Schneider Electric, COP31 kapsamında sürdürülebilir enerji dönüşümüne odaklanıyor

KolayAnla Bu haberi yapay zeka ile KolayAnla

Schneider Electric, COP31 kapsamında sürdürülebilir enerji dönüşümüne odaklanıyor.

ForInvest Haber'e gönderilen açıklama şöyle:

"Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 kapsamındaki önceliklerini ve programını açıkladı. Schneider Electric, COP31'de üç önceliğe odaklanacak

Schneider Electric; temiz enerji, modern şebekeler, dağıtık enerji kaynakları, enerji depolama, esneklik ve verimliliği bir araya getiren bütüncül bir elektrifikasyon yaklaşımını destekliyor. Bu yaklaşım, mevcut altyapıdan daha etkin yararlanılmasını ve ihtiyaç duyulan alanlarda yeni kapasite oluşturulmasını esas alıyor. Şirket, COP31 Başkanlığı'nın elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payını 2035 yılına kadar yüzde 35'e çıkarma hedefini destekliyor. Schneider Electric Araştırma Enstitüsü'nün yeni araştırması; dağıtık güneş enerjisi sistemlerinin, bataryaların, yeni elektrik talebinin ve merkezi şebekenin koordinasyon içinde yönetilmesinin sistem maliyetlerini nasıl düşürebileceğini ve mevcut altyapıdan daha etkin yararlanılmasını nasıl sağlayabileceğini ortaya koyuyor.

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 kapsamındaki önceliklerini ve programını açıkladı.

Schneider Electric, COP31'de üç önceliğe odaklanacak: elektrifikasyon süper döngüsünün gerektirdiği kapasite ve altyapıyı büyütmek; enerji ve endüstriyel zekâ yoluyla sürdürülebilir performansı artırmak; ilerlemenin faydalarının geniş kesimlere ulaşmasını sağlamak için beceri gelişimini, enerjiye erişimi ve yerel iş birliklerini desteklemek.

Schneider Electric Sürdürülebilirlikten Sorumlu Başkanı Esther Finidori, şunları söyledi: "Elektrifikasyonda belirleyici bir döneme giriyoruz. Bu süper döngü önemli fırsatlar sunuyor. Ancak bu fırsatları hayata geçirmek, elektriğin çok daha fazla kullanıldığı bir dünya için gerekli kapasiteyi oluşturmayı gerektiriyor. Önümüzdeki fırsat, elektrifikasyonu yaygınlaştırmanın yanı sıra enerjiyi, kaynakları ve varlıkları daha akıllı kullanmayı da kapsıyor. Enerji ve operasyonel zekâyı yerel yetkinlikler ve iş birlikleriyle buluşturarak rekabet gücünü ve dayanıklılığı artırabilir, işletmeler ve toplumlar için ölçülebilir faydalar sağlayabiliriz."

Elektrifikasyon süper döngüsü için kapasite oluşturmak

Schneider Electric, COP31'de Başkanlığın elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payını 2035 yılına kadar yüzde 35'e çıkarma hedefini destekleyecek. Şirket, aynı zamanda elektrifikasyonun daha da ileri taşınarak bu payın 2050 yılına kadar yüzde 50'ye ulaşma potansiyeline dikkat çekecek. Schneider Electric İklim ve Enerji Dönüşümü Araştırmaları Kıdemli Başkan Yardımcısı Vincent Petit de COP31 İş Forumu bünyesindeki Elektrifikasyon ve Enerji Dönüşümü Çalışma Grubu'nun eş başkanlığını yürütüyor. Şirket, temiz elektrik üretiminin, modern şebekelerin, dağıtık enerji kaynaklarının, enerji depolama çözümlerinin, talep esnekliğinin ve enerji verimliliğinin birlikte geliştirilmesi gerektiğini vurgulayacak. Binalarda, veri merkezlerinde, sanayide ve altyapıda elektrifikasyonun yaygınlaştırılması, yeni kapasiteye yatırım yapılırken mevcut varlıklardan da daha etkin yararlanılmasını gerektirecek.

Schneider Electric Araştırma Enstitüsü'nün "Dağıtık Enerji Kaynaklarının Yaygın Kullanımında Elektrik Sistemi Maliyetleri: 21. Yüzyıl Ekonomisi İçin Yeni Bir Referans" başlıklı yeni araştırması, bu bütüncül yaklaşımın önemini pekiştiriyor. Toplam 40.500 senaryoya dayanan araştırma, çatı tipi güneş enerjisi sistemlerinin ve bataryaların yaygın kullanımının, artan elektrik talebiyle birlikte değerlendirildiğinde, toplam elektrik sistemi maliyetlerini bugünkü seviyelerin altına indirebileceğini ortaya koyuyor. ABD dışındaki kurulum maliyetlerinin güncel küresel ortalaması esas alındığında, modellenen en düşük sistem maliyeti referans seviyenin yüzde 10 altında kalıyor. Bu fark, 2030'lu yıllar için öngörülen maliyetlerle yüzde 40'a ulaşıyor.

