Bakan Kacır: Standartlara uygun olmayan 6 bin 607 ithal ürünün ülkemize girişi engellendi
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "TSE, ithalat denetimleri kapsamında gerçekleştirdiği 240 bine yakın ürün denetimiyle standartlara uygun olmayan 6 bin 607 ithal ürünün ülkemize girişini engelledi." dedi.
ForInvest Haber'e gönderilen açıklama şöyle:
Bakan Kacır, Türk Standartları Enstitüsü'nde 14 Ekim Dünya Standartlar Günü kapsamında gerçekleştirilen 'Enerji Dönüşümünün Güvencesi: Standartlar' programına katıldı.
Konuşmasında standardizasyonun küresel ticaretteki stratejik önemine, yeşil ve dijital dönüşüm dinamiklerine ve Türkiye'nin kalite altyapısına yönelik yatırımlarına değinen Kacır, önemli mesajlar verdi.
Kacır, konuşmasında şunları kaydetti:
STANDARTLARIN DÜNYADAKİ ÖNEMİ TÜRKİYE'DEN DOĞAN BİR TEKLİFLE TESCİLLENDİ: Her yıl 14 Ekim'de kutlanan Dünya Standartlar Günü'nün TSE ve bizler için her zaman ayrı yeri, önemi var. Dönemin Türk Standardları Enstitüsü Başkanı merhum Faruk Sünter, Uluslararası Standardizasyon Teşkilatının başkanlığını da üstlendiği 1968'de; standartların üretime, ticarete ve günlük hayatımıza sağladığı katkılara dikkat çekmek amacıyla özel bir gün belirlenmesini teklif etmiş. Ülkemizden yükselen ve standardizasyon camiası tarafından kabul edilen bu teklifle her yıl 14 Ekim'de, dünyanın dört bir yanında standartların güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir yaşam için taşıdığı önemi hep birlikte hatırlıyoruz. Bu vesileyle, başta merhum Faruk Sünter olmak üzere standardizasyon alanında ülkemize ve insanlığa kıymetli hizmetlerde bulunmuş tüm isimleri rahmetle, saygıyla yâd ediyorum.
TSE, MİLLÎ TEKNOLOJİ HAMLEMİZİN SAHADAKİ EN ÖNEMLİ TEMİNATIDIR: Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, büyük ve güçlü Türkiye hedefiyle çıktığımız yolda, ülkemizin tarihinde ve talihinde yeni bir sayfa açtık. Sanayiden teknolojiye, araştırma ve geliştirmeden yenilikçiliğe geniş bir alanda gerçekleştirdiğimiz atılımlarla, Türkiye'nin üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyetlerini ileriye taşıdık. Araştırma ve geliştirme altyapılarımızı güçlendirdik, planlı sanayi alanlarımızı genişlettik, nitelikli insan kaynağımıza yaptığımız yatırımlarla sanayimizin rekabet gücünü artırdık. Türkiye'yi pek çok sektörde Avrupa'nın ve dünyanın önde gelen üretim merkezlerinden biri haline getirdik. Ülkemizi küresel rekabetin yeni dönemine hazırlarken, sahip olduğumuz gelişmiş uygunluk değerlendirme altyapısı; ürünlerimizin güvenilirliğinin, uluslararası standartlara uygunluğunun ve dünya pazarlarında kabul görmesinin en önemli teminatlarından biri. Standardizasyon, uygunluk değerlendirme, test, muayene ve belgelendirme alanlarındaki geniş yetkinliğiyle TSE; Millî Teknoloji Hamlemizin ortaya koyduğu yerli ve millî üretim vizyonunun sahada karşılık bulmasında çok kritik bir role sahip
STANDARTLARA UYGUN OLMAYAN 6 BİN 607 İTHAL ÜRÜNÜN GİRİŞİ ENGELLENDİ: Enstitümüz, teknik kapasitesi ve yaygın hizmet ağıyla sanayicilerimizin üretim süreçlerinde ihtiyaç duydukları kalite güvencesini sağlıyor; yenilikçi ürün ve teknolojilerimizin uluslararası standartlara uygun biçimde geliştirilmesine ve küresel pazarlarda rekabet gücü kazanmasına katkı sunuyor. Yalnızca son bir yılda uygunluk değerlendirme alanında düzenlediği 25 bin belge ve hazırladığı 124 bin raporla sanayicilerimizin kalite standartlarını karşılamasına, ürünlerimizin uluslararası pazarlarda güvenilirliğinin ve rekabet gücünün artmasına imkân sağladı. TSE, ithalat denetimleri kapsamında gerçekleştirdiği 240 bine yakın ürün denetimiyle standartlara uygun olmayan 6 bin 607 ithal ürünün ülkemize girişini engelledi. Bir yandan yerli üreticilerimizi standartlara aykırı ürünlerin yol açtığı haksız rekabete karşı korurken, diğer yandan tüketicilerimizin güvenli ve standartlara uygun ürünlere erişimini destekledik.
