ANALİZ- Uluslararası Piyasalar Günlük Bülten (Burgan Yatırım)
Öne Çıkan Gelişmeler
Küresel piyasalarda haftanın son işlem gününde İran kaynaklı jeopolitik risk primindeki geri çekilme, yapay zeka yatırımlarının gelir üretme kapasitesine ilişkin yeniden güçlenen beklentiler ve Çin-Avrupa arasındaki kur tartışmaları öne çıkıyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran ile "verimli görüşmeler" yürütüldüğünü belirterek kasım ayındaki ara seçimlerden önce askeri saldırı düzenlenmeyeceğini açıkladı.
Açıklama yakın vadede enerji arzının daha fazla bozulacağı endişesini azaltırken, Hürmüz çevresindeki güvenlik riskleri ve ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları nedeniyle bölgede kalıcı bir normalleşmeden söz etmek için erken. Yapay zeka tarafında ise dün OpenAI'ın eylül sonundaki yıllıklandırılmış gelirinin yaklaşık 50 milyar dolar olduğu yönündeki haberlerle teknoloji hisselerinde görülen satışın ardından, şirketin yıl sonuna kadar 70 milyar dolar veya üzerinde yıllıklandırılmış gelire ulaşmayı beklediği bilgisi piyasa algısını yeniden destekledi.
Burada yatırımcıların odağı artık yalnızca yatırım harcamalarının büyüklüğü değil, yüksek finansman maliyetleri altında bu harcamaların ne hızla gelire ve nakit akışına dönüştüğü. Avrupa tarafında ise Çin Merkez Bankası, yuanın ihracata avantaj sağlamak amacıyla düşük tutulduğu yönündeki eleştirileri reddetti. Avrupa'nın Çin ile büyüyen ticaret açığı ve kur değerlemesine ilişkin görüş ayrılığı, önümüzdeki dönemde ticaret politikası üzerinden yeni bir gerilim alanı oluşturabilir.
Fiyatlamalar
Dolar endeksi %0,13 düşüşle 102,11 seviyesinden günü tamamlarken, ABD tahvil faizlerindeki geri çekilme doların son dönemdeki güçlü seyrini bir miktar sınırladı. USD/JPY %0,13 düşüşle 157,85 seviyesine gerilerken, EUR/USD %0,13 yükselişle 1,1211, EUR/GBP ise %0,03 artışla 0,8475 seviyesinden günü tamamladı. Avrupa tarafındaki mali ve siyasi belirsizlikler euro üzerinde baskı yaratmaya devam etse de dolar faiz desteğinin zayıflaması paritede sınırlı toparlanma sağladı.
ABD 10 yıllık Hazine tahvil faizi %5,23 seviyesine gerilerken, güçlü tahvil talebi son haftalarda hızlanan satış baskısına kısa süreli rahatlama getirdi. Bununla birlikte Fed yetkililerinden gelen şahin mesajlar, yüksek enerji fiyatları ve devam eden kamu borçlanma ihtiyacı uzun vadeli getirilerin kalıcı biçimde aşağı gelmesini şimdilik zorlaştırıyor. Ons altın %0,54 yükselişle 4.133 dolara çıkarken, gümüş %0,97 düşüşle 59,00 dolara geriledi. Tahvil faizlerindeki düşüş altını desteklerken, gümüşte sanayi talebine yönelik hassasiyet ve teknoloji hisselerindeki satış ayrışmaya neden oldu. Brent petrol %2,75 yükselişle 106,94 dolardan günü tamamladı.
İran ve Hürmüz kaynaklı gerilimin yükselmesi ile ABD'de kasırga nedeniyle üretimin önemli bölümünün geçici olarak durması petrol fiyatlarında güçlü yükseliş yarattı. ABD hisse piyasalarında ise S&P 500 %0,47, Nasdaq 100 %1,39 düşüşle günü tamamladı. Satışların teknoloji ve yarı iletken hisselerinde yoğunlaşmasında OpenAI'ın gelir görünümüne ilişkin soru işaretleri etkili olurken, son dönemde güçlü performans gösteren yapay zeka temasında kar realizasyonu öne çıktı. Tahvil faizlerindeki geri çekilmeye rağmen Nasdaq'taki daha sert düşüş, piyasanın kısa vadede faizden çok yapay zeka yatırımlarının gelir ve nakit akışına dönüşme hızına odaklandığını gösteriyor.
Ekonomik Takvim
Bugün ABD'de piyasa yönünü değiştirecek önemli bir makroekonomik veri bulunmuyor. Bilanço tarafında Delta Air Lines finansalları takip edilirken, jeopolitik tarafta İran ile ABD arasındaki temaslar ve enerji fiyatları üzerindeki etkileri öne çıkıyor.
