YENİLEME- TCMB Başkanı Karahan: Fiyat istikrarı uzun vadeli yatırım kararları için önemli bir zemin oluşturuyor
İSTANBUL (AA) - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, dezenflasyon konusundaki kazanımların devamını sağlamak için ihtiyatlı olmaya devam edeceklerini belirterek, "Bu doğrultuda, fiyat istikrarı sağlanana kadar gerekli sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceğimizi vurgulamak isterim." dedi.
Karahan, Bacacı Yatırım Holding tarafından İstanbul Finans Merkezi'ndeki (İFM) Ziraat Kuleleri Oditoryumu'nda düzenlenen "Yatırımın Yeni Odağı: Geleceğe Değer Üretmek Zirvesi"nde yaptığı konuşmada, şubatta başlayan savaşın başta enerji fiyatları olmak üzere emtia fiyatlarında artışa, taşımacılık maliyetlerinde yükselişe ve tedarik zincirlerinde belirli aksamalara neden olduğunu, küresel büyüme zayıflarken küresel enflasyonda artış gerçekleştiğini söyledi.
Jeopolitik gelişmelere bağlı olarak artan belirsizliklerin enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla mart başında sıkı para politikasını destekleyici tedbirler aldıklarını anımsatan Karahan, bu kapsamda hayata geçirdikleri uygulamaları anlattı.
Karahan, gelinen noktada sıkı para politikası duruşu sayesinde iç talepteki yavaşlamanın belirginleştiğini, bunun bir yansıması olarak para politikasının doğrudan etkilediği kalemlerde enflasyondaki yavaşlamanın daha net gözlendiğini belirterek, savaşın etkilerinin belirginleştiği mart-haziran döneminde enflasyonun ana eğiliminde yükseliş olduğunu, temmuzdan itibaren ise ana eğilimde yeniden gerileme görüldüğünü bildirdi.
Şokların etkisi hafifledikçe sıkı para politikası duruşunun katkısıyla dezenflasyon sürecinin yeniden ivme kazanacağını dile getiren Karahan, "Önümüzdeki dönemde enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyonun seyri açısından önemini koruyacak. Bu çerçevede fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda tüm araçlarımızı kararlılıkla kullanmaya devam edeceğiz." diye konuştu.
- "Fiyat istikrarı uzun vadeli yatırım kararları için önemli bir zemin oluşturuyor"
Fatih Karahan, küresel ve bölgesel risklerin enflasyon üzerindeki etkilerini sınırlarken fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerlediklerinin altını çizerek, dezenflasyonun kısa vadeli maliyetleri olsa da enflasyonun kalıcı olarak düşmesinin yatırımlar için daha elverişli bir ortam oluşturduğunu söyledi.
Yüksek enflasyon dönemlerinde yatırım büyümesinin sınırlı kaldığını, enflasyonun gerilediği 2004-2019 döneminde ise yıllık ortalama yatırım büyümesinin yüzde 7,8'e yükseldiğini belirten Karahan, "Sıkı para politikasıyla dezenflasyonun sürdüğü 2025 yılında ise yatırımların yeniden daha güçlü arttığını görüyoruz. Elbette yatırım büyümesindeki dönemsel farklarda pek çok unsur rol oynuyor. Bununla birlikte bu deneyim bize, fiyat istikrarının uzun vadeli yatırım kararları için önemli bir zemin oluşturduğunu gösteriyor." dedi.
