beraber, yılın üçüncü Enflasyon Raporu'nda 2026 yıl sonu enflasyon tahmininin yukarı yönlü revize edilmesi ve enerji fiyatlarındaki oynaklığın sürmesi ise TCMB'nin temkinli yaklaşımını korumasını gerektirecektir. Bu çerçevede, 10 Eylül toplantısında alınacak karar açısından ağustos ayı enflasyonu, enflasyonun ana eğilimi ve likidite koşullarındaki gelişmeler belirleyici olacaktır.
* BİST 100 Endeksi ağustos ayını %6,51 yükselişle 14.334 seviyesinden tamamlamıştır. Sektörel bazda BIST Sınai Endeksi ağustos ayında %8,33 seviyesinde yükseliş kaydederken, bankacılık endeksi %8,73 yükselmiştir.
* Eylül ayında, enflasyon verileri, TCMB'nin faiz kararı, rezerv görünümü, enerji fiyatları ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin haber akışı yurt içi piyasaların yönü açısından belirleyici olacaktır. Enflasyondaki gerilemenin devam etmesi, petrol fiyatlarının aşağı yönlü seyretmesi ve rezerv birikiminin sürmesi halinde BIST-100 Endeksi'nde pozitif görünümün korunabileceğini düşünüyoruz. Bununla birlikte güçlü ağustos performansının ardından olası kâr realizasyonları, jeopolitik belirsizliklerdeki artış ve TCMB'nin sıkı para politikası duruşunun sürdürme ihtimali kısa vadeli oynaklığı artırabilir. Bu çerçevede orta ve uzun vadeli görünüm açısından seçici ve kademeli alım yönündeki görüşümüzü sürdürüyoruz.
* Bu beklentilerin ışığında; BIST-100 Endeksi için 12 aylık 16.500 puan hedefimizi koruyoruz. 31 Ağustos kapanışı itibarıyla hedef değerimiz yaklaşık %15 getiri potansiyeline işaret ederken, AL önerimizi sürdürüyoruz.
* MSCI Turkey Endeksi 2026T 8.74x ve 1.02x F/K ve PD/DD oranları ile EM MSCI endeksine göre 24% ve 54% iskontolu işlem görmektedir. 24 Ağustos tarihli son güncellememizde model portföyümüzde değişikliğe giderek TUPRS'ı portföyden çıkardık, EKGYO'yu ise model portföyümüze dahil ettik. Söz konusu değişikliğin ardından bu ay model portföyümüzde ilave bir revizyona gitmiyor ve mevcut kompozisyonumuzu koruyoruz.
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
ForInvest Haber
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.