ANALİZ- Haftalık Bülten (Kuveyt Türk)
ABD - İran savaşı eksenindeki volatil seyir devam ederken, küresel piyasaların odağı bu hafta New York'ta gerçekleşen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaydı. Bir önceki hafta ABD - İran cephesinde Husiler'in Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları risk iştahını baskılarken, yeni haftanın ilk gününde Suudi Arabistan'ın hasar gören boru hattında kapasitenin kısmen geri dönmesine yönelik haberler ve ABD ile İran'ın yeniden görüşmeye başlayabileceğine yönelik beklentiler kara bulutları bir miktar dağıtan etkenler oldu.
Ardından ABD Başkanı Trump'ın BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada İran ile alaşmanın Kasım'daki ara seçimlerden sonra gerçekleşeceğini ifade ederken, İran tarafı da şartlarının kabul edilmesi halinde müzakere kapısının açılabileceğini belirtti. Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı boru hattını yeniden devreye alması ve Yanbu Limanı'ndan ham petrol ihracatına hazırlanması ile Brent petrolün 100 dolar seviyesinin altına çekildiği gözlendi.
Devam eden günlerde iki taraftan da savaşın devamına ilişkin karmaşık ifadeler gelmeye devam ederken, Perşembe günü Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi arasındaki görüşme yakından takip edildi. Görüşmeden ticaret ateşkesinin 10 Ocak tarihine kadar uzatılma kararı çıkarken; Çin'in nadir toprak elementi tedariki, teknoloji kısıtlamaları ve Tayvan konuları cevapsız kaldı.
Makro cephede ise Çarşamba günü açıklanan öncü PMI verilerine göre, İmalat PMI 57 seviyesine yükselerek 53,6 beklentisini aşarken, bileşik PMI 58,4 ile 5 yıllık periyotun en güçlü aktivitesine işaret etti. Diğer yandan ABD 10 yıllık tahvil getirisi %5,11 seviyesine yükselerek 2007'den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Diplomatik haber akışlarının yoğun olduğu haftada S&P 500 ve Nasdaq haftayı değer kazanımları ile tamamlamaya hazırlanırken, Dow Jones ise haftayı negatif bölgede tamamlamaya hazırlanıyor.
Yurt içi tarafta ise fon piyasasındaki operasyonlar endeksin üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Fonların tasfiye süreci, tutuklama kararları ve aracı kurumlara gelen kısıtlamalarla birlikte endeksteki risk iştahının önemli ölçüde düştüğü gözlendi. Bu kapsamda SPK, 6 aracı kurumdan varlık çıkışlarının engellenmesine karar verirken, pay geri alımlarının teşvik edilmesi adına şirketlere esneklikler sağlandı.
Geride bıraktığımız 10 günlük periyotta endeksteki hacim 270 milyar TL seviyelerinden 110 milyar TL seviyelerine kadar geri çekilirken, hisse bazlı ayrışmaların kuvvetlendiği görüldü. Bu doğrultuda BIST 30 endeksinin BIST 100 endeksine kıyasla kısmen pozitif ayrıştığı bir hafta geride kaldı. Diğer yandan süreç öncesinde 215-220 puan bandında olan kredi risk priminin (CDS) ise 240 puanın üzerine çıktığı takip edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise yaşanan sorunun ekonominin geneline etki etmeyeceğini ve piyasalardaki sınırlı bir alanı kapsadığını ifade etti.
Bununla birlikte yüksek seyreden petrol fiyatları makro ekonomik toparlanmanın önünde engel teşkil etmeye devam etti. Makro cephede ise reel kesim güven endeksi 0,1 puan artışla 102,5 seviyesinde gerçekleşirken, tüketici güven endeksi %1,3 artışla 91,9 oldu. 12 ay sonrası enflasyon beklentileri ise piyasa katılımcılarında 0,01 puan artışla %23,70, hanehalkında 0,02 puan artışla %45,60 ve reel sektörde 0,30 puan düşüşle %32,50 seviyelerinde kaydedildi.
TCMB tarafından 18 Eylül haftasına ilişkin olarak açıklanan verilere göre ise yurt dışı yerleşikler hisse senetlerinde 109,8 milyon dolar, DİBS piyasasında ise 116,9 milyon dolar satış gerçekleştirdi. Fon soruşturması kapsamında satışların derinleştiği haftada endeksin 13,000 bölgesinde de tutunamadığı gözlendi. Bu doğrultuda BIST 100 haftayı %2,5'in üzerinde değer kaybıyla tamamlamaya hazırlanıyor.
