ANALİZ- Uluslararası Piyasalar Günlük Bülten (Burgan Yatırım)

KolayAnla Bu haberi yapay zeka ile KolayAnla

Uluslararası Piyasalar

Öne Çıkan Gelişmeler

Küresel piyasalarda yapay zeka yatırımlarının finansmanı ve yüksek enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkileri öne çıktığı görülüyor. Geçtiğimiz hafta teknoloji sektöründe yaşanan sert satışların ardından dün ABD piyasalarında görülen toparlanma Asya'ya taşınamadı. Güney Koreli veri merkezi şirketi Elice'in halka arz sonrası sert değer kaybetmesi, yüksek yatırım harcamalarının kârlılığa dönüşme süresine ilişkin endişeleri piyasalarda artırdı. Artan finansman maliyetleri nedeniyle yatırımcıların odağı büyüme beklentilerinden şirketlerin nakit yaratma kapasitesine kayarken, bu hafta açıklanacak büyük teknoloji bilançoları sektörlerin potansiyel görünümü açısından önem kazanıyor. Diğer taraftan Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik riskleri petrol arzına ilişkin belirsizliği korurken, Trump yönetiminin Rus enerji ihracatına yönelik bazı yaptırımları gevşetme girişimi arz baskısını hafifletmeyi amaçlıyor. Petrol fiyatlarının uzun zamandır yüksek seyri enflasyon görünümünü zorlaştırırken Fed'in ekim toplantısında faizleri sabit tutması, aralık ayında ise yeniden artırıma gitmesi bekleniyor. Avrupa'da ise Fransa'daki siyasi ve mali belirsizlikler, yüksek borçlanma maliyetleriyle birlikte bölgenin ekonomik görünümü üzerindeki baskıyı artırıyor.

Fiyatlamalar

Dolar endeksi, ABD tahvil getirilerindeki yükselişin desteğiyle %0,19 artarak 101,97 seviyesinden günü tamamlarken, USD/JPY paritesi %0,32 yükselişle 158,486 seviyesine ulaştı. Avrupa'da Fransa'nın mali görünümüne ilişkin endişeler euro üzerinde baskı oluştururken, EUR/USD %0,23 düşüşle 1,1201, EUR/GBP ise %0,06 gerilemeyle 0,8477 seviyesinden kapanış gerçekleştirdi. ABD 10 yıllık tahvil getirisi, enerji fiyatlarının enflasyon görünümüne yönelik riskleri artırması ve tahvil piyasasındaki satışların etkisiyle %1,20 yükselerek %5,14 seviyesine çıktı. Güçlenen dolar ve artan tahvil getirileri değerli metallerde ayrışmaya neden olurken, ons altın %0,59 kayıpla 4.140 dolara geriledi, gümüş ise %0,10 artışla 56,91 dolardan günü tamamladı. Brent petrol, Hürmüz Boğazı'ndaki arz risklerinin devam etmesiyle %0,20 yükselerek 110 dolara ulaştı. ABD hisse piyasalarında ise geçtiğimiz haftaki sert satışların ardından teknoloji ve yarı iletken hisselerinde görülen toparlanma endeksleri destekledi. S&P 500 %0,41, Nasdaq 100 ise %1,17 yükselişle günü tamamlarken, yükselişin ağırlıklı olarak büyük ölçekli teknoloji şirketlerinde yoğunlaşması piyasa genelindeki toparlanmanın sınırlı kaldığını gösterdi.

Ekonomik Takvim

Bugün İngiltere'de işsizlik maaşı başvuruları, Almanya'da ise eylül ayı ÜFE verisi takip edilecek. ABD'de bilanço sezonu yoğunlaşırken RTX Corporation, Northrop Grumman, Halliburton, GE Aerospace, General Motors, United Airlines Holdings ve Netflix'in finansal sonuçları öne çıkıyor.

Küresel piyasalarda salı gününün ana gündemini Orta Doğu'da yeniden artan enerji arzı riskleri ve Avrupa'dan gelen makroekonomik verilerin merkez bankalarının faiz beklentilerine etkisi oluşturuyor. ABD'nin Rusya'ya yönelik enerji yaptırımlarını gevşetme girişimine rağmen petrol fiyatlarında beklenen rahatlama gerçekleşmedi. Brent petrolün yeniden 110 dolar seviyesine yükselmesi, piyasaların olası Rus petrol arzından çok Körfez Bölgesi'ndeki mevcut sevkiyat sorunlarına odaklandığını gösteriyor. Diğer taraftan İngiltere'de işsizlik oranının beklenmedik şekilde gerilemesi ve Almanya'da üretici fiyatlarının tahminleri aşması, Avrupa merkez bankalarının sıkılaşma ihtiyacını güçlendiren gelişmeler olarak öne çıkıyor. Mevcut görünümde enerji kaynaklı maliyet baskıları devam ederken, merkez bankalarının faiz artırımlarına ara vermesinin sıkılaşma döngüsünün sona erdiği şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini düşünüyoruz.

