IMF küresel tahvil piyasaları için uyarı: Faizlerde kontrolsüz yükseliş riski artıyor
Rapora göre, tahvil getirilerindeki sert yükseliş, iskonto oranlarının artması yoluyla finansal varlıkların değerini düşürebilecek. Bu durum, yapay zeka bağlantılı varlıkları da etkileyebilecek ve teminat olarak kullanılan devlet tahvillerinin değerinde kayıplara yol açabilecek.
Küresel kamu borcu milli gelirin yüzde 100'ünü aşma yolunda
IMF, küresel kamu borcunun İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana görülen en yüksek seviyelere yaklaştığını ve yakın dönemde dünya gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 100'ünü aşma yolunda ilerlediğini bildirdi.
Raporda, yüksek borç stokları ve artan finansman maliyetlerinin kamu maliyesi üzerindeki baskıyı güçlendirdiği belirtildi.
Birçok hükümetin 2008 küresel finans krizinin ardından ve pandemi döneminde düşük faiz koşullarından yararlanarak borçlandığına dikkat çekildi.
Borçlanma maliyetlerinin yükseldiği mevcut ortamda, geçmiş dönemlerde alınan borçların yeniden finanse edilmesinin daha yüksek maliyetler yaratabileceği ifade edildi.
IMF, borç yöneticilerine vadeleri uzatma çağrısında bulunarak, uzun vadeli borçların büyük ölçekte kısa vadeli finansmanla değiştirilmesinin yeniden finansman risklerini artırabileceği uyarısını yaptı.
Yapay zeka şirketlerinin borçlanması devlet tahvilleriyle rekabet ediyor
Küresel Finansal İstikrar Raporu'nda, yapay zeka altyapısına yönelik yatırımların finansmanı için gerçekleştirilen borçlanmanın hızla büyüdüğü belirtildi.
IMF verilerine göre, büyük ölçekli bulut hizmeti sağlayıcılarının küresel yatırım yapılabilir kredi notuna sahip tahvil ihraçları içindeki payı, 2024'ten bu yana yüzde 1'in altından yüzde 10'a yükseldi.
Raporda, yapay zeka şirketlerinin artan finansman ihtiyacının devlet tahvilleriyle yatırımcı talebi için rekabet eden ilave bir unsur haline geldiği ifade edildi.
Google'ın ana şirketi Alphabet, Meta ve diğer büyük teknoloji şirketleri ile yapay zeka geliştiricilerinin bu yıl altyapı yatırımlarını finanse etmek amacıyla yüz milyarlarca dolarlık borçlanmaya yöneldiği belirtildi.
PIMCO Geleneksel Olmayan Stratejiler Yatırım Direktörü Marc Seidner de yapay zeka bağlantılı tahvil ihraçlarının, özellikle uzun vadeli borçlanmalarda, devlet tahvilleriyle yatırımcı sermayesi için rekabet edebilecek büyüklüğe ulaştığını değerlendirdi.
Seidner, bu borçlanmanın tahvil getirilerindeki yükselişin temel nedeni olarak görünmediğini ancak piyasalar üzerinde ek baskı oluşturduğunu ifade etti.
Hedge fonların ABD tahvil piyasasındaki payı iki katından fazla arttı
IMF, ABD Hazine tahvili piyasasında hedge fonların artan ağırlığının da finansal istikrar açısından risk oluşturduğunu belirtti.
Fed verilerine dayanan rapora göre, hedge fonların ABD Hazine tahvili piyasasındaki payı 2022'de yaklaşık yüzde 4 iken 2025'te yüzde 9'a yükseldi.
Artışın büyük bölümünün yüksek kaldıraç kullanılan arbitraj stratejilerinden kaynaklandığı kaydedildi.
Raporda, hedge fonların kaldıraçlı tahvil baz işlemlerinin bir bölümünün repo piyasasında önemli bir baskı oluşmadan azaltıldığı belirtildi.
Bununla birlikte piyasada devam eden kaldıraçlı pozisyonların, işlemlerin düzensiz biçimde çözülmesi riskini sürdürdüğü vurgulandı.
IMF, banka finansmanına dayalı kaldıraçlı işlemler gerçekleştiren ve fiyat değişimlerine yüksek duyarlılık gösteren yatırımcıların artan ağırlığına dikkat çekti.
ABD ve Avrupa'da likidite istikrarlı, Japonya'da bozulma sürüyor
IMF, artan risklere rağmen ABD, Avrupa ve İngiltere'deki devlet tahvili piyasalarında likidite göstergelerinin istikrarlı kaldığını bildirdi.
Raporda, bu piyasalardaki işlemlerin genel olarak düzenli şekilde sürdüğü ifade edildi.
Japonya'da ise devlet tahvili piyasasının likidite koşullarının kötüleşmeye devam ettiği belirtildi.
IMF, Japonya'da getiri eğrisi kontrolünün sona ermesinden bu yana tahvil getirilerindeki oynaklığın yükseldiğine dikkat çekti.
