YENİLEME- TBMM Başkanı Kurtulmuş: TBMM şu anda vaktinde bir seçime hazırlanıyor

TBMM (AA) - TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalara yönelik, "Bu mesele ümit ediyorum ki çok dar bir alanda bir kriminal mesele olarak kalsın ve Türkiye ekonomisine güveni sