Euro üzerinde siyasi ve mali risk baskı
Euro, Avrupa'daki siyasi istikrarsızlık, yükselen borçlanma maliyetleri ve ECB'nin faiz artırımlarına ilişkin beklentilerin zayıflamasıyla baskı altında kalırken, bazı kurumlar tek para biriminde ilave değer kaybı ihtimaline dikkat çekiyor.
XS.com'dan Simon-Peter Massabni, Avrupa'daki mali istikrar görünümünün artan baskılarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Fransa'nın, yabancı yatırımcıların uzun vadeli borçlanma araçlarına ilgisinin azalmasının ardından daha fazla kısa vadeli borç ihraç etmeyi değerlendirdiğine ilişkin haberlerin euro üzerindeki baskıyı artırdığını ifade etti.
Massabni, piyasaların Paris'teki siyasi tıkanıklığın gerekli kamu harcaması kesintilerinin uygulanmasını zorlaştırmasından endişe ettiğini belirtirken, Orta Doğu'daki çatışmadan kaynaklanan kalıcı enerji enflasyonu risklerinin de euroyu olumsuz etkilediğini kaydetti.
Morgan Stanley euroda ilave zayıflama bekliyor
Morgan Stanley stratejistleri, euroda daha fazla değer kaybının olası göründüğünü ancak bu görüşün özellikle Avustralya doları ve İsviçre frangı karşısında pozisyon alınarak ifade edilmesinin daha uygun olabileceğini belirtti.
Banka, Fransa'nın borç görünümüne ilişkin endişelerin euro üzerinde iki kanaldan baskı yarattığını ifade etti. Buna göre artan risk primi ve ECB'nin ilave faiz artırımı yapacağına ilişkin beklentilerin gerilemesi tek para birimini zayıflatıyor.
Morgan Stanley, euro/Avustralya doları paritesinde satış önerirken 1,53 hedef ve 1,69 zarar-kes seviyesi belirledi. Euro/İsviçre frangında ise 0,90 hedef ve 0,96 zarar-kes seviyesiyle satış tavsiyesi verdi.
ECB'de ekim artışı olası görülmüyor
ING'den Carsten Brzeski de ECB'nin eylül ayındaki faiz artışının geniş destek gördüğünü ancak toplantıdaki tartışmanın ECB Başkanı Christine Lagarde'ın toplantı sonrası açıklamalarının işaret ettiğinden daha dengeli olduğunu belirtti.
Brzeski'ye göre bu görünüm, ekim ayında yeni bir faiz artışını olası kılmıyor. Bazı ECB yetkililerinin enerji şokunun öngörülenden daha az kalıcı olabileceğini değerlendirdiğini belirten Brzeski, yükselen tahvil faizlerinin de ECB üzerindeki ek sıkılaştırma ihtiyacını azaltabileceğini ifade etti.