Enerji ve endüstriyel zekâyı geliştirmek

Elektrifikasyon hızlandıkça enerji ve endüstriyel zekâ, kuruluşların kaynaklarından ve fiziksel varlıklarından daha fazla değer elde etmesine yardımcı olabilir. Schneider Electric ve AVEVA'nın portföylerinde yer alan çözümler; enerji ve operasyon verilerini otomasyon, yazılım ve yapay zekâyla bir araya getirerek müşterilerin operasyonlarının ve varlıklarının performansını optimize etmesini sağlıyor.

Schneider Electric, COP31'de enerji ve operasyon sistemlerinden elde edilen verilerin, binalar, sanayi, veri merkezleri ve elektrik şebekelerinde değer yaratacak, eyleme dönüştürülebilir içgörlere nasıl çevrilebileceğine odaklanacak. Binalarda mevcut sistemlere akıllı yönetim yetenekleri eklenmesi, enerji kullanımını ve varlık performansını sürekli optimize ederek ilave enerji tasarrufu sağlayabilir. Sanayide ise daha gelişmiş akıllı çözümler, kaynak kullanımını optimize edebilir, fiziksel varlıkların ömrünü uzatıp performansını artırabilir ve döngüselliği daha yüksek modellerin önünü açabilir. Bu yaklaşım, COP31 Başkanlığı'nın küresel döngüsel malzeme kullanım oranını 2035 yılına kadar en az yüzde 15'e çıkarma hedefini de destekliyor.

Geleceğin becerileri, enerjiye erişim ve yerel iş birlikleriyle herkes için ilerleme

Elektrifikasyonun ve dijital teknolojilerin hayata geçirilmesi, bu teknolojileri kuracak, işletecek ve bakımlarını yapacak yetkin insanlara bağlı. Ancak enerji teknolojilerine yönelik becerilere duyulan talep, mevcut iş gücünün kapasitesini aşıyor. Bu nedenle dönüşümün yaygınlaştırılması, teknolojiyle birlikte insan kaynağının yetkinliklerinin de geliştirilmesini ve daha fazla topluluğun fayda sağlayabilmesi için sürdürülebilir enerjiye erişimin genişletilmesini gerektiriyor.

Schneider Electric Türkiye ve Orta Asya Bölge Başkanı Mehmet Özalp, şu değerlendirmede bulundu: "Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapması, küresel deneyimi yerel ihtiyaçlarla buluşturmak için önemli bir fırsat sunuyor. İşletmeler açısından elektrifikasyon; daha düşük emisyon, enerjinin daha verimli kullanılması ve daha güçlü rekabetçilik anlamına gelebilir. Bu faydaları hayata geçirmek için hem altyapıya hem de yeni teknolojileri kullanıma alacak insan kaynağına yatırım yapılması gerekiyor. COP31'de iş ortaklarımızla gerçekleştireceğimiz görüşmelerde bu konulara odaklanmak istiyoruz."

Schneider Electric Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve Kurumsal İlişkilerden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Gilles Vermot Desroches ise şunları söyledi: "COP31, kamu ve özel sektör aktörlerinin kapsayıcı bir enerji dönüşümü için attıkları adımları ve elektrifikasyonda başarıya ulaşmamızda yeşil becerilerin oynadığı rolü güçlü biçimde ortaya koymaları açısından kritik bir dönüm noktası."

Schneider Electric, COP31'de giderek daha gelişmiş enerji teknolojilerinin hayata geçirilmesi için enerji ekosisteminin tamamında ihtiyaç duyulan beceri ve yetkinliklerin geliştirilmesine odaklanacak. Kamu kurumları, işletmeler, eğitim kurumları ve yerel topluluklarla birlikte çalışan şirket; enerji teknolojilerini, becerileri ve yerel yetkinlikleri bir araya getirerek sürdürülebilir ilerlemeyi geniş ölçekte destekleyen bir katalizör olmayı sürdürecek. Bu hedef, şirketin sürdürülebilirlik yol haritası Impact 2030 kapsamında da somutlaşıyor. Yol haritasındaki beceri gelişimi ve enerjiye erişim taahhütleri, daha fazla insanın enerji dönüşümüne katılmasını ve bu dönüşümden faydalanmasını amaçlıyor."


ForInvest Haber

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Tüm Haberler