Benzinli otomobiller küresel satışlarda çoğunluğu kaybetti
Yalnızca benzinle çalışan otomobillerin küresel yeni araç satışlarındaki payı 2026'nın ilk yarısında ilk kez yüzde 50'nin altına geriledi. Mobility Global verilerine göre benzinli otomobiller dünya genelindeki yeni araç satışlarının yüzde 49'unu oluşturdu. Bu oran 2021'de yüzde 73, geçen yıl ise yüzde 52 seviyesindeydi.
İlk yarıda küresel otomobil satışları yaklaşık yüzde 5 azalırken, benzinli otomobil satışları yüzde 10 düşüşle 20,25 milyon adede geriledi. Buna karşılık bataryalı elektrikli otomobil satışları yüzde 12 artarak 6,87 milyona, hibrit otomobil satışları ise yüzde 10 yükselerek 7,27 milyona çıktı.
Bataryalı elektrikli araçların küresel pazardaki payı yüzde 17, hibritlerin payı ise yüzde 18 olarak gerçekleşti.
Avrupa'da elektrikli ve benzinli araçların payı eşitlendi
Elektrifikasyondaki dönüşüm Avrupa Birliği'nde daha belirgin hale geldi. Bataryalı elektrikli otomobil satışları yılın ilk sekiz ayında yüzde 45 artarak 1,64 milyon adede ulaştı.
Elektrikli araçların AB pazarındaki payı geçen yılki yüzde 15,8 seviyesinden yüzde 21,7'ye yükseldi. Böylece bataryalı elektrikli otomobiller ile benzinli otomobillerin pazar payı yüzde 21,7 ile eşitlendi.
Hibrit otomobiller yüzde 36,6 payla pazarda ilk sırada yer alırken, benzinli ve dizel araçların toplam payı yüzde 37,5'ten yüzde 29'a geriledi.
Avrupa'da yılın ilk yarısında yaklaşık 40 yeni bataryalı elektrikli model piyasaya sürüldü. Yıl sonuna kadar yaklaşık 20 yeni modelin daha pazara sunulması bekleniyor. Bölgede satışta bulunan elektrikli model sayısı 150'yi aşarken, başlangıç fiyatı 25 bin euronun altında olan elektrikli araçların satışlarının 2026'da 2024'e göre yedi katına çıkması bekleniyor.
Üreticiler için maliyet baskısı artıyor
Benzinli araç satışlarındaki düşüş, otomobil üreticileri açısından mevcut fabrikalarda kapasite kullanımının azalması ve motor ile şanzıman tesislerine ilişkin maliyetlerin sürmesi anlamına geliyor. Üreticiler bir yandan elektrikli ve hibrit platformlara yatırım yaparken diğer yandan geleneksel araç faaliyetlerindeki küçülmeyi yönetmeye çalışıyor.
Elektrikli ve hibrit araçların yaygınlaşması, güç yarı iletkenleri, elektrikli bileşenler, bataryalar ve şarj ekipmanlarına yönelik talebi de artırıyor. Bu araçların benzinli otomobillere kıyasla daha fazla elektrikli bileşen kullanması, söz konusu alanlarda faaliyet gösteren tedarikçilerin dönüşümden doğrudan etkilenmesini sağlıyor.