Endekste Fon Soruşturmasının Etkileri Sürerken, 13,000 Bölgesindeki Kalıcılık Önem Taşıyor...
Küresel piyasalarda ana gündem maddesini ABD - İran savaşı ve petrol arzına ilişkin endişeler belirlemeye devam ederken, iki tarafın Hürmüz'ün yeniden açılması ve ekonomik ablukaya ilişkin kademeli çözüm görüşmeleri piyasaların seyri açısından önem teşkil ediyor. Bununla birlikte BM Genel Kurulu'nda ABD ile Çin arasında yapılan görüşmeden gelen yapıcı mesajlar negatif atmosferi bir miktar dizginliyor. Ancak yüksek yakıt maliyetleri ve enflasyonist baskılar küresel merkez bankalarının oyun alanını daraltmayı sürdürüyor. Fed tarafında ise 28 Ekim'de gerçekleşecek toplantıda politika faizinin %4.00 - %4.25 aralığına yükseltilmesi ihtimali kuvvetlenmeye devam ediyor.
Bu noktada küresel piyasaların Orta Doğu'dan gelebilecek yapıcı haber akışlarına ve yakıt maliyetlerini düşürecek adımlara ihtiyaç duyduğunu bir kez daha ifade ediyoruz. Makro cephede ise ABD'de Çarşamba günü açıklanacak GSYİH ve ADP Tarım Dışı İstihdam verileri, Perşembe günü açıklanacak PMI verileri ve Cuma günü açıklanacak istihdam rakamları yakından takip ediliyor olacak. ABD'de 2. çeyreğe ilişkin GSYİH beklentisi %1,5 seviyesinde şekillenirken, işsizliğin %4,1 ile yatay seyretmesi bekleniyor. Enflsayonist baskıların arttığı dönemde istihdam ve büyüme tarafından gelecek haberler, Fed'in önümüzdeki dönemdeki stratejisi üzerinde belirleyici olabilir.
Yurt içinde ise fonlarda yaşanan süreçle paralel olarak, mevcut konjonktürün bir süre daha devam etmesini öngörüyoruz. Bu noktada gün içi hacimdeki keskin düşüş endeksteki alım iştahını sınırlarken, BIST 30 hisseleri ekseninde hisse bazlı pozitif ayrışmaların devam etmesini bekliyoruz. Mevcut durumda sürecin devamına ilişkin otoritelerden gelecek mesajlar piyasaların seyri adına büyük önem taşıyor.
Ayrıca küresel taraftaki yüksek tansiyon ve 95-100 dolar bandında seyreden Brent petrol, dezenflasyon süreci önündeki en büyük engel olarak gözleniyor. Eylül ayına ilişkin enflasyon beklentileri de şekillenirken, Kuveyt Türk Yatırım Araştırma olarak Eylül ayında enflasyonun %1,94 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Haftanın ajandasında ise Çarşamba günü açıklanacak Temmuz ayına ilişkin işsizlik ve dış ticaret istatistikleri ile Perşembe günü açıklanacak Eylül ayı İmalat PMI verisi öne çıkan başlıklar olarak gözleniyor. İşsizlik Temmuz'da %8,1 seviyesine gerçekleşirken, dış ticaret açığı yaklaşık 7,3 milyar dolar seviyesine gerçekleşmişti. İmalat PMI ise Ağustos'ta 48,1 ile son 3 ayın en yüksek değerini almıştı.
Teknik görünümde ise 200 günlük hareketli ortalama olan 13,500 seviyesinin aşağı yönlü kırılmasının ardından, haftanın kapanışında 13,000 seviyesini kritik eşik olarak izliyoruz. 13,000 seviyesinin altında gerçekleşen kapanışlarda 12,800 ve 12,600 seviyelerini destek olarak takip ederken, yukarı yönlü hareketlerde 13,300 ve 13,500 seviyeleri direnç noktaları olarak karşımıza çıkıyor.
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
ForInvest Haber
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Borsa verilerine anlık ve ücretsiz erişim dönemi başladı
ForInvest ile 15 dakika gecikmeli veri dönemi sona eriyor. Yatırımcılar borsayı artık canlı ve ücretsiz takip edebilecek.Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.