Küresel piyasalarda ana temayı Orta Doğu'da yeniden artan jeopolitik risklerin petrol fiyatlarını yukarı taşıması, uzun vadeli tahvil faizlerinin yüksek seviyelerini koruması ve yapay zekâ yatırımlarının finansmanına ilişkin endişelerin risk iştahını zayıflatması oluşturdu. Brent petrolün yeniden 104 doların üzerine yükselmesi enflasyon beklentilerini olumsuz etkilerken, ABD'de gerçekleştirilen 30 yıllık tahvil ihalesine güçlü talep gelmesi uzun vadeli faizlerde sınırlı bir rahatlama sağladı.
Fed cephesinde Çarşamba günü yayımlanan Eylül toplantı tutanaklarının ardından Ekim ayında faizlerin sabit tutulması beklentisinin güçlendiğini ancak yıl sonuna kadar ilave sıkılaşma ihtimalinin korunduğunu görüyoruz. Tutanaklar üyelerin çoğunun yıl sonuna kadar bir faiz artışını uygun gördüğünü ortaya koyarken, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Waller da enflasyonu %2 hedefine indirmek için yeni artışların gerekebileceğini belirtti.
Bununla birlikte Waller'ın faiz artırımlarının hızında esnek olunabileceğini söylemesi Ekim toplantısında bekle-gör yaklaşımına kapıyı açık bıraktı. Piyasa Ekim ayında 25 baz puanlık artırım olasılığını yaklaşık %17, Aralık ayında artırım olasılığını ise %81 seviyesinde fiyatlıyor. Bu nedenle temel senaryomuzu Ekim'de faizlerin %3,75-%4,00 aralığında korunması, Aralık'ta ise enflasyon görünümüne bağlı olarak 25 baz puanlık artırım yapılması şeklinde değerlendiriyoruz. Ancak zayıflayan istihdam ile enerji kaynaklı enflasyon baskılarının Fed'in karar alma sürecini zorlaştırmaya devam edeceğini düşünüyoruz.
Döviz piyasasında doların son dönemdeki güçlü seyrinin ardından sınırlı bir geri çekilme yaşandığını gördük. Dolar Endeksi gün içerisinde 102,46 seviyesine yükseldikten sonra %0,08 düşüşle 102,17 civarına geriledi. EUR/USD ise 1,1171 seviyesini test etmesinin ardından 1,1204 civarında dengelendi. Eurodaki toparlanmada Avrupa tahvil faizlerindeki yükselişin günün ikinci yarısında hız kesmesi etkili olurken, Fransa'nın bütçe açığı ve borç sürdürülebilirliğine ilişkin endişeler ortak para birimi üzerindeki baskının devam etmesine neden oluyor.
Fransa 10 yıllık tahvil faizi gün içerisinde %4,97'ye yaklaşırken kapanışa doğru %4,89 civarına geriledi. İngiliz sterlini dolar karşısında 1,3219 seviyesinde işlem görürken USD/JPY 157,88 civarına indi. Yenin sınırlı toparlanmasında Japon yetkililerin olası döviz müdahalesine ilişkin mesajlarının etkili olduğunu düşünüyoruz. Kısa vadede dolar lehine ana görünümün korunduğunu ancak ABD uzun vadeli faizlerinde kalıcı bir gerileme başlaması halinde doların son dönemdeki yükselişinde düzeltme görülebileceğini değerlendiriyoruz.
Tahvil piyasasında günün en önemli gelişmesini ABD'nin 30 yıllık tahvil ihalesine gelen güçlü talep oluşturdu. İhale öncesinde yükselen petrol fiyatlarının etkisiyle satış baskısı altında kalan ABD tahvilleri ihale sonuçlarının ardından toparlandı. 30 yıllık tahvilin %5,618 getiriyle ihraç edilmesi ve talep/arz oranının son altı ihale ortalaması olan 2,41'in üzerinde, 2,54 seviyesinde gerçekleşmesi uzun vadeli tahvillere yatırımcı ilgisinin sürdüğünü gösterdi. Özellikle yabancı yatırımcıları da içeren dolaylı alıcıların ihraçtan aldığı payın %72,3'e ulaşmasını olumlu değerlendiriyoruz. İhale sonrasında ABD 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 5 baz puan gerileyerek %5,23'e, 30 yıllık faiz ise %5,60'a indi. İki yıllık faiz de %4,75 civarında gerçekleşti. Böylece 10 yıllık faizin bir gün önce gördüğü 24 yılın zirvesinden uzaklaştığını görüyoruz.