- "Fiyat istikrarı belirsizlikleri azaltarak yatırım ve üretim için daha elverişli bir ortam oluşturuyor"
TCMB Başkanı Karahan, fiyat istikrarını sağlamanın önemli kazanımlarından birinin de verimlilikte gözlenecek artış olacağını dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Enflasyonla mücadele sürecinde artan öngörülebilirlik firmaların üretim süreçlerini geliştirmeye yönelik yatırımları planlamalarını da kolaylaştırıyor. Bu da verimlilikteki artışı destekliyor. Nitekim, enflasyonun yüksek seyrettiği 2022-2024 döneminde verimlilik göstergelerinde de azalış gözlendi. Bu dönemde çalışan başına üretim, tarım dışı sektörlerde yıllık ortalama binde 4 geriledi. Sıkı para politikamızla birlikte enflasyonun gerileme kaydettiği 2025 yılında ise sanayi başta olmak üzere tarım dışı sektörlerde verimlilik artışında belirgin bir toparlanma izlendi. Artan verimlilik, reel sektörün sürdürülebilir büyüme potansiyelini destekliyor."
Karahan, verimlilik artışının aynı zamanda firmaların şoklara karşı dayanıklılığını artırdığını ve finansal sağlamlıklarını güçlendirdiğini söyledi.
Fiyat istikrarının belirsizlikleri azaltarak yatırım ve üretim için daha elverişli bir ortam oluşturduğunu vurgulayan Karahan, bunun da verimlilik artışına dayalı büyümeye katkı sağladığını ifade etti.
- "Enflasyon gelişmeleri dezenflasyonda önemli yol katettiğimizi gösteriyor"
Fatih Karahan, yıllık enflasyonun eylülde yüzde 29,7 seviyesine gerilediğini hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu:
"Yakın dönem enflasyon gelişmeleri dezenflasyonda önemli bir yol katettiğimizi gösteriyor. 2024 Mayıs'ta yüzde 75,5'e yükselen enflasyon, uyguladığımız sıkı para politikasının etkisiyle önemli oranda geriledi. Jeopolitik gelişmeler başta enerji olmak üzere arz yönlü baskılarla dezenflasyon sürecini bu sene yavaşlattı. Bunun bir yansıması olarak yıllık enflasyondaki gerileme ivme kaybetti. Bununla birlikte, bu gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki yansımalarını sınırlamak amacıyla uyguladığımız politikalarımız sayesinde yıllık enflasyon, nisandaki yüzde 32,4 seviyesinden 2,6 puan gerileyerek eylül ayı itibarıyla yüzde 29,7 seviyesinde gerçekleşti."
- "Eylülde enerji dışındaki tüm gruplarda yıllık enflasyon geçen yıla kıyasla geriledi"
TCMB Başkanı Karahan, enflasyonun ana eğiliminin yavaşladığını vurgulayarak şunları ifade etti:
"Yıllık enflasyon, tanımı gereği son 12 aydaki fiyat değişimlerini içeriyor. Bu nedenle enflasyonun yakın dönemdeki seyrini ve nereye gittiğini anlayabilmek amacıyla ana eğilim göstergelerine bakıyoruz. Savaşın etkilerinin belirginleştiği mart-haziran döneminde üç aylık ortalamalar ana eğilimde yükselişe işaret ediyordu. Temmuz ayından itibaren ise ana eğilimde yeniden gerileme gördük. Yıllıklandırılmış olarak baktığımızda, savaş döneminde yüzde 30'lar seviyesine yükselen ana eğilim, eylül ayı itibarıyla yüzde 23,7 seviyesine işaret ediyor. Bu seviye, mevcut yıllık enflasyonun yaklaşık 6 puan altında."
Karahan, "Ana eğilimin yıllık enflasyonun altında seyretmesi, arz yönlü baskılar sönümlenirse, dezenflasyonun önümüzdeki dönemde hızlanarak devam edeceğine işaret ediyor. Bu gelişmeyi, sıkı para politikası duruşumuzun talep ve fiyatlama davranışları üzerindeki etkilerinin bir yansıması olarak değerlendiriyoruz." dedi.
Bu yıl enflasyonun seyrinde enerji fiyatlarının öne çıktığını dile getiren Karahan, eylül itibarıyla alt gruplara bakıldığında savaşın olumsuz etkilerinin belirgin olduğu enerji grubu dışındaki tüm gruplarda yıllık enflasyonun geçen yıla kıyasla gerilediğini vurguladı.
