ANALİZ- Uluslararası Piyasalar Günlük Bülten (Burgan Yatırım)

İlgili Dosyayı Görüntüle

Öne Çıkan Gelişmeler

Küresel piyasalarda haftanın son işlem gününde Orta Doğu'daki askeri hareketlilik ile merkez bankalarının sıkılaşma patikası öne çıkıyor. ABD'nin Basra Körfezi'ne ilave bir uçak gemisi ile binlerce denizci ve deniz piyadesi göndermeye hazırlanması, Washington'ın İran'a karşı askeri seçeneklerini genişlettiğini gösterirken, enerji altyapısının korunmasına yönelik ek savunma unsurlarının da bölgeye sevk edildiği belirtiliyor. ABD-İran görüşmelerinde kısa vadede ilerleme sağlanamaması ve Hürmüz Boğazı çevresindeki belirsizlik bu askeri yığınağın önemini artırıyor. Para politikası tarafında ise son günlerde Fed yetkililerinin ekim toplantısında acele edilmemesi gerektiğine yönelik mesajları tahvil piyasasında sınırlı bir rahatlama sağladı. Buna rağmen yüksek enerji maliyetleri, güçlü ekonomik aktivite ve enflasyon riskleri nedeniyle yılın ilerleyen döneminde yeni bir faiz artışı ihtimali masada kalmaya devam ediyor. Bugün açıklanacak istihdam verileri bu tartışmanın önemli girdilerinden biri olacak. Asya tarafında Tokyo'da temel enflasyonun yeniden hızlanması, Japonya Merkez Bankası'nın son dönemde benimsediği daha sıkı politika yaklaşımını destekledi. Fiyatlamalar

Dolar endeksi %0,57 yükselişle 102,04 seviyesinden günü tamamlarken, güçlü ABD verileri ve uzun vadeli faizlerin yüksek seyri doları destekledi. USD/JPY %0,43 artışla 158,06 seviyesine çıkarken, EUR/USD %0,75 düşüşle 1,1244'e, EUR/GBP ise %0,25 gerileyerek 0,8519 seviyesine indi. ABD 10 yıllık Hazine tahvil faizi gün içinde %5,34 ile 2002'den bu yana en yüksek seviyesini test ettikten sonra gelen tahvil alımları ve Fed yetkililerinin ek faiz artışları konusunda acele edilmemesi gerektiğine yönelik mesajlarıyla %5,24 çevresine geriledi. İki yıllık faizlerdeki daha belirgin düşüş, piyasanın ekim toplantısında yeni bir faiz artışı ihtimalini azaltmasına işaret ederken, uzun vadeli getirilerin halen yüksek kalması mali görünüm ve enflasyon risklerinin fiyatlamadan çıkmadığını gösteriyor. Ons altın %0,49 yükselişle 4.177 dolara, gümüş %0,95 artışla 60,80 dolara çıktı. Tahvil getirilerinin gün içi zirvelerinden geri çekilmesi değerli metalleri desteklerken, Orta Doğu'daki askeri hareketlilik de güvenli liman talebini canlı tuttu. Brent petrol %5,18 yükselişle 106,84 dolardan günü tamamladı. ABD'nin Basra Körfezi'ndeki askeri varlığını artırması ve İran'a yönelik olası yeni operasyonlara ilişkin belirsizlik arz risk primini yeniden yükseltirken, Çin'in petrol ürünü ihracatını durdurması da enerji piyasasındaki sıkılığı artırdı. ABD hisse piyasalarında S&P 500 %0,19, Nasdaq 100 %0,31 yükseldi. Gün içinde tahvil faizlerindeki sert yükseliş hisse piyasasını baskılasa da, getirilerin zirvelerden geri çekilmesi ve Micron'un güçlü sonuçlarının yarı iletken hisselerini desteklemesi endekslerin günü pozitif tamamlamasını sağladı. Günün temel ayrışması ise dolar ve petrol güçlü kalırken tahvil faizlerinin seans içi zirvelerden gerilemesi oldu. Bu görünüm, piyasanın jeopolitik ve enflasyon risklerini fiyatlamaya devam ederken kısa vadede Fed'in hemen yeni bir faiz artışına gitme ihtimalini daha düşük değerlendirdiğini gösteriyor. Ekonomik Takvim