Bununla birlikte tahvil piyasasında kalıcı bir rahatlamadan söz etmek için henüz erken olduğunu düşünüyoruz. ABD'nin yüksek bütçe açıkları ve artan borçlanma ihtiyacına, teknoloji şirketlerinin yapay zekâ altyapısını finanse etmek amacıyla planladıkları büyük ölçekli tahvil ve kredi ihraçları da ekleniyor. Bu gelişmenin kamu tahvilleri ile özel sektör borçlanma araçları arasında yatırımcı sermayesi için rekabeti artırabileceğini değerlendiriyoruz. Nitekim bazı büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekâ yatırımları için on milyarlarca dolarlık yeni finansman arayışına girmesi uzun vadeli faizler üzerindeki yapısal baskının yalnızca Fed politikasından kaynaklanmadığını gösteriyor. Bu nedenle dünkü ihale sonuçlarını kısa vadede olumlu bulsak da petrolün 100 dolar üzerinde kaldığı ve tahvil arzının yüksek seyrettiği bir ortamda faizlerin hızlı biçimde düşmesini beklemiyoruz.
Değerli metallerde altının bir önceki gün ulaştığı iki aylık dip seviyelerden toparlanmasında güvenli liman talebi ve ABD kamu borcuna ilişkin endişeler etkili olurken, yüksek faiz beklentileri yükselişi sınırladı. Gümüş ise altından negatif ayrışarak %1,9 düşüşle 58,98 dolara geriledi. Gümüşte 60 dolar seviyesinin aşağı kırılmasını kısa vadeli teknik görünüm açısından olumsuz değerlendiriyoruz. Altında 4.000 dolar, gümüşte 55-57 dolar bölgesini orta vadeli kritik destekler olarak takibe devam ediyoruz. Dolar Endeksi ve ABD tahvil faizlerinde aşağı yönlü net bir dönüş yaşanmadan değerli metallerde kalıcı bir toparlanma beklemiyoruz. Kısa vadede bir süre daha düzeltme eğilimi ve konsolidasyon ağırlıklı seyrin öne çıkabileceği düşüncesindeyiz.
ABD hisse senedi piyasaları - ABD hisse piyasalarında dün özellikle teknoloji ve yarı iletken hisselerinde gördüğümüz satışın ardından bu sabah daha dengeli bir fiyatlama var. Nasdaq 100'ün %1,39 gerilediği seansta yarı iletken hisselerindeki kayıpların %3'ü aşması, piyasanın yapay zeka temasında artık yalnızca talebin büyüklüğüne değil, yapılan yatırımın ekonomik geri dönüşüne de çok daha hassas olduğunu gösterdi. OpenAI'ın eylül sonunda yıllıklandırılmış gelirinin yaklaşık 50 milyar dolar seviyesinde olduğuna ilişkin ilk haberler, son dönemde hızlanan veri merkezi yatırımları ve borç finansmanının karşılığının beklenenden daha yavaş alınabileceği endişesini artırdı. Buna karşılık şirketin yıl sonuna kadar yıllıklandırılmış gelirini 70 milyar doların üzerine taşımayı beklediği yönündeki yeni bilgi bu sabah vadeli işlemleri yeniden destekliyor. Biz burada dünkü satışın yapay zeka yatırım döngüsünün sona erdiğine yönelik bir sinyal olduğunu düşünmüyoruz. Daha önemli değişim, piyasanın bu hikayeyi değerlendirme biçiminde. Çip talebinin güçlü kalması artık tek başına yeterli değil. Veri merkezi yatırımlarının büyümesi, kullanılan borcun maliyeti ve son müşteride oluşan gelirin bu sermaye harcamasını ne ölçüde karşılayabildiği birlikte değerlendiriliyor. OpenAI'ın yaklaşık 50 milyar dolardan 70 milyar dolara çıkabilecek yıllıklandırılmış gelir beklentisi güçlü bir büyüme anlamına geliyor ancak aynı dönemde sektörün önümüzdeki yıllar için yüz milyarlarca dolarlık altyapı yatırımı planlaması nedeniyle gelir büyümesi ile yatırım büyüklüğü arasındaki denge daha kritik hale geliyor. Bu nedenle yarı iletkenlerde dünkü sert satış sonrasında kısa vadeli tepki beklenebilir ancak sektörün yeniden kalıcı biçimde yukarı yönlü ayrışması için önümüzdeki bilançolarda yalnızca sipariş büyümesi değil, müşterilerin yatırım geri dönüşüne ilişkin daha somut göstergeler görmek gerekecek.