Hizmet grubunda yıllık enflasyonun 7 puan azalarak yüzde 37,7 seviyesine gerilediğini söyleyen Karahan, "Son iki aya kadar yüksek seyrederek dezenflasyon sürecindeki yavaşlamada etkili olan gıda ve alkolsüz içecekler grubunda da yıllık enflasyon geçen yılki yüzde 36,1 seviyesinden yüzde 27,6'ya geriledi. Geçen yıl olumsuz hava koşullarından etkilenen tarımsal üretimdeki toparlanma bu görünümü destekledi. Diğer yandan, küresel tarımsal emtia fiyatları ve iklim koşullarına ilişkin riskleri yakından takip ediyoruz." diye konuştu.
- "Dezenflasyon sürecindeki ivme kaybı enerji fiyatlarındaki artıştan kaynaklanıyor"
Fatih Karahan, yıllık enflasyonun temel mallarda yüzde 19,9'dan yüzde 15,9'a gerilediğini belirterek şunları söyledi:
"Jeopolitik gelişmeler kaynaklı maliyet artışlarına rağmen temel mal enflasyonunun ılımlı seyri, zayıf talep koşullarının maliyet geçişkenliğini sınırladığına işaret ediyor. Enerji grubunda yıllık fiyat artışı yüzde 46,1 ile geçen yılın yaklaşık 11 puan üzerinde gerçekleşti. Dolayısıyla bu yıl dezenflasyon sürecindeki ivme kaybının esas olarak jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatları üzerindeki etkisinden kaynaklandığını değerlendiriyoruz."
Karahan, uzun süredir hizmet enflasyonunun belirgin olarak üzerinde seyreden aylık kira artışlarının son aylarda kayda değer şekilde yavaşlayarak hizmet grubu genelinin altına indiğine işaret ederek, "Bu gelişme, hizmet enflasyonunda kira kaleminden gelen ataletin gücünü yitirdiğini gösteriyor." dedi.
Katılığın önemli bir etken olduğu eğitim hizmetlerinin bir önceki yıla kıyasla yavaşlasa da eylüldeki artışlarla öngörülenden yüksek seyrettiğini dile getiren Karahan, artan enerji fiyatlarının dolaylı etkileri nedeniyle ulaştırma hizmetlerinde yıllık enflasyonun yüzde 44 ile bir önceki yılın üzerinde seyrettiğini ifade etti.
Karahan, haberleşme hizmetleri enflasyonunun da geçen yıla kıyasla belirgin şekilde yükseldiğini ve yüzde 24'ten yüzde 44'e çıktığını söyledi.
- "Enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin sağlanamaması ihtiyatlı duruşun devamını gerektiriyor"
TCMB Başkanı Karahan, gelecek dönemde enflasyonun seyrinde başta enerji fiyatları olmak üzere arz yönlü gelişmelerin, talep koşullarının ve beklentilerin seyrinin öne çıkacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Yılın ilk yarısına ilişkin milli gelir verileri ve üçüncü çeyreğe ilişkin göstergeler iç talepte zayıf bir seyre işaret ediyor. Altın hariç bakıldığında, temmuz itibarıyla üçüncü çeyrekte perakende satışların büyümesinin yavaşladığını görüyoruz. Kart harcamalarındaki çeyreklik artışın sınırlı kalması da talepteki yavaşlamayı teyit ediyor. Enflasyon beklentileri ihtiyatlı duruşun sürdürülmesini gerektiriyor. Arz şoklarının ikincil etkileri açısından yakından takip ettiğimiz bir diğer unsur da enflasyon beklentileri. Savaşın ilk dönemlerinde orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımasının iki kanal üzerinden olacağını değerlendirmiştik. Bunlardan biri enflasyon beklentilerindeki olası bozulma, diğeri de ekonomik faaliyetteki soğumaydı. Bu iki kanalın hangisinin baskın çıkacağının ve neticesinde enflasyon görünümünün ne yöne evrileceğinin para politikası duruşumuza bağlı olduğunu ifade etmiştik. Geldiğimiz noktada, para politikasındaki sıkı duruşumuzun etkisiyle enflasyon beklentilerindeki bozulmanın sınırlı kaldığını, talepteki zayıflama neticesinde enflasyonun ana eğiliminin düşme eğiliminde olduğunu görüyoruz."