İKİZ DÖNÜŞÜMDE STANDARTLAR ORTAK DİLİMİZ OLUYOR: Bugün küresel ekonomi yeni bir istikamet arayışında. Yeşil ve dijital dönüşüm; üretim süreçlerinden tedarik zincirlerine, yatırım kararlarından uluslararası ticarete kadar sanayide hâkim olan paradigmaları köklü biçimde değiştiriyor. Uzun vadeli bir bakış açısı ve doğru adımlarla ikiz dönüşümü, sanayimizin katma değerini yükselten, yeni pazarlara erişimini kolaylaştıran ve küresel rekabetteki konumunu ileri taşıyan bir fırsat penceresine dönüştürebiliriz. Bu noktada standartlar, ülkemizin dört bir yanında üreticilerin, yatırımcıların ve tüketicilerin kalite, verimlilik ve sürdürülebilirlik konusunda ortak bir dil konuşmasını sağlayan referans noktaları. Enstitümüz devreye aldığı "Yeşil OSB Sertifikasyon Sistemi" ile çevresel sürdürülebilirliği esas alan 32 Organize Sanayi Bölgemizi "Yeşil OSB" olarak tescilledi. Ürün karbon ayak izi, su ayak izi, Yeşil OSB, Su Verimliliği Yönetimi alanlarındaki çalışmalarıyla sanayimizde yeşil üretim anlayışının yerleşmesine önemli katkılar sundu.
TSE ANKARA KALİTE KAMPÜSÜ İLERİ TEKNOLOJİ ALTYAPISIYLA GÜÇ KATIYOR: Yapay zekâdan savunma sanayisine, elektrikli araçlardan enerji teknolojilerine pek çok alanda geliştirdiğimiz yerli ve millî teknolojilerin güvenilirliğini, performansını ve uluslararası standartlara uygunluğunu ortaya koyacak test, doğrulama ve belgelendirme altyapısını da Enstitümüz bünyesinde inşa ediyoruz. Bu doğrultuda, ülkemizin kalite altyapısını yeni nesil teknolojilerin ve sanayimizin değişen ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde geliştirecek stratejik yatırımları da hayata geçiriyoruz. Ankara'nın Temelli bölgesinde 90 bin metrekarelik kapalı alanda kurduğumuz TSE Ankara Kalite Kampüsü, bu alanda attığımız en önemli adımlardan biri. Enstitümüzün 72 yıllık bilgi birikimini ileri teknoloji laboratuvar altyapısıyla buluşturduğumuz kampüsümüz; sağlayacağı uygunluk değerlendirme hizmetleriyle Millî Teknoloji Hamlesi yürüyüşümüze önemli katkılar sunacak.
ISO 50. GENEL KURULU İSTANBUL'DA DÜZENLENECEK: Kuşkusuz standartların evrensel dili; ülkelerin bilgi birikimlerini, teknolojik kabiliyetlerini ve tecrübelerini ortak bir zeminde buluşturarak uluslararası iş birliğinin gelişmesine de imkân sağlıyor. Bu bakımdan uluslararası standardizasyon çalışmalarında etkin rol üstlenmeyi, sanayimizin küresel rekabet gücünü artırmanın ve ülkemizin teknoloji geliştirme kabiliyetlerini dünya ölçeğine taşımanın stratejik bir unsuru addediyoruz. Bu vizyonumuz doğrultusunda; Uluslararası Standardizasyon Teşkilatının (ISO) 50. Genel Kurulu'nu İstanbul'umuzda, Türk Standardları Enstitümüzün ev sahipliğinde gerçekleştireceğiz. Dünyanın dört bir yanından standardizasyon kuruluşlarını, uzmanları ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek bu büyük buluşma, ülkemizin uluslararası standardizasyon alanında ulaştığı seviyeyi ve gelecek vizyonumuzu ortaya koymak için tarihi bir fırsat sunacak.
DÜNYA SERT BİR TEKNOLOJİ SAVAŞINA SAHNE OLUYOR: Dünyada siyasi ve ekonomik dengelerin yeniden kurulduğu tarihi bir eşikteyiz. Bu yeni dönemde liberal ticaret anlayışı terk ediliyor, ülkeler arasında gümrük duvarları her geçen gün daha da yükseliyor. Yapay zekâdan kuantuma, enerji teknolojilerinden biyoteknolojiye pek çok kritik sahada sert şekilde yürütülen rekabetin "teknoloji savaşı" olarak ifade edilecek mertebeye ulaştığı artık sır değil. Böylesine bir tabloda ülkeler, enerji arz güvenliğini ve kaynak çeşitliliğini yalnızca ekonomik bir gereklilik olarak değil, millî güvenliklerinin ve stratejik bağımsızlıklarının ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Küresel ve ulusal ölçekte ortaya konulan net sıfır emisyon hedefleri ise karbondioksit salınımının başat kaynaklarından olan enerji sektöründe köklü dönüşümleri zorunlu kılıyor. Tüm bu gelişmelerin neticesinde, dünya enerji pazarı; sürdürülebilirlik, kaynak çeşitliliği ve öz yeterlilik dinamikleriyle yeniden şekilleniyor. Yenilenebilir enerji kaynakları, ülkelerin kalkınma stratejilerinin merkezine yerleşiyor.