Bugün Euro Bölgesi'nde TÜFE verisi, ABD'de ise tarım dışı istihdam verisi takip edilecek. Bilanço tarafında önemli bir şirket sonucu bulunmazken, piyasanın odağında ABD-İran hattındaki gelişmeler, Hürmüz Boğazı ve Orta Doğu'daki askeri hareketlilik olacak.

Küresel piyasalarda Perşembe gününün ana temasını Fed'in Ekim ayında yeniden faiz artıracağı beklentisinin belirgin biçimde zayıflamasına rağmen uzun vadeli tahvil faizlerinin çok yıllı zirvelere çıkması ve petrolde jeopolitik risklerle yeniden başlayan sert yükseliş oluşturdu. Fed Başkan Yardımcısı Jefferson'ın yeni bir faiz artırımı için daha fazla veri görmek gerektiğini söylemesi, New York Fed Başkanı John Williams'ın hafta başındaki acele etmeye gerek yok mesajını güçlendirdi. Piyasada Ekim toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımı olasılığı bir hafta önceki yaklaşık %70'ten %25 civarına gerilerken, Aralık ayında bir artış tamamen fiyatlanmaya devam ediyor. Dallas Fed Başkanı Logan ise enflasyonu yeniden %2 hedefine yaklaştırmak için en az 50 baz puanlık ilave sıkılaşmaya ihtiyaç olabileceğini belirterek daha şahin tarafta kaldı. Dolayısıyla Fed içinde faizlerin daha da yükselmesi gerektiği konusunda önemli bir görüş birliği bulunurken, asıl ayrışmanın artışın Ekim'de mi yoksa Aralık ve 2027'ye yayılarak mı yapılacağı konusunda olduğunu görüyoruz. Döviz piyasasında doların güçlü seyrini sürdürdüğünü görüyoruz. Dolar Endeksi 102,09 ile Nisan 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaşırken, üst üste üçüncü haftalık yükselişine yönelmiş durumda. Burada yalnızca Fed beklentileri değil, Avrupa kaynaklı riskler de doları destekliyor. Fransa'nın mali görünümüne ilişkin endişeler Fransız-Alman 10 yıllık tahvil faiz farkını 140 baz puanın üzerine taşırken EUR/USD 1,1215 ile Mayıs 2025'ten bu yana en düşük seviyesini gördü. Böylece daha önce takip ettiğimiz 1,1350-1,1450 destek bölgesinin belirgin biçimde aşağı kırıldığını görüyoruz. Kısa vadede dolar lehine görünümün korunduğunu düşünüyoruz ancak bugün açıklanacak ABD istihdam verisi bu hareketin devam edip etmeyeceği açısından kritik olacak. Beklentilerin üzerinde ücret ve istihdam artışı Fed'in ek sıkılaşma beklentilerini yeniden güçlendirebilirken, zayıf bir rapor doların son dönemdeki hızlı yükselişinde kâr realizasyonuna zemin hazırlayabilir.

Tahvil piyasası küresel fiyatlamanın merkezinde kalmaya devam ediyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi gün içerisinde %5,34 ile 2002'den bu yana en yüksek seviyesine çıktıktan sonra Fed'den Jefferson'ın daha temkinli mesajlarıyla %5,26 civarına geriledi. ABD 10 yıllık faizinin üçüncü çeyrekte yaklaşık 90 baz puan yükselerek bu yüzyılın en sert çeyreklik faiz artışını kaydetmesi tahvil piyasasında yapısal bir yeniden fiyatlamayla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Burada artık yalnızca Fed'in politika faizini değil, yüksek enerji fiyatları, güçlü büyüme, kamu borçlanması ve artan tahvil arzının uzun vadeli faizler üzerinde yarattığı ek getiri baskısını da fiyatladığımızı düşünüyoruz. Bu nedenle Fed'in Ekim'de pas geçmesi tek başına 10 yıllık faizi kalıcı biçimde %5'in altına indirmeye yetmeyebilir.

