ANALİZ- Uluslararası Piyasalar Günlük Bülten (Burgan Yatırım)
Öne Çıkan Gelişmeler
Küresel piyasalarda haftanın ortasına girilirken Fed'in faiz patikasına ilişkin beklentiler ile Orta Doğu'daki enerji akışının toparlanması öne çıkıyor. New York Fed Başkanı John Williams, enflasyonun hedefe dönmesi için bu yıl içinde bir faiz artışının daha uygun olabileceğini ancak Fed'in acele etmesine gerek olmadığını söyledi. Williams'ın açıklamaları sonrasında ekim toplantısında artış beklentileri zayıflarken, piyasa aralık ayını daha olası bir tarih olarak fiyatlamaya başladı. Enerji tarafında ise Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı boru hattını yeniden devreye alması ve Yanbu'dan yüklemelerin başlamasıyla Orta Doğu'dan ham petrol sevkiyatları toparlanıyor.
Bölgesel ihracat savaşın başlangıcından bu yana en yüksek seviyelerine çıkarken, akışların savaş öncesi düzeylerin yaklaşık %89'una kadar yaklaştığı hesaplanıyor. Buna rağmen ABD-İran görüşmelerindeki belirsizlik ve yaptırım tartışmaları devam ettiği için jeopolitik risk tamamen ortadan kalkmış değil. Yapay zeka tarafında ise iki farklı başlık öne çıkıyor.
OpenAI'ın en az 30 milyar dolarlık yeni yatırım turunda yaklaşık 1,4 trilyon dolar değerleme hedeflediği belirtilirken, şirketin büyüme için ihtiyaç duyduğu sermayenin ölçeği dikkat çekiyor. Aynı zamanda Beyaz Saray'da teknoloji şirketleriyle yapılan toplantıda bağımsız güvenlik denetimleri ve daha sıkı şirket içi kontroller konusunda gönüllü bir çerçeve üzerinde uzlaşıldı. Bu gelişmeler, yapay zeka sektöründe finansman ihtiyacı ile güvenlik standartlarının aynı anda daha önemli hale geldiğini gösteriyor.
Fiyatlamalar
Dolar endeksi %0,20 yükselişle 101,37 seviyesinden günü tamamlarken, yüksek ABD tahvil faizleri ve Fed'in yılın geri kalanında ek sıkılaşmaya açık kalması doları desteklemeyi sürdürdü. USD/JPY %0,06 düşüşle 157,27 seviyesine gerilerken, EUR/USD %0,25 düşüşle 1,1341'e, EUR/GBP ise %0,08 kayıpla 0,8571 seviyesine indi. ABD 10 yıllık Hazine tahvil faizi %0,04 düşüşle %5,23 seviyesinde günü tamamladı. Gün içinde 10 yıllık getirinin 2007'den bu yana görülen en yüksek seviyeleri test etmesine rağmen New York Fed Başkanı John Williams'ın yeni bir faiz artışı konusunda acele edilmesine gerek olmadığını belirtmesi kısa vadeli faiz artışı beklentilerini bir miktar sınırladı.
Buna karşılık uzun vadeli faizlerin %5'in üzerinde kalması, piyasanın enflasyon ve mali görünüm konusunda temkinli duruşunu koruduğunu gösteriyor. Değerli metaller önceki seansta yaşanan sert satışın ardından tepki verdi. Ons altın %1,63 yükselişle 4.181 dolara, gümüş %1,33 artışla 61,29 dolara çıktı. Tahvil faizlerinin gün içi zirvelerinden geri çekilmesi ve önceki gün oluşan güçlü satışın ardından gelen pozisyon düzeltmeleri toparlanmayı destekledi, ancak yüksek reel getiri görünümü değerli metaller açısından baskı oluşturmaya devam ediyor. Brent petrol %3,09 düşüşle 99,47 dolara geriledi.