YENİLENEBİLİR ENERJİNİN PAYINI YÜZDE 63'ÜN ÜZERİNE ÇIKARDIK: Türkiye olarak son yıllarda; enerji arz güvenliğimizi güçlendiren, yenilenebilir enerji kapasitemizi artıran ve temiz enerji teknolojilerinde yerli üretim kabiliyetimizi geliştiren güçlü adımlar attık. Hayata geçirdiğimiz yatırımlar ve destek mekanizmalarıyla, toplam kurulu güç içindeki yenilenebilir enerji kaynaklarının payını yüzde 63'ün üzerine çıkardık. Yürüttüğü test, gözetim ve teknik eğitim faaliyetleriyle TSE'nin inşaat ve devreye alma süreçlerinde aktif rol aldığı Akkuyu Nükleer Güç Santrali'yle, enerji tarihimizde önemli bir eşiği geride bırakacağız. Kuşkusuz enerji bağımsızlığımızı teminat altına alırken bu yatırımların ihtiyaç duyduğu teknoloji ve ekipmanların yerli imkânlarla geliştirilmesi de bir başka önceliğimiz. Bu anlayışla yeni teşvik ve destek mekanizmalarını uygulamaya aldık. Sanayicilerimize öz tüketimlerini karşılamaları için yenilenebilir enerji yatırımı yapma imkânı sunuyoruz. Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı teşvik programı HIT-30'un ilk çağrı başlıkları arasında rüzgâr ve güneş teknolojilerine yer verdik.
HEDEF 5 GİGAVATLIK MODÜLER REAKTÖR KAPASİTESİ:
Rekabet Öncesi İşbirliği Programında Yerli Nükleer Reaktör Geliştirilmesi Çağrısıyla bu yeni nesil nükleer teknolojileri ülkemize kazandırmak, kendi reaktörünü tasarlayan, geliştiren, üreten ve uluslararası pazarlara ihraç edebilen bir Türkiye yolunda önemli bir adım atmak üzere harekete geçtik. Uzun vadeli enerji stratejimiz doğrultusunda, geleneksel nükleer enerji yatırımlarımıza ilave olarak 5 gigavatlık modüler reaktör kapasitesine ulaşmayı öngörüyoruz.
OYUNUN KURALLARINI KOYANLAR KAZANANLARINI DA TAYİN EDER: Tarih bize şunu gösteriyor: Oyunun kurallarını koyanlar, kazananlarını da tayin eder. Biliyoruz ki enerji teknolojilerinde geliştirdiğimiz kabiliyetlerin dünya pazarlarında teveccüh görmesi, yalnızca üretim gücümüze değil; bu teknolojilerin kalitesini, güvenilirliğini ve uluslararası standartlara uygunluğunu ortaya koyabilmemize de bağlı. Bu nedenle hedefimiz, enerji teknolojilerinde yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılayan ve dünya pazarlarında rekabet eden değil; geliştirdiği yenilikçi çözümlerle uluslararası standartların belirlenmesinde de söz sahibi olan bir Türkiye. Bu doğrultuda; Enstitümüzün yenilenebilir enerji teknolojilerinden enerji depolama sistemlerine, akıllı şebekelerden nükleer teknolojilere kadar geniş bir alanda test, doğrulama ve belgelendirme yetkinliklerini geliştirmeye devam edeceğiz. Kamu kurumlarımızın kurumsal tecrübesini, üniversitelerimizin bilimsel birikimini, sanayimizin üretim deneyimini standardizasyon çalışmalarına daha etkin biçimde yansıtacağız. İstiyoruz ki geleceğin enerji teknolojileri bu topraklarda geliştirilsin, güvenilirliği ve performansı kendi laboratuvarlarımızda doğrulansın, dünyanın dört bir yanında Türk mühendisliğinin, üretim kabiliyetinin ve kalite anlayışının imzasını taşısın. Bu anlayışla ülkemizin kalite altyapısını tahkim eden, yerli ve millî teknolojilerimizin dünya pazarlarındaki rekabet gücünü artıran ve Türkiye'nin uluslararası standardizasyon alanındaki etkinliğini daha ileriye taşıyan adımları kararlılıkla sürdüreceğiz.
ForInvest Haber
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.