Yapay zeka piyasalarında düzeltme ve kaldıraç riski
IMF'nin finansal istikrar değerlendirmesinde yapay zeka bağlantılı finansal varlıklarda yaşanabilecek fiyat düzeltmeleri de ele alındı.
Rapora göre, yapay zeka kaynaklı bir piyasa düzeltmesinin oluşturduğu risk, altı ay önceki değerlendirmeye yaklaşık olarak benzer seviyede bulunuyor.
Yapay zeka ekosistemindeki kaldıraç kullanımının artması ise finansal kırılganlıklar arasında gösterildi.
IMF'nin yapay zekaya doğrudan maruz kalan hisse senedi piyasaları üzerine yaptığı incelemede, Güney Kore ve Japonya olası bir düzeltmeye karşı en kırılgan piyasalar arasında yer aldı.
Dünyanın diğer birçok bölgesinde ise yapay zeka dışındaki şirketlerin hisse fiyatlarının yükselmesiyle doğrudan risk yoğunluğunun azaldığı belirtildi.
IMF'den yapay zeka bağlantılı kredilere yönelik önlem çağrısı
Raporda, yapay zeka ekosistemindeki aşırı kaldıraç kullanımının sınırlandırılmasının öncelikli olması gerektiği ifade edildi.
IMF, yapay zeka yatırımlarına maruz kalmak isteyen yatırımcılara kullandırılan kredilerin sınırlandırılması ve bu alanla bağlantılı banka kredileri için daha yüksek sermaye yükümlülükleri uygulanması gibi önlemler önerdi.
Düzenleyici kurumların, yapay zeka bağlantılı risklerden kaynaklanabilecek sistem genelindeki zararları değerlendirmesi gerektiği belirtildi.
Raporda, finansal kuruluşlar ve yatırımcılar arasında yoğun bağlantılar içeren döngüsel finansman düzenlemelerinin olası sıkıntıları büyütebileceği uyarısında bulunuldu.
IMF yetkilisi: Tahvil faizlerindeki yükseliş en acil tehdit
Küresel Finansal İstikrar Raporu'nda yer alan değerlendirmelerin ardından Bloomberg'e konuşan IMF Sermaye Piyasaları Bölümü Başkan Yardımcısı Athanasios Vamvakidis, devlet tahvili getirilerindeki artışın nisan ayında yayımlanan önceki rapordan bu yana risk görünümündeki en büyük değişiklik olduğunu söyledi.
Vamvakidis, diğer risk ve kırılganlıkların da kötüleştiğini belirterek, yapay zeka piyasalarında daha geniş çaplı sonuçlar doğurabilecek bir fiyat düzeltmesi ihtimaline dikkat çekti.
Bununla birlikte devlet tahvili getirilerinde sert yükseliş yaşanması riskinin daha yakın ve acil bir tehdit olarak görüldüğünü ifade etti.
ABD, Avrupa ve Japonya'da kamu borçlanma maliyetlerinin son birkaç on yılın en yüksek seviyelerine çıktığına dikkat çekilen değerlendirmede, Orta Doğu'daki çatışmaların enerji fiyatlarını artırdığı ve merkez bankalarının yükselen enflasyona faiz artırımlarıyla karşılık verdiği belirtildi.
Fransa'nın 10 yıllık devlet tahvili getirisi yüzde 5'e yaklaşırken, bazı Avrupa Birliği ülkelerinde getiriler yüzde 4'ü aştı. ABD'de uzun vadeli devlet tahvili getirileri 2000'li yılların başından, Japonya'da ise 1990'lı yılların ortalarından bu yana görülmeyen seviyelere yükseldi.
Vamvakidis, son yirmi yılın faiz hareketleri dikkate alındığında mevcut yükselişin olağan dışı olduğunu söyledi.
Wu: Borçların vadesi kısaldı, yeniden finansman riski arttı
Bloomberg News'a konuşan IMF Küresel Piyasalar Analizi Bölümü Başkan Yardımcısı Jason Wu da mevcut tahvil piyasası koşullarındaki kırılganlıklara dikkat çekti.
Wu, geçmişte enflasyonun yükselmesi ve para politikasının sıkılaştırılmasıyla benzer hareketlerin yaşandığını ancak mevcut dönemde riskleri artırabilecek farklı unsurlar bulunduğunu belirtti.
Borcun daha yüksek, ortalama vadesinin ise daha kısa olması nedeniyle yeniden finansman riskinin arttığını ifade etti.
Wu, banka kredileriyle desteklenen hedge fonlar dahil fiyat hareketlerine duyarlı yatırımcıların piyasadaki ağırlığının artmasını da bir başka kırılganlık olarak gösterdi.
Yapay zeka piyasalarındaki risklere ilişkin değerlendirmesinde ise şirketlerin güçlü kar performanslarının değerlemeler üzerindeki baskıyı bir miktar hafiflettiğini, buna karşılık sektörde kaldıraç kullanımının yükseldiğini söyledi.