Petrolde bir gün önce gördüğümüz 100 dolar altına gerilemenin kalıcı olmadığını ve jeopolitik risk priminin yeniden hızlı biçimde devreye girdiğini gördük. Aralık vadeli Brent petrol %4,37 yükselişle 102,31 dolara, WTI ise %2,71 artışla 92,87 dolara çıktı. Yükselişte ABD'nin Orta Doğu'ya üçüncü uçak gemisi ve 10 bine kadar ilave asker göndermeyi değerlendirdiğine ilişkin haberler ile Çinli rafinerilerin Hong Kong ve Makao dışına petrol ürünü ihracatını durdurması belirleyici oldu. Brent'te 100 doların kalıcı biçimde altına inilmesini hala küresel enflasyon açısından temel rahatlama koşulu olarak görüyoruz, 100 dolar üzerindeki kalıcılık ise Fed ve tahvil piyasası üzerindeki baskıyı yüksek tutabilir.

Değerli metallerde Fed'in Ekim ayında faiz artırma ihtimalinin azalmasıyla yüksek tahvil faizleri arasında bir denge arayışı görüyoruz. Altının eylül ayında %6'nın üzerinde değer kaybetmesinin ardından Fed beklentilerindeki yumuşama kısa vadede destek sağlıyor ancak 10 yıllık ABD faizinin %5,30 çevresine kadar yükselmesi faiz getirisi olmayan değerli metaller açısından önemli bir karşı rüzgar olmaya devam ediyor. Kısa vadede ons altında Temmuz ayı diplerine yakın olan 4.000 dolar bölgesini altın açısından kritik psikolojik ve teknik eşik şeklinde, gümüşte ise 55-57 dolar çevresini benzer bir önemde takip ediyoruz.

Bugün piyasanın odağı doğrudan ABD tarım dışı istihdam raporuna çevrilmiş durumda. Haftalık işsizlik maaşı başvurularının 197 bine gerilemesi ve ISM imalat göstergesindeki fiyat baskılarının güçlenmesi işgücü piyasasının hala dirençli olduğuna işaret ediyor. Bu nedenle bugün yalnızca manşet istihdam rakamını değil, özellikle ortalama saatlik kazançları yakından takip edeceğiz. Ücretlerde beklentilerin üzerinde bir artış Fed açısından enflasyon riskini yeniden öne çıkararak Ekim faiz artırımı olasılığını yukarı taşıyabilir. Bugünkü istihdam raporunun zayıf gelmesi halinde Ekim artırım ihtimalinin daha da gerilemesini, kısa vadeli ABD faizlerinde düşüş ve değerli metallerde toparlanma görmeyi bekleriz. Güçlü istihdam ve özellikle yüksek ücret artışı ise petrol-enflasyon-Fed sıkılaşması zincirini yeniden öne çıkararak dolar ile tahvil faizlerini destekleyebilir.