Orta Doğu'dan ham petrol sevkiyatlarının savaş öncesi seviyelere yaklaşması, arz kesintisine ilişkin risk priminin bir bölümünün fiyatlardan çıkmasını sağladı. Petrolün yeniden 100 doların altına gelmesi enflasyon açısından olumlu bir gelişme olsa da ABD tahvil piyasasında belirgin bir rahatlama yaratmadı. S&P 500 %0,17, Nasdaq 100 %0,14 gerileyerek günü sınırlı kayıpla tamamladı. Uzun vadeli faizlerin yüksek kalması hisse değerlemeleri üzerinde baskı yaratırken, Williams'ın açıklamaları ve petrol fiyatlarındaki düşüş satışın derinleşmesini engelledi. Günün temel ayrışması, enerji fiyatlarında belirgin geri çekilmeye rağmen 10 yıllık faizin %5,20'nin üzerinde kalmaya devam etmesi oldu.
Ekonomik Takvim
Bugün ABD'de ADP özel sektör istihdamı, ikinci çeyrek GSYH verisinin üçüncü okuması ve Fed'in yakından takip ettiği PCE enflasyonu izlenecek. Bilanço tarafında Micron sonuçları yarı iletken ve bellek hisseleri açısından günün öne çıkan şirket gelişmesi olacak.
Küresel piyasalarda ana tema ABD tahvil faizlerinin çok yıllı zirvelere yükselmesi, Fed'in ek faiz artırımlarının zamanlamasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesi ve petrolde arz endişelerinin kısmen hafiflemesi oluşturdu. Günün ilk bölümünde güçlü dolar, yüksek petrol ve şahin Fed beklentileri finansal koşulları sıkı tutarken, ABD verilerinde işgücü piyasasına ilişkin daha zayıf sinyaller ve New York Fed Başkanı Williams'ın açıklamaları günün ikinci yarısında bu fiyatlamayı bir miktar yumuşattı.
Ağustos JOLTS açık iş sayısı 256 bin azalarak 7,079 milyona, Eylül tüketici güveni ise 81,9 ile yaklaşık 12,5 yılın en düşük seviyesine geriledi. Williams, Eylül artırımının ardından yeni bir hamlede acele edilmesine gerek olmadığını ve temel senaryosunda yıl sonuna doğru yalnızca bir ilave faiz artırımının yeterli olabileceğini söyledi. Bunun üzerine Ekim toplantısında 25 baz puanlık artırım olasılığı gün içindeki yaklaşık %70 seviyesinden %50 civarına geriledi. Dolayısıyla Fed patikasında Ekim'den ziyade Aralık ayında bir artış senaryosunun yeniden ağırlık kazandığını görüyoruz.
Döviz piyasasında yüksek ABD tahvil faizlerinin dolar üzerindeki desteği devam etti. Dolar Endeksi gün içinde 101,40 ile Temmuz'dan bu yana en yüksek seviyesine ulaşırken EUR/USD 1,1312 ile Mayıs 2025'ten bu yana en düşük seviyesini gördü ve daha sonra 1,1340 çevresinde dengelendi. Böylece daha önce yıl için dip adayı olarak takip ettiğimiz 1,1350-1,1450 bölgesinin alt sınırı test edilmiş oldu.
Fed faiz artırım beklentilerinin Williams sonrasında bir miktar zayıflaması doların gün içi kazançlarını sınırlasa da ABD ile diğer gelişmiş ülkeler arasındaki faiz farkı halen dolar lehine çalışıyor. Bu nedenle kısa vadede doların güçlü kalabileceğini ancak bugün açıklanacak ABD PCE enflasyonu ve Cuma günkü istihdam raporunun yön açısından belirleyici olacağını düşünüyoruz. Özellikle PCE'de aşağı yönlü bir sürpriz Ekim artırım beklentilerini daha da azaltarak EUR/USD'de tepki hareketi yaratabilir.
Tahvil piyasasında uzun vadeli faizlerdeki satışın henüz sona ermediğini gördük. ABD 10 yıllık tahvil faizi gün içerisinde %5,293 ile Haziran 2007'den, 30 yıllık faiz ise %5,6206 ile Haziran 2002'den bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Williams'ın açıklamaları sonrasında kısa vadeli faizler gerilerken uzun vadeli getirilerin yüksek kalması, piyasanın yalnızca Fed politika faizini değil, yüksek kamu borçlanması, artan tahvil arzı, mali görünüm ve uzun vadeli enflasyon riskleri için talep ettiği ek getiriyi fiyatlamaya devam ettiğini gösteriyor.
