Scope, Türkiye'nin kredi notunu teyit etti: Fon piyasasındaki gelişmelerin etkisi sınırlı görüldü

Scope, Türkiye'nin kredi notunu teyit etti: Fon piyasasındaki gelişmelerin etkisi sınırlı görüldü
Smart News
KolayAnla Bu haberi yapay zeka ile KolayAnla

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Scope Ratings, Türkiye'nin uzun vadeli yerel ve yabancı para cinsinden kredi notlarını BB-, görünümlerini ise durağan olarak teyit etti. Kuruluş, Türkiye'de enflasyonun 2027'de ortalama yüzde 25'e, 2028'de yüzde 20'ye gerilemesini, politika faizinin ise 2026 sonunda yüzde 35 ve 2027 sonunda yüzde 30 olmasını bekliyor.

Scope, Türkiye'nin kısa vadeli yerel ve yabancı para cinsinden kredi notlarını da S-3 seviyesinde teyit etti. Aralık 2025'te güncellenen metodoloji gereği kısa vadeli notlara görünüm atanmadığından bu kategorideki durağan görünümler kaldırıldı.

Enflasyonla mücadele kredi notunu destekliyor

Scope, Türkiye'nin kredi notunu destekleyen unsurlar arasında sıkı para politikası, mali disiplin, düşük kamu borcu, dayanıklı bankacılık sistemi ve yüksek büyüme potansiyelini gösterdi.

Kuruluş, ABD-İran çatışmasının enflasyondaki düşüşü geciktirdiğini ancak dezenflasyon sürecini kesintiye uğratmadığını belirtti.

Eylül 2026'da yıllık enflasyonun yüzde 29,7 ile 2021'den bu yana ilk kez yüzde 30'un altına indiği hatırlatıldı. Raporda yıl başından itibaren enflasyon yüzde 31,5, 2025 yılındaki oran ise yüzde 34,9 olarak verildi.

Türk lirasının dolar karşısındaki nominal değer kaybının yıl başından bu yana yüzde 13 düzeyinde tutulması, ekonomik yavaşlama ve akaryakıta yönelik vergi düzenlemelerinin fiyat baskılarını sınırladığı ifade edildi.

Scope, enflasyonda tek haneli seviyeye ulaşılmasının 2029'a ertelendiğini, bu hedefin de mevcut koşullarda iyimser göründüğünü kaydetti.

Fon piyasasındaki gelişmelerin etkisi sınırlı görüldü

Scope, Türkiye'de portföy yönetim şirketlerinden kaynaklanan finansal istikrar risklerine de değerlendirmesinde yer verdi.

SPK'nin bazı yatırım fonlarının işlemlerini durdurduğu ve fonların gelecek aylarda tasfiye edilmesinin beklendiği belirtilirken, TCMB'nin likidite desteği ve makroihtiyati önlemlerle piyasanın düzenli işleyişini desteklediği ifade edildi.

Finansal İstikrar Komitesinin riskleri sınırlı ve kontrol altında değerlendirdiği aktarıldı.

Söz konusu fonlar tarafından yönetilen varlıkların yaklaşık 20 milyar dolar olduğu tahmin edildi. Bu tutarın Türkiye'nin milli gelirinin yüzde 0,7'sine karşılık geldiği, 9 Ekim itibarıyla 171,6 milyar dolarlık brüt rezervler ve milli gelirin yüzde 24'ü düzeyindeki kamu borcuyla karşılaştırıldığında sınırlı kaldığı belirtildi.

Büyüme 2027'de yüzde 3,5'e yükselebilir

Scope, Türkiye ekonomisinin 2026'da yüzde 2,7, 2027'de yüzde 3,5 ve 2028'de yüzde 3,8 büyümesini bekliyor.

2027'deki büyüme artışında seçim öncesindeki ılımlı mali teşviklerin etkili olabileceği ifade edildi.

Türkiye'nin potansiyel büyümesi yüzde 4'e kadar tahmin edilirken, 2010-2019 dönemindeki ortalama büyüme oranının yüzde 5,9 olduğu hatırlatıldı.

Cari açıkta yüzde 2,5 beklentisi

Scope, cari açığın milli gelire oranının 2025'teki yüzde 1,9'dan 2026'da yüzde 2,5'e yükselmesini bekliyor.

Enerji ithalatındaki artışın bu gelişmede etkili olduğu belirtilirken, enerji fiyatlarının mevcut seviyelerde kalması ve enflasyonla mücadele politikalarının sürdürülmesi halinde cari açığın 2027-2028 döneminde yüzde 2,5 civarında dengelenebileceği öngörüldü.

Rezervlerdeki gerileme ve dolarizasyon risk oluşturuyor

Kuruluş, Türk lirasının ve uluslararası rezervlerin iç ve dış gelişmelere yüksek duyarlılık göstermesini kredi notu üzerindeki temel risklerden biri olarak değerlendirdi.

Swap hariç net yabancı varlıkların Şubat 2026'daki 66 milyar dolardan eylülde 30 milyar dolara gerilediği belirtildi.

Altın fiyatlarındaki düşüşün ve TCMB'nin altın satışlarının da rezervlerdeki gerilemede etkili olduğu ifade edildi.

Yüksek dolarizasyon, kredi büyümesi, şirketlerin döviz pozisyonundaki bozulma ve takipteki krediler üzerindeki yukarı yönlü baskılar diğer finansal riskler arasında sıralandı.

Bütçe açığı ortalama yüzde 3,5 bekleniyor

Scope, 2026-2031 döneminde genel yönetim bütçe açığının milli gelire oranının ortalama yüzde 3,5 olacağını tahmin etti.

Aynı dönemde faiz dışı açığın ortalama yüzde 0,5 olması, kamu borcunun milli gelire oranının ise 2031'e kadar yaklaşık yüzde 25 düzeyinde dengelenmesi bekleniyor.

Faiz ödemelerinin kamu gelirlerine oranının 2025'teki yüzde 8,8'den 2031'de yüzde 10,1'e yükselmesi öngörüldü.

Not artışı ve indiriminde belirleyici unsurlar

Scope, durağan görünümün önümüzdeki 12-18 ayda kredi notuna yönelik risklerin dengeli olduğunu yansıttığını belirtti.

Enflasyonda kalıcı düşüş, dış finansman ihtiyacının azalması, rezerv yeterliliğinin güçlenmesi ve kamu maliyesinde iyileşme not artışını destekleyebilecek gelişmeler arasında gösterildi.

Sert ekonomik yavaşlama, rezervlerde önemli düşüş, finansal istikrar risklerinin artması, iç siyasi istikrarsızlık ve jeopolitik koşullardaki bozulma ise kredi notu açısından aşağı yönlü riskler olarak sıralandı.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Tüm Haberler