YENİLEME - Bakan Bayraktar: "Karadeniz'deki 785 milyar metreküplük doğal gaz keşfimiz, Türkiye'nin iç üretim görünümünü kökten değiştirdi''
İstanbul Beşiktaş'ta bulunan Çırağan Sarayı'nda düzenlenen 19. Verona Avrasya Ekonomik Forumu'nda 30'dan fazla ülkeden siyaset, diplomasi, akademi ve iş dünyasından temsilciler bir araya geldi. Yalnızca ekonomik bir zirve olmayan forumda Türkiye, Avrupa, Rusya, ABD ve Asya arasındaki ekonomik ve stratejik ilişkiler de ele alındı. enerji güvenliği ve enerji diplomasisi, Türkiye'nin küresel ekonomideki rolü, değişen dünya düzeni, sanayi teknoloji ve finans alanındaki gelişmelerin de gündeme geldiği forumda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alpaslan Bayraktar konuşma gerçekleştirdi.
Bakan Bayraktar program kapsamında tamamıyla İngilizce yaptığı konuşmada, "Son yıllarda kriz üstüne kriz yaşadık: küresel bir salgın, tedarik zinciri sorunları, ticaret savaşları, konvansiyonel savaşlar ve kritik enerji geçiş noktalarındaki kesintiler. Bazen Krizler Çağı'nda yaşıyormuşuz gibi hissediyoruz. Her sabah başka bir belirsizlik, başka bir kesinti, şoklar ve büyüyen zorluklar getiriyor. Ve enerji, bu zorlukların tam merkezinde yer alıyor. Dünya, modern tarihin en ciddi enerji güvensizliği dönemlerinden biriyle karşı karşıya. Bu deneyimlerden çıkarmamız gereken bir ders varsa, o da şudur: enerji güvenliği asla çantada keklik görülemez.
"Bağımlılığı azaltmak sadece bir enerji politikası meselesi değildir. Bu, stratejik bir ekonomik ve ulusal güvenlik meselesidir"
Hiçbir ülkenin tüm riskleri tek başına ortadan kaldıramayacağını belirten Bakan Bayraktar, "Ancak sağlam politikalar ve daha güçlü ortaklıklar sayesinde daha dirençli enerji sistemleri inşa edebiliriz. Türkiye'nin izlediği yaklaşım tam olarak budur. Biz, artan enerji talebiyle hızla büyüyen bir ekonomiyiz. Ancak ne yazık ki enerji ihtiyaçlarımızın yaklaşık yüzde 70'ini ithal ediyoruz ve enerji ithalatımız ticaret açığımızın neredeyse yüzde 60'ını oluşturuyor. Bu nedenle bu bağımlılığı azaltmak sadece bir enerji politikası meselesi değildir. Bu, stratejik bir ekonomik ve ulusal güvenlik meselesidir. Stratejimiz yerli kaynakların geliştirilmesine, yenilenebilir ve nükleer enerjinin hızlandırılmasına, enerji verimliliğinin artırılmasına ve enerji altyapımızın güçlendirilmesine dayanmaktadır. Ve bu cephede önemli ilerlemeler kaydediyoruz. Bugün yenilenebilir kaynaklar Türkiye'nin Kurulu elektrik üretim kapasitesinin yüzde 62'sinden fazlasını oluşturmaktadır. Rüzgâr ve güneş enerjisi toplam kapasitemiz hali hazırda 43 gigavatı aşmıştır'' dedi
"Amacımız Türkiye'yi sadece büyük bir enerji oyuncusu değil, aynı zamanda bölgesel enerji piyasalarını birbirine bağlayan güvenilir bir ortak yapmaktır"
Antalya'da düzenlenecek olan COP 31 öncesinde açıklayacakları iddialı bir hedef belirlediklerini aktaran Bakan Bayraktar, "Bu hedefe ulaşmak devasa miktarda yatırım gerektirmekte ve uluslararası iş birliği için büyük fırsatlar oluşturmaktadır. Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) programımız aracılığıyla her yıl 2 gigavatlık yeni kapasite tahsis etmeyi amaçlıyoruz. Ayrıca 2027'nin ilk yarısında ilk deniz üstü (offshore) rüzgar ihalelerimizi hazırlıyoruz. Ancak yeni üretim kapasitesi inşa etmek tablonun yalnızca bir kısmıdır. Ayrıca daha akıllı, daha güçlü ve daha birbirine bağlı bir elektrik şebekesine de ihtiyacımız var. 2040 yılına kadar elektrik şebekelerimiz için yaklaşık 80 milyar dolar tutarında yatırım ihtiyaçlarını öngörüyoruz. Bu yatırımlar, daha fazla yenilenebilir kaynağı entegre etmemize, şebekeyi dirençli tutmamıza ve sınır ötesi elektrik ticaretini genişletmemize yardımcı olacaktır. Doğumuzda Azerbaycan ve Gürcistan, güneyimizde Irak, Suriye, Lübnan, Ürdün ve Suudi Arabistan, Avrupa yönünde ise Bulgaristan ve Yunanistan ile elektrik enterkonneksiyonlarını güçlendiriyoruz. Amacımız Türkiye'yi sadece büyük bir enerji oyuncusu değil, aynı zamanda bölgesel enerji piyasalarını birbirine bağlayan güvenilir bir ortak yapmaktır" ifadelerini kullandı.