Enerji piyasasında dün Suudi Arabistan'ın petrol tesisleri ve havalimanlarına yönelik yeni saldırı iddiaları, arz güvenliğine ilişkin endişeleri artırdı. Husilerin Yanbu ve Şeybe'deki enerji tesislerini hedef aldıklarını açıklamasının ardından Brent petrol beş ayın en yüksek seviyesi olan 110,70 doları test ederken, bu sabah da 110 dolar civarında işlem görüyor. Son iki haftada Körfez'deki gemilere yönelik en az 18 saldırı bildirilmesi, deniz taşımacılığındaki risklerin devam ettiğini gösteriyor. ABD'nin Rus enerji ihracatına ilişkin yaptırım muafiyetleri ise henüz fiziki arzda belirgin bir artış sağlamış değil. Bu nedenle petrol fiyatlarındaki mevcut yükselişin yalnızca jeopolitik risk algısından kaynaklanmadığını, sevkiyat ve arz güvenliğine ilişkin somut sorunlarla da desteklendiğini düşünüyoruz. Körfez'deki ticari akış normale dönmedikçe fiyatların yüksek seviyelerde kalmasını bekliyoruz.

Fed tarafında ise 28 Ekim toplantısı öncesinde faizlerin sabit tutulacağı beklentisi ağırlığını koruyor. Piyasalarda Ekim ayında faiz artırımı ihtimali yaklaşık %17 seviyesinde bulunurken, Aralık toplantısında 25 baz puanlık artış olasılığı %90'ın üzerinde fiyatlanıyor. Bu ayrışma, Fed'in ilave sıkılaşmadan vazgeçmek yerine ekonomik görünümü değerlendirmek için zaman kazanmayı tercih edebileceğine işaret ediyor. Biz de Ekim ayında faizlerin %3,75-%4,00 aralığında korunmasını ana senaryo olarak değerlendiriyoruz. Ancak enerji fiyatlarının yeniden yükselmesi nedeniyle Aralık toplantısına ilişkin sıkılaşma beklentilerinin kısa vadede belirgin şekilde zayıflamasını beklemiyoruz.

Döviz piyasasında doların yeni güne değer kaybıyla başladığını, Avrupa para birimlerinde ise sınırlı bir toparlanma yaşandığını görüyoruz. Dolar Endeksi %0,2 düşüşle 101,77 seviyesine gerilerken, EUR/USD paritesi 1,1234 seviyesine yükseldi. Fransa'daki siyasi belirsizliklerin devam etmesine rağmen Avrupa tahvil piyasasında görülen alımlar, euro üzerindeki satış baskısını kısmen hafifletti. Bununla birlikte Fransa ile Almanya arasındaki tahvil faiz farkının yüksek seyretmesi nedeniyle eurodaki yükselişin henüz güçlü bir trend değişimine işaret ettiğini düşünmüyoruz. İngiltere'den gelen olumlu istihdam verileri sonrasında GBP/USD paritesi 1,3350 seviyesine yükselirken, sterlinin euro karşısındaki güçlü görünümü de devam ediyor. USD/JPY tarafında ise Japon tahvillerine yönelik artan talebin etkisiyle 158,15 seviyesine doğru geri çekilme izliyoruz. Kısa vadede EUR/USD için 1,1200 seviyesini destek, 1,1350 bölgesini ise önemli direnç olarak takip ediyoruz.

Tahvil piyasasında pazartesi günü ABD faizlerinin yeniden yükselmesinin ardından bu sabah daha dengeli bir görünüm izliyoruz. ABD 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 3 baz puan yükselerek %5,13 seviyesine ulaşırken, iki yıllık tahvil faizi %4,76 civarında bulunuyor. Avrupa'da ise Fransa kaynaklı siyasi risklerin tahvil fiyatlarına yansımaya devam ettiğini görüyoruz. Fransa'nın 10 yıllık tahvil faizi %4,85 seviyesine yükselirken, Almanya ile arasındaki faiz farkı yaklaşık 145 baz puana ulaşmış durumda. Buna karşılık Japonya'da gerçekleştirilen 20 yıllık devlet tahvili ihalesine gelen güçlü talep dikkat çekti. İhalede tekliflerin satış miktarının 5,84 katına ulaşması, uzun vadeli Japon tahvillerine yönelik ilginin yeniden güçlendiğini gösterirken, 20 yıllık tahvil faizi 6 baz puan gerileyerek %3,71 seviyesine indi. Japon yatırımcıların yüksek yurt içi faizler nedeniyle kendi tahvillerine yönelmesini küresel tahvil piyasası açısından önemli buluyoruz. Bu eğilimin güçlenmesi, özellikle ABD tahvillerine yönelik yabancı talep üzerinde orta vadede baskı oluşturabilir.