ABD hisse senedi piyasaları - Dünkü seansta en güçlü şirket sinyallerinden biri Accenture'dan geldi. Hissenin yaklaşık %22 yükselmesi sadece beklentilerin üzerinde gelen finansallarla açıklanabilecek bir hareket değil. Piyasanın uzun süredir tartıştığı temel konu, üretken yapay zekanın danışmanlık ve bilgi teknolojileri hizmet şirketlerinin iş modelini daraltıp daraltmayacağıydı. Accenture'ın yeni mali yıl için %3-%6 gelir büyümesi öngörmesi, çeyreklik siparişlerin %4 artışla 22,17 milyar dolara ulaşması ve danışmanlık gelirlerinin %7 büyümesi bu endişeyi şimdilik tersine çevirdi. Kurumsal müşteriler yapay zekayı yalnızca yazılım lisansı satın alarak devreye alamıyor. Veri altyapısının dönüştürülmesi, mevcut sistemlerin yeni modellerle entegre edilmesi, süreçlerin yeniden tasarlanması ve güvenlik katmanlarının kurulması gerekiyor. Accenture'ın aldığı talep de ağırlıklı olarak buradan geliyor. Dolayısıyla yapay zekanın bazı geleneksel danışmanlık işlerini otomatikleştirmesi gelir kaybı yaratırken, dönüşüm projelerinde yeni bir talep alanı açıyor. Şirketin büyüme için yaklaşık 5 milyar dolarlık satın alma bütçesi ayırması da bu geçişi hızlandırmak istediğini gösteriyor. Burada bizi asıl ilgilendiren nokta Accenture'ın tek başına yükselmesi değil. Cognizant ve IBM gibi benzer şirketlerin de pozitif ayrışması, piyasanın yapay zeka yatırım döngüsünü yalnızca çip ve veri merkezi donanımı üzerinden fiyatlamaktan çıkıp kurumsal uygulama katmanına taşımaya başladığını gösteriyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde kurumsal müşterilerden gerçek yapay zeka geliri yaratabilen hizmet şirketlerini daha yakından takip etmeyi anlamlı buluyoruz. Accenture tarafında sonuçları olumlu değerlendiriyoruz ancak tek günlük sert fiyat hareketi sonrasında yeni pozisyon açısından mevcut seviyeleri takip etmek yerine sipariş büyümesinin birkaç çeyrek daha korunup korunmadığını görmek daha sağlıklı.

Yapay zeka yatırım zincirinin bir başka bölümünde Synopsys dün yaklaşık %10 yükseldi. Şirketin OpenAI ve Amazon Web Services ile açıkladığı yeni anlaşmalar ve 2027 için beklentilerin üzerinde gelir ve kar görünümü, çip tasarım yazılımlarının yapay zeka yatırımlarından nasıl faydalandığını net biçimde ortaya koyuyor. Model tarafında rekabet arttıkça Nvidia, AMD veya müşteriye özel çip üreticilerinin daha karmaşık mimariler geliştirmesi gerekiyor. Bu da Synopsys gibi elektronik tasarım otomasyonu yazılımı sağlayıcılarının ürünlerine olan ihtiyacı artırıyor. Buradaki gelir modeli klasik donanım şirketlerinden daha farklı. Fabrika kurma veya yüksek stok taşıma ihtiyacı sınırlı olduğu için artan talebin marj ve nakit akışına dönüşümü daha doğrudan gerçekleşebiliyor. Yapay zeka yatırımlarında sermaye maliyetinin yükseldiği mevcut ortamda bu özellik daha değerli hale geliyor. Aynı zincirin enerji tarafında Amazon ile Constellation Energy arasında imzalanan 20 yıllık elektrik alım anlaşmasını da önemli buluyoruz. Veri merkezi yatırımlarının büyümesi artık sadece daha fazla işlemci siparişi anlamına gelmiyor. Şirketler yıllar sonrasının elektrik kapasitesini bugünden güvence altına alıyor. Amazon'un Calvert Cliffs nükleer santralinin genişlemesini destekleyen uzun vadeli anlaşması, veri merkezi yatırımlarının enerji tarafında yarattığı talebin geçici olmadığını gösteriyor. Dolayısıyla yapay zeka temasında şirket seçimimizi yalnızca büyük teknoloji hisseleriyle sınırlamıyoruz. Synopsys gibi tasarım yazılımlarında yüksek marj üreten şirketler ile Constellation Energy gibi uzun vadeli sözleşmelerle gelir görünürlüğünü artıran enerji üreticileri, yatırım döngüsünün daha az konuşulan ancak finansal kalitesi daha yüksek bölümlerinde yer alıyor.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Tüm Haberler