Bugün şirket tarafında Delta Air Lines bilançosunu havayolu sektöründen daha geniş bir tüketici göstergesi olarak takip edeceğiz. Delta ikinci çeyrek sonuçlarında eylül çeyreği için gelirde orta onlu yüzdelerde büyüme, %11-%13 faaliyet marjı ve 2,00-2,50 dolar aralığında hisse başına kar öngörmüştü. Aynı dönemde şirket 2026 yılı için 6,50-7,50 dolar hisse başına kar ve 3-4 milyar dolar serbest nakit akışı beklentisini korumuştu. Bugünkü sonuçlarda bizim için ilk bakılacak nokta premium seyahat talebinin gücünü koruyup korumadığı olacak. Havayollarında son birkaç yılda ekonomi sınıfı ile premium kabinler arasındaki talep farkı belirginleşti ve Delta bu değişimden sektörün büyük bölümüne göre daha fazla faydalandı. İkinci kritik konu yakıt. Şirket temmuz ayında üçüncü çeyrek için yaklaşık 3,15 dolar galon başına toplam yakıt maliyeti varsaymıştı. O tarihten sonra petrol fiyatlarında yaşanan sert yükseliş ve Brent'in yeniden 100 doların üzerine çıkması, dördüncü çeyrek marjları açısından daha zor bir tablo yaratıyor. Bu nedenle güçlü bir üçüncü çeyrek karı gelse dahi yönetimin yılın geri kalanı için yakıt maliyetini ve bilet fiyatlarına ne ölçüde yansıtabileceğini nasıl değerlendirdiği daha önemli olacak. Üçüncü olarak kurumsal seyahat ve uluslararası hatlardaki rezervasyon eğilimine bakacağız. ABD ekonomisi güçlü kalırken iş seyahatindeki ivmenin sürmesi Delta açısından olumlu. Buna karşılık tüketicinin seyahat bütçesinde zayıflama sinyali görülmesi, yalnızca havayolları değil otel, ödeme sistemleri ve seyahat platformları açısından da okunabilecek bir sinyal verir. Dolayısıyla Delta bilançosunu bugün tek bir hisse hikayesi olarak değil, yüksek enerji fiyatları altında ABD tüketicisinin seyahat harcamalarının ne kadar güçlü kaldığını gösteren ilk bilanço sezonu göstergelerinden biri olarak görüyoruz.
Bilanço sezonuna girerken piyasanın genelinde de daha belirgin bir ayrışma bekliyoruz. Dün teknoloji hisseleri sert gerilerken Dow Jones'un hafif pozitif kapanması ve S&P 500 sektörlerinin çoğunda kayıpların sınırlı kalması, satışın şimdilik geniş tabanlı bir riskten kaçıştan çok yüksek beklentili yapay zeka hisselerinde yoğunlaştığını gösteriyor. Bu ayrım önemli. ABD 10 yıllık tahvil faizinin %5,23 seviyesine gerilemesi büyüme hisseleri için bir miktar rahatlama sağlıyor ancak uzun vadeli faizlerin halen yüksek olması, piyasanın her büyüme hikayesine aynı değerlemeyi vermesini zorlaştırıyor. Önümüzdeki haftalarda şirketlerin sadece beklentiyi aşan kar açıklaması değil, 2027 tahminlerini yukarı taşıyabilmesi daha belirleyici olacak. Özellikle yapay zeka tarafında yatırım harcamalarını kendi nakit akışından karşılayan şirketlerle dış finansmana daha fazla ihtiyaç duyan şirketler arasındaki farkın açılmasını bekliyoruz. Teknoloji dışındaki sektörlerde ise yüksek petrol fiyatlarının ulaşım, lojistik ve tüketici şirketlerinin marjlarını nasıl etkilediği öne çıkacak. Bugünkü yaklaşımımız bu nedenle dünkü yarı iletken satışını otomatik bir alım fırsatı olarak değerlendirmek yerine, önümüzdeki bilanço sezonunda gelir büyümesi ile yatırım harcamaları arasındaki ilişkinin doğrulanmasını beklemek yönünde. Endekslerde ana trend halen güçlü ancak piyasa genişliğinin dar olduğu ve değerlemelerin yüksek seyrettiği mevcut ortamda, kar ve serbest nakit akışı tarafında beklentileri karşılayamayan şirketlerde fiyat tepkisinin geçmiş çeyreklere göre daha sert olabileceğini düşünüyoruz.
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
ForInvest Haber
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.