Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 yılı bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülüyor
TBMM (AA) - TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile bağlı kurum ve kuruluşların bütçe, kesin hesap, denetim ve Sayıştay raporları üzerinde gruplar adına yapılan konuşmalar tamamlandı.
Yeni Parti Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, hükümetin politikalarını eleştirerek hükümetin ekonomi modelinde artmayan tek şeyin vatandaşın refahı olduğunu söyledi. Hükümetin sürekli ekonomik istikrardan bahsettiğini ifade eden Taşcıer, "Kimin istikrarı? Ekonomik rakamlar büyürken emekliye ulaşmıyorsa, çalışanın alım gücü düşüyorsa sizin 'istikrar' dediğiniz şeyden emeklinin, emekçinin yararlanmadığı kesin. Kim yararlanıyor? Faizci, foncu ve yandaşlar. 'Emekliyi enflasyona ezdirmedik' diyorsunuz. Emekliyi enflasyona ezdirmediyseniz emekli neden pazar için akşam saatini bekliyor? Neden ikinci bir iş arıyor? Bu ülkede emekli onuru için hayatına son veriyor." diye konuştu.
Taşcıer, yıllarca devlete hizmet eden memurların emekli olduklarına pişman edildiğini öne sürdü.
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, kadınların yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirmeyen bir bütçeyi konuştuklarını savundu.
Kadınların çalışma yaşamında maruz kaldıkları eşitsizliğe ilişkin politikaların bu bütçeyle hayata geçirildiğini öne süren Türkoğlu, "İş güvenliği olmadığı için yaşamı her an risk altında olan kadınlar için ne yaptınız? Hayatta kalabilmek için kayıt dışı işlerde çalışan kadınları görmezden geldiniz. Sendikal örgütlenme haklarını engellediniz. Çalıştıkları evlerde, iş yerlerinde yaşadıkları taciz ve hak ihlallerine karşı başvurabilecekleri tek bir mekanizma oluşturmadınız." ifadelerini kullandı.
CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, AK Parti'li olmayı mutluluğun, makam sahipliğinin tek aracı şeklinde gören bir toplum haline geldiklerini, liyakatin bir kenara itildiği, iş kazalarının arttığı bir dönem yaşadıklarını söyledi.
Bakanlığın 2027 yılı bütçesini ayrıntılı incelediğini belirten Karaoba, "Bütçenize baktığımızda madende ölen babaları ve aileleri kapsayan bir şey var mı? Yok. Atölyelerde şiddet gören ve çocukluğunu yaşayamayan çocukları, MESEM'de ölen çocukları kapsayan bir önlem var mı? Yok. Protez alamayan, bastonunu yenileyemeyen, emekliliği elinden alınan engelliyle ilgili bir çözüm önerisi var mı? Yok. Geçinemeyen emeklilerimizi, atanamayan milyonlarımızı kapsayan bir bütçe var mı? Yok." diye konuştu.
İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, hükümetin sürekli "eski Türkiye" diye önceki iktidarları eleştirdiğini aktardı. Türkoğlu, şöyle konuştu:
"O beğenmediğiniz eski Türkiye'de en düşük emekli aylığı, asgari ücretin yüzde 30 fazlasıydı. İşte o beğenmediğiniz eski Türkiye'de emekli olduğunda tazminatları ya da ikramiyeleriyle insanlar bir ev, bir de ikinci el araba alabiliyordu. İşte o beğenmediğiniz eski Türkiye'de asgari ücretliler, tüm çalışanların içerisinde yüzde 12 idi. Şimdi tüm çalışanların yüzde 50'si ve daha fazlası. Asgari ücret bu memlekette yaygın ücret haline geldi ve asgari ücret ne yazık ki açlık sınırının altında. O beğenmediğiniz eski Türkiye'de asgari ücretler 7-8 küçük altın alabiliyordu. Şimdi iki buçuk tane küçük altın alamıyorlar. O eski Türkiye'de ev sahibi olma oranı yüzde 71'di. Şimdi yüzde 55. Hanelerin yüzde 45'i kirada."
Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, hükümetin asgari ücretliye, emekliye, memura zam yapılması durumunda enflasyonun artacağı şeklinde bir anlayışı savunduğunu, ancak bu teşhisin yanlış olduğunu kaydetti.