Petrol fiyatlarındaki düşüşün günün ilerleyen bölümünde faizleri zirvelerden aşağı çekmesini olumlu bulmakla birlikte, 10 yıllık faizde %5 seviyesini ana eşik ve destek bölgesi olarak izlemeye devam ediyoruz. Kalıcı bir rahatlama için petrolün gerilemesinin yanında ABD enflasyon ve istihdam verilerinin de soğumaya işaret etmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Değerli metallerde pazartesi günkü sert satışın ardından tepki alımlarının devreye girdiğini gördük. Pazartesi günü 4.110 dolar ile yedi haftanın dibini gören spot altın, salı günü yaklaşık %1 yükselerek 4.150 dolar çevresine toparlandı. Ancak yüksek ABD tahvil faizleri ve Fed'in yıl sonuna kadar yeniden faiz artıracağı beklentisi toparlanmayı sınırladı. Gümüşte de pazartesi günkü sert satışın ardından sınırlı toparlanma izlenirken, temel fiyatlama dinamiğinin altınla benzer kaldığını görüyoruz.
Mevcut ortamda jeopolitik risklerin güvenli liman talebi yaratmasından çok dolar ve reel faizlerin değerli metaller üzerindeki etkisinin ağır bastığını düşünüyoruz. Williams'ın daha temkinli mesajları ve petrolün gerilemesi değerli metaller açısından destekleyici olmakla birlikte, güçlü bir yükseliş hareketi için ABD tahvil faizlerinde daha belirgin bir geri çekilmeye ihtiyaç olduğunu değerlendiriyoruz.
Hafta ortasında küresel piyasalardaki odağımız doğrudan ABD PCE enflasyonuna çevrilmiş durumda. Reuters anketinde yıllık PCE enflasyonunun ağustosta %3,7 civarında gerçekleşmesi bekleniyor. PCE'nin beklentinin üzerinde gelmesini Ekim faiz artırım ihtimalini yeniden güçlendirebilecek, dolar ve tahvil faizlerini yukarı taşıyabilecek ve altın-gümüş üzerinde baskı yaratabilecek temel risk olarak görüyoruz. Buna karşılık daha yumuşak bir veri, Williams'ın acele etmeye gerek yok mesajını destekleyerek piyasanın tek artışı Aralık'a ötelemesine neden olabilir. Cuma günkü tarım dışı istihdam öncesinde ABD 10 yıllık faizinde %5, Brent'te 100 dolar ve EUR/USD'de 1,1350 bölgesini küresel fiyatlamanın üç kritik göstergesi olarak izlemeye devam edeceğiz.
ABD hisse senedi piyasaları - Eylül ayının son işlem gününe girilirken ABD hisse piyasasının tahvil tarafındaki sert hareketlere rağmen görece dirençli kaldığını görüyoruz. 10 yıllık tahvil faizi %5,23 seviyesinde, 30 yıllık tahvil faizi ise 2002'den bu yana görülen en yüksek seviyelere çıkmış durumda. Buna rağmen S&P 500'de satışların sınırlı kalması, piyasanın halen güçlü şirket karları ve yapay zeka kaynaklı büyüme beklentileri tarafından desteklendiğini gösteriyor.
Ancak burada önemli bir değişim var. Faizlerin geldiği seviye artık sadece değerleme baskısı yaratmıyor, şirketlerin büyüme modellerini de birbirinden ayırıyor. Yüksek sermaye ihtiyacı olan şirketlerde finansman maliyeti daha hızlı hissedilirken, fiyatlama gücü ve güçlü nakit üretimi olan şirketler daha dirençli kalıyor. Bugünkü PCE ve büyüme verileri bu açıdan önemli.
Verilerin güçlü gelmesi tahvil faizlerini yeniden yukarı taşıyabilir ancak bizim için asıl belirleyici, bu faiz ortamında hangi şirketlerin kar tahminlerini yukarı çekmeye devam edebildiği olacak. Bu nedenle endeks seviyesinden çok şirket bazlı sonuçlara odaklanıyoruz. Dün FICO'nun %26'nın üzerinde gerilemesine karşılık bazı teknoloji hisselerinin pozitif ayrışması da aynı tabloyu destekliyor. Yüksek faiz tek başına bütün piyasayı aşağı çekmiyor, şirket özelindeki kar ve regülasyon risklerini daha sert fiyatlatıyor.