"Akkuyu Nükleer Güç Santrali, enerji tarihimiz için önemli bir dönüm noktasını temsil etmektedir"
Yenilenebilir enerji kaynaklarının vazgeçilmez olduğunu kaydeden Bakan Bayraktar, "Aynı zamanda güvenilir, kesintisiz 7/24 ve düşük karbonlu elektrik üretimine de ihtiyacımız var. İşte bu yüzden nükleer enerji stratejimizin bir diğer önemli ayağını oluşturmaktadır. Dört reaktörü ve toplam 4.8 gigavat kapasitesiyle Akkuyu Nükleer Güç Santrali, enerji tarihimiz için önemli bir dönüm noktasını temsil etmektedir. Önümüzdeki aylarda ilk nükleer reaktörü devreye almak için Rosatom ile çalışıyoruz. Akkuyu tamamen faaliyete geçtiğinde, Türkiye'nin elektrik talebinin yaklaşık yüzde 10'unu karşılayacaktır. Daha uzun vadeli hedefimiz, hem büyük ölçekli reaktörleri hem de küçük modüler reaktörleri (SMR) kapsayacak şekilde 2050 yılına kadar 20 gigavat nükleer kapasiteye ulaşmaktır. Güvenli, rekabetçi ve düşük karbonlu bir enerji sistemi inşa etmede nükleer ve yenilenebilir enerjinin birbirini tamamlaması gerektiğine inanıyoruz" dedi.
"Karadeniz'deki 785 milyar metreküplük doğal gaz keşfimiz, Türkiye'nin iç üretim görünümünü kökten değiştirdi"
Aynı zamanda petrol ve doğal gazın önümüzdeki yıllarda da küresel enerji karmasının önemli bileşeni olduğunu bildiklerinin söyleyen Bakan Bayraktar, "Bu nedenle hem iç üretimi hem de uluslararası ortaklıklarımızı güçlendiriyoruz. Karadeniz'deki 785 milyar metreküplük doğal gaz keşfimiz, Türkiye'nin iç üretim görünümünü kökten değiştirdi. Sakarya Gaz Sahası'nda üretim günde yaklaşık 10 milyon metreküpe ulaştı. Bunu bu yılın sonuna kadar iki katına çıkarmayı ve 2028 yılına kadar günde 45 milyon metreküpe ulaştırmayı hedefliyoruz. Ayrıca altı gelişmiş derin deniz sondaj gemisi aracılığıyla arama kabiliyetlerimizi genişletiyor ve Türkiye Petrollerinin uluslararası faaliyetlerini artırıyoruz. Elbette sadece üretim yeterli değildir.
Stratejik bir fırsat, Basra'ya doğru olası bir uzantı da dahil olmak üzere Silopi-Ceyhan sistemi aracılığıyla ham petrol taşımacılığını genişletmektir. Böyle bir bağlantı, savunmasız deniz geçiş noktalarına olan bağımlılığı azaltarak önemli bir alternatif ihracat rotası sağlayabilir. Kritik mineraller enerji güvenliği ve endüstriyel rekabet gücü açısından giderek daha fazla önem kazanmaktadır'' ifadelerini kullandı.
"Gelecek ay Türkiye, Antalya'da COP31'e ev sahipliği yapacak"
Türkiye'nin hedeflerinden birinin hammadde çıkarımının ötesine geçerek işleme, ileri imalat ve yüksek katma değerli teknolojilere yönelmek olduğunu aktaran Bakan Bayraktar, Antalya'da düzenlenecek olan COP31 sürecine dair de hatırlatmalarda bulundu. Konuşmasının devamında Bakan Bayraktar, "Beylikova nadir toprak elementi kaynaklarımız, yeni endüstriyel ortaklıklar ve tedarik zincirleri geliştirmek için önemli bir potansiyel sunmaktadır. Şimdi izninizle bir başka önemli konuya geçmek istiyorum: iklim değişikliği.
İHA
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.