Değerli metallerde jeopolitik risklerin devam etmesine rağmen altının yükselişlerde zorlandığını görüyoruz. Spot altın bu sabah yaklaşık %0,3 düşüşle 4.129 dolar seviyesinde işlem görürken, gümüş %0,5 yükselişle 57,38 dolar seviyesine ulaştı. Petrol fiyatlarının yeniden yükselmesi, Fed'in daha uzun süre sıkı para politikası uygulayabileceği beklentisini destekleyerek altın üzerinde baskı yaratıyor. Bu nedenle jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu güvenli liman talebinin mevcut aşamada faiz beklentilerindeki değişimi dengelemekte yetersiz kaldığını düşünüyoruz. Altında 4.100 dolar seviyesini ilk önemli destek olarak takip ederken, 4.200-4.235 dolar bölgesi aşılmadıkça yukarı yönlü hareketlerin sınırlı kalmasını bekliyoruz. Gümüşte ise altına kıyasla daha dirençli bir görünüm oluşsa da 57 dolar üzerinde kalıcılık sağlanmasını kısa vadeli toparlanmanın devamı açısından önemli buluyoruz.

Bugün ekonomik takvimde İngiltere istihdam verileri ve Almanya üretici fiyatlarının ardından, TSİ 12.00'de açıklanacak Almanya ZEW ekonomik beklenti endeksi ile TSİ 15.30'da yayımlanacak ABD konut başlangıçları ve inşaat izinlerini takip edeceğiz. Almanya ZEW endeksinde 34,7 seviyesinden gerileme beklenirken, ABD konut verileri yüksek mortgage faizlerinin konut talebi ve yeni inşaat faaliyetleri üzerindeki etkisini değerlendirmek açısından önemli olacak. Yarın açıklanacak İngiltere enflasyon verisinin ise İngiltere Merkez Bankası'nın kasım ayı faiz kararına ilişkin beklentiler üzerinde belirleyici olacağını düşünüyoruz.

ABD hisse senedi piyasaları - ABD hisse piyasalarında geçtiğimiz hafta teknoloji sektöründe yaşanan sert satışların ardından dün görülen toparlanmayı henüz kalıcı bir yön değişimi olarak değerlendirmiyoruz. Nasdaq 100 endeksinin geçtiğimiz haftayı %5,5 kayıpla tamamlamasının ardından gelen alımlarda yarı iletken ve büyük ölçekli teknoloji hisseleri ön plana çıkarken, yükselişin piyasa geneline yeterince yayılmadığını görüyoruz. S&P 500 endeksindeki %0,41'lik artışa karşılık Nasdaq 100'ün %1,17 yükselmesi de bu ayrışmayı destekliyor. Burada asıl önemli gelişmenin yapay zeka yatırımlarına ilişkin beklentilerin değişmesinden çok, yatırımların finansmanının sorgulanmaya başlanması olduğunu düşünüyoruz. Son dönemde veri merkezi yatırımlarını büyük ölçüde borçlanmayla finanse eden şirketlerin tahvillerinde yaşanan satışlar, yatırımcıların büyüme potansiyelinin yanı sıra finansman maliyetlerine ve yatırımların geri dönüş süresine daha fazla önem verdiğini gösteriyor. Özellikle CoreWeave'in tahvil getirilerinin geçtiğimiz hafta %15'in üzerine çıkması, şirketin borçluluğunun ve finansman modelinin yeniden fiyatlandığını ortaya koydu. Bu gelişmenin teknoloji sektörünün geneline aynı ölçüde yansıyacağını düşünmüyoruz. Ancak yüksek faiz ortamında yatırımların beklenenden geç gelir yaratması, borçlanmaya bağımlı şirketlerin büyüme planlarını zorlaştırabilir. Goldman Sachs verilerine göre hedge fonların teknoloji hisselerindeki pozisyonlarını 2016'dan bu yana en hızlı şekilde azaltması da satışların kurumsal yatırımcıları kapsadığını gösteriyor. ABD 10 yıllık tahvil getirisinin %5'in üzerinde seyretmesi ve enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki baskısı, yüksek büyüme beklentileriyle değerlenen şirketler açısından risk oluşturmaya devam ediyor. Bu nedenle dünkü toparlanmayı olumlu karşılamakla birlikte, kalıcı bir yükseliş için bilançoların ve tahvil piyasasındaki fiyatlamaların daha fazla destek vermesi gerektiğini düşünüyoruz.