Karahan, enflasyon beklentilerinde sene başında öngördükleri iyileşmenin sağlanmamış olmasının dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam ettiğini ve ihtiyatlı duruşu sürdürmeyi gerekli kıldığını vurguladı.
- "Fonlardaki çıkışlar büyük oranda mevduata yöneldi"
Fatih Karahan, yurt içi yerleşiklerin TL tercihinin güçlü kalmaya devam ettiğini belirterek şunları kaydetti:
"Sıkı para politikası duruşumuz ve destekleyici makro ihtiyati araç setimiz yurt içi yerleşiklerin TL mevduat tercihinin korunmasında da etkili oluyor. Kıymetli maden fiyat gelişmeleri ve artan jeopolitik riskler sonucunda TL payında dalgalanmalar görülebiliyor. Özellikle ikinci çeyrekten itibaren TL mevduata girişlerin hızlanmasıyla TL mevduatın payı yüzde 61'in üzerine yükseldi. Son dönemde para piyasası ve benzeri fonlardan çıkışlar oldu. Ancak fonlardaki çıkışlar büyük oranda mevduata yöneldi. Mevduata yönelime para birimi kompozisyonunda baktığımızda TL tercihinin mevcut TL payı ile uyumlu olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla TL payı yatırım fonları dahil veya hariç olarak yüzde 61 seviyesinde kalmaya devam ediyor."
- "Fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunu sürdüreceğiz"
TCMB Başkanı Karahan, cari açığın ikinci çeyrekte olumsuz dış koşullara rağmen gerilediğini ve milli gelire oran olarak yataya yakın bir seyir izlediğini dile getirerek, jeopolitik risklerin devam etmesi nedeniyle enerji fiyatlarının yüksek seyrini sürdürdüğünü, bu durumun dış ticaret açığı üzerinde yukarı yönlü risk taşıdığını söyledi.
Bu yıl cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşeceğini öngördüklerini belirten Karahan, rezervlerde savaş sonrası görülen gerilemenin bir kısmının telafi edildiğini bildirdi. Karahan, "27 Şubat'ta 210 milyar dolar olan brüt rezervler, savaşın etkisiyle 26 Haziran'da 149 milyar dolara gerilese de 25 Eylül itibarıyla 171 milyar dolar seviyesine yükseldi. 27 Şubat sonrası rezervlerdeki gerilemenin 23 milyar dolarlık kısmı altın fiyatlarındaki düşüşten kaynaklandı. Swap hariç net rezervler ise 25 Eylül itibarıyla 40 milyar dolar seviyesinde bulunuyor." diye konuştu.
Fiyat istikrarının sürdürülebilir büyüme ve sağlıklı bir yatırım ortamına zemin hazırlayacak önemli bir ön koşul olduğunu vurgulayan Karahan, sözlerini şöyle tamamladı:
"Son dönem verileri sıkı para politikasının etkisiyle enflasyon görünümünün iyileştiğini ima ediyor. Bununla birlikte jeopolitik gelişmeler yukarı yönlü riskleri canlı tutuyor. Bu nedenle dezenflasyon konusundaki kazanımlarımızın devamını sağlamak için ihtiyatlı olmaya devam edeceğiz. Bu doğrultuda, fiyat istikrarı sağlanana kadar gerekli sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceğimizi vurgulamak isterim."
AA
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.