Mehmet Emin Ekmen, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Enflasyonu artıran şey vatandaşın harcama isteği ve hevesi değil, ürünlerin maliyetleri ve girdileridir. Maliyetleri düşüren bir yaklaşım sergilemediğimiz müddetçe enflasyonu kontrol altına alamazsınız. Bu yargı düzeniyle beklenen enflasyonun yarısı kadar zam verseniz yine enflasyon düşmez. Bu çürümüşlükle, nepotizmle, bu bürokrasinin kafasına kadar çukura gömülmesiyle enflasyon yine düşmez. Ekonominin maliyetini en az maaş alan emekliye, asgari ücretliye, dar gelirliye yüklemeyin."
- "Emeklilerimizin yaşadığı zorlukların farkındayız"
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, istihdam oranlarına değinerek istihdamın 2026 yılında bir önceki yıla göre 13 bin kişi artarak 33 milyon 6 bin olmasının beklendiğini söyledi.
Son beş yılda 9,6 puan düşen genç işsizlik oranının 2025 yılında yüzde 15,3 gerçekleştiğini, bu oranın 2026 yılında yüzde 13,3'e inmesinin beklendiğini vurgulayan Kalaycı, şöyle konuştu:
"Son yıllarda sürekli artan ve 10 yılda 12,6 puan yükselen atıl iş gücü oranı eylül ayında yüzde 31,2 seviyesindedir. Atıl iş gücü oranı erkeklerde yüzde 25,6, kadınlarda ise yüzde 40,4'tür. Kayıt dışı istihdam oranında yıllar itibarıyla bir azalma görünmekle birlikte 2026 yılının ikinci çeyreği itibarıyla yüzde 24,4 seviyesindedir. İstihdamın hala yaklaşık dörtte biri kayıt dışıdır. Kadınların iş gücüne katılma oranı 2025 yılında yüzde 36,2 iken 2026 yılında yüzde 35,5, 2027 yılında yüzde 36,5 olması tahmin edilmektedir. 2025 yılında yüzde 32,1 gerçekleşen kadın istihdam oranının ise 2026 yılında yüzde 31,7, 2027 yılında yüzde 32,6 olması öngörülmektedir. Geçmiş yıllara göre kadınların iş gücüne katılma ve istihdam oranlarında artış görülmekle birlikte halen düşük olup AB ortalamalarının çok altındadır."
AK Parti Adıyaman Milletvekili Resul Kurt, AK Parti hükümetlerinin hizmetlerini anlatarak, son 24 yılda sosyal güvenlik alanında çok önemli adımlar attıklarını vurguladı.
Kurt, sosyal güvenliğin kapsamının genişletilmesi, sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması, çalışanların haklarının güçlendirilmesi ve sosyal koruma mekanizmalarının geliştirilmesi alanında önemli kazanımlar elde edildiğini dile getirdi.
Sosyal güvenlik sisteminin güçlü ve sürdürülebilir olmasının en önemli şartlarından birinin kayıt dışı istihdamın azaltılması ve kayıtlı istihdamın yaygınlaştırılması olduğunu ifade eden Kurt, "Aktif sigortalı sayımız yüzde 115 artarak yaklaşık 26 milyona ulaşmasının sosyal güvenlik kapsayıcılığındaki gelişimi ortaya koymaktadır." dedi.
Sosyal güvenlik sisteminin vatandaşların hayatına doğrudan dokunduğu alanlardan birisinin sağlık hizmetleri olduğuna işaret eden Kurt, "Türkiye'de genel sağlık sigortasıyla oluşturulan geniş sağlık güvencesi sosyal devlet anlayışımızın en önemli kazanımlarından biridir. Sağlık güvencesinin kapsamı, yeni ilaçlar, modern tedavi yöntemleriyle her yıl daha da gelişmektedir. Sağlık alanındaki teknolojik gelişmelerle beraber artan maliyetler de olduğunu unutmamalıyız." ifadelerini kullandı.
Emekli vatandaşların durumuna da dikkati çeken Kurt, şunları kaydetti:
"Emeklilerimizin yaşadığı ekonomik zorlukların hayat pahalılığı ve geçim şartlarının farkındayız. Emeklilerimizin beklentilerini biliyor ve önemsiyoruz. Emeklilerimizle ilgili de 2027 yılında bir ödenek konulması ve bununla ilgili de bir iyileştirme yapılmasını bekliyoruz. Emeklilerimizin şartlarının iyileştirmek hepimizin boynunun borcudur."
Komisyonda, söz alan milletvekilleri şahısları adına görüşlerini dile getiriyor.
AA
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.