İran'dan ABD'ye nükleer program tepkisi
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran'ın nükleer programına ilişkin suçlamaları "yüzyılın en büyük ve en maliyetli yalanı" olarak nitelendirerek, ABD'nin bu dosyayı İran halkına yönelik baskı aracı olarak kullandığını savundu. Bekayi, Washington yönetiminin diplomasiyi diğer ülkelere kendi taleplerini kabul ettirmenin aracı olarak gördüğünü söyledi.
İran'ın Tasnim Haber Ajansı'nın aktardığına göre Bekayi, ABD ile ilişkilerin ele alındığı bir etkinlikte yaptığı açıklamada, Washington yönetiminin dünya genelinde halkların kendi kaderini tayin hakkının ihlal edilmesine destek vererek çelişkili bir tutum sergilediğini ileri sürdü.
İran'ın nükleer programından barışçıl amaçlar dışında yararlanıldığına ilişkin herhangi bir kanıt sunulmadığını savunan Bekayi, buna rağmen suçlamaların ABD dış politikasında ve İsrail'in çıkarları doğrultusunda kullanılmaya devam ettiğini belirtti.
"ABD diplomasiyi kendi iradesini dayatma aracı olarak görüyor"
Bekayi, ABD'nin diğer ülkelerle ilişkilerinde diplomasi konusunda gerçek bir ciddiyet göstermediğini öne sürerek, Washington'ın diplomasiyi yakın ortaklarına dahi kendi iradesini kabul ettirmek için kullandığını söyledi.
İran'ın bu yaklaşımı hiçbir zaman kabul etmediğini belirten Bekayi, ABD'nin İran'a yönelik düşmanlığının ülkenin siyasi yapısının ötesinde, varlığına ve kimliğine yöneldiğini savundu.
Bekayi, İran'ın "Taş Devri'ne geri gönderilmesi" yönündeki açıklamaların ve İranlılarla binlerce yıllık mücadeleye ilişkin söylemlerin ABD'nin İran karşıtı stratejisini ortaya koyduğunu ileri sürdü.
"İran'ın bölgesel konumunu zayıflatma girişimleri başarısız oldu"
Bekayi, İran'a yönelik baskıların geçmişinin 1950'li yıllara uzandığını belirterek, ABD müdahaleleri ve İngiltere'nin petrol sektörünün millîleştirilmesine karşı uyguladığı yaptırımları hatırlattı.
Benzer yaklaşımın daha sonra İran'ın barışçıl nükleer programına yönelik suçlamalar ve ülkenin ulusal kapasitesinin tehdit olarak gösterilmesi yoluyla sürdürüldüğünü savundu.
Bekayi, İran'a yönelik girişimlerin temel amacının ülkenin insan kaynağının, tarihsel birikiminin ve jeopolitik konumunun gelişmesini engellemek olduğunu ileri sürdü.
İran halkının son aylarda gösterdiği direnişe dikkat çeken Bekayi, geçmiş deneyimlerin ve ulusal güç unsurlarının, ülkeyi zayıflatmaya yönelik girişimlerin başarısız olmasını sağladığını ifade etti.