Bugün açıklanacak bilançolarda teknoloji dışında sanayi, savunma, otomotiv ve havacılık sektörlerinden gelecek sonuçların da ABD ekonomisinin mevcut durumunu değerlendirmek açısından önemli olacağını düşünüyoruz. GE Aerospace, RTX ve Northrop Grumman'ın finansalları, küresel savunma harcamalarındaki artışın ve ticari havacılıktaki güçlü talebin şirket kârlılıklarına ne ölçüde yansıdığını gösterecek. GE Aerospace tarafında uçak motorlarına yönelik talebin yanı sıra mevcut motor filosundan sağlanan bakım ve servis gelirleri öne çıkıyor. Güçlü sipariş birikimi gelecek dönem gelirleri açısından görünürlüğü artırırken, tedarik zincirindeki sorunların teslimatlar ve faaliyet marjları üzerindeki etkisini takip edeceğiz. RTX ve Northrop Grumman açısından artan savunma bütçeleri ve füze sistemlerine yönelik talep olumlu olmakla birlikte, siparişlerin kârlı şekilde teslim edilmesi ve üretim kapasitesinin artırılması daha belirleyici olacak. Otomotiv tarafında General Motors'un bilançosunda yüksek marjlı SUV ve pickup satışlarının desteği, elektrikli araç operasyonlarındaki zararlar ve finansman maliyetlerinin tüketici talebine etkisi önem taşıyor. Şirketin güçlü operasyonel performansını koruması mümkün görünse de yüksek faizlerin araç finansmanını pahalılaştırması ve üretim maliyetlerindeki artış, kârlılık açısından risk oluşturuyor. Günün kapanış sonrası en önemli bilançosu olan Netflix'te ise piyasanın odağı abone sayısından reklam gelirlerine, içerik harcamalarına ve faaliyet marjlarına kaymış durumda. Şirketin üçüncü çeyrekte yaklaşık 12,9 milyar dolar gelir açıklaması beklenirken, reklam destekli abonelik modelinin büyümesi ve son çeyreğe ilişkin beklentiler belirleyici olabilir.

Önümüzdeki günlerde bilanço sezonunun piyasanın yönü üzerindeki etkisinin artmasını bekliyoruz. Özellikle çarşamba günü açıklanacak Meta ve Tesla sonuçları, teknoloji sektöründeki satışların ardından yatırımcı beklentilerini yeniden değerlendirmek açısından önemli olacak. Meta tarafında reklam gelirlerindeki büyümenin yapay zeka yatırımlarını ne ölçüde karşılayabildiğini, Tesla'da ise teslimat performansının kârlılığa yansımasını ve otomotiv dışındaki faaliyetlerin finansal katkısını takip edeceğiz. Yatırım yaklaşımımız açısından mevcut faaliyetlerinden yüksek serbest nakit akışı üreten ve yatırımlarını büyük ölçüde kendi kaynaklarıyla finanse eden şirketlerle, büyüme hedeflerini gerçekleştirmek için sürekli yeni finansmana ihtiyaç duyan şirketleri birbirinden ayırıyoruz. Faizlerin yüksek kaldığı ortamda ikinci gruptaki şirketlerin değerlemelerinin daha fazla baskı altında kalabileceğini düşünüyoruz. Ayrıca teknoloji sektöründe talebin güçlü seyretmesi, yapılan her yatırımın aynı oranda kârlılık yaratacağı anlamına gelmiyor. Veri merkezi kapasitesindeki artış kısa vadede donanım ve altyapı sağlayıcılarının gelirlerini desteklese de uzun vadede bu kapasitenin yeterli kullanım oranına ulaşması ve yatırılan sermayenin üzerinde getiri üretmesi gerekiyor. Bu nedenle bilançolarda gelir büyümesinden çok faaliyet marjlarını, serbest nakit akışını, borçluluğu ve gelecek dönem beklentilerini birlikte değerlendireceğiz. Beklentileri aşan ancak ileriye dönük kârlılık tahminleri zayıflayan şirketlerde olumlu fiyatlama beklemek doğru olmayabilir. Benzer şekilde güçlü operasyonel performansa rağmen yüksek değerlemelerle işlem gören hisselerde de satış baskısı görülebilir. Mevcut koşullarda geniş tabanlı yeni alımlar için acele etmiyoruz. Portföylerde güçlü bilanço yapısına ve sürdürülebilir nakit yaratma kapasitesine sahip büyük ölçekli şirketleri taşımayı tercih ederken, yüksek borçlulukla büyüyen teknoloji ve altyapı şirketlerinde temkinli kalıyoruz


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Tüm Haberler