Günün en önemli şirket başlığı Micron bilançosu. Bellek tarafında son iki yıldır oluşan güçlü döngünün artık yalnızca hacim artışından değil, ürün karmasının yüksek bant genişlikli belleğe kaymasından beslendiğini görüyoruz. Samsung'un yüksek bant genişlikli belleğin küresel DRAM kapasitesindeki payının gelecek yıl yaklaşık %20'den %30'a çıkabileceğini açıklaması burada önemli. HBM ile standart DRAM aynı üretim kapasitesini kullandığı için üretimin daha fazla HBM'e kayması, klasik DRAM tarafında da arzı sıkı tutabilir. Bu durum Micron için yalnızca yapay zeka sunucularındaki talep açısından değil, genel bellek fiyatlaması açısından da destekleyici.
Bu nedenle bu akşam açıklanacak sonuçlarda gelir ve hisse başına kar rakamından çok üç noktaya bakacağız: HBM kapasitesinin ne kadarının 2027 için şimdiden bağlandığı, standart DRAM ve NAND fiyatlamasında disiplinin korunup korunmadığı ve yatırım harcamalarının ne hızda artırılacağı. Piyasa güçlü bir bilanço bekliyor, dolayısıyla rakamların beklentiyi aşması tek başına yeterli olmayabilir. Yönetimin ileriye dönük talep görünümünde yeni bir yukarı revizyon yapması daha belirleyici olacaktır. Öte yandan Netlist'in Micron'un bazı HBM ürünlerinin ABD'ye ithalatının engellenmesi için ticaret kurumuna başvurması yeni bir risk unsuru.
Bunun kısa vadede doğrudan operasyonel etki yaratmasını baz senaryo olarak görmüyoruz ancak bilanço öncesinde hukuki belirsizliğin artması, güçlü sonuçlara rağmen hisse fiyatlamasının daha oynak kalmasına neden olabilir. Micron'u bugün yalnızca tek bir şirket bilançosu olarak değil, yapay zeka yatırım döngüsünün bellek ayağının ne kadar sürdürülebilir olduğuna ilişkin en önemli testlerden biri olarak değerlendiriyoruz.
Dünkü FICO hareketi ise farklı bir açıdan önemli. Federal konut otoritesinin Fannie Mae ve Freddie Mac tarafında VantageScore kullanımını genişletmesi ve kredi skoru fiyatlamasında tek bir yapının oluşturulmasını değerlendirmesi, FICO'nun mortgage tarafındaki uzun süredir devam eden hakimiyetine doğrudan baskı oluşturuyor. Burada hissenin bir günde %26'nın üzerinde gerilemesini yalnızca aşırı satış olarak değerlendirmiyoruz. FICO'nun en güçlü tarafı yıllardır yüksek marj, sınırlı sermaye ihtiyacı ve güçlü fiyatlama gücüydü. Yeni düzenlemeler bu üçlü içinde özellikle fiyatlama gücünü sorgulatıyor. Dolayısıyla düşüşün büyüklüğü tek başına cazip bir giriş seviyesi anlamına gelmiyor. Regülasyonun FICO'nun mortgage gelirleri üzerindeki etkisi ve VantageScore'un ne kadar hızlı pay kazanacağı netleşmeden kısa vadeli toparlanmayı yatırım tezinin iyileşmesi olarak okumak zor. Bu nedenle bugün şirket seçimi açısından iki farklı profil öne çıkıyor.
Micron'da güçlü sektör talebi var ancak beklenti seviyesi yüksek. FICO'da değerleme hızla ucuzladı ancak iş modeline ilişkin yapısal belirsizlik arttı. Mevcut faiz ortamında tercihimiz, yalnızca fiyatı düşmüş şirketlerden ziyade kar tahminlerinin yukarı revize edilmeye devam ettiği ve talep görünürlüğünün güçlü kaldığı isimlerden yana. Bu açıdan Micron sonuçları, dördüncü çeyreğe girerken yarı iletken ve bellek tarafında pozisyon büyüklüğü açısından daha belirleyici olacak.
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
ForInvest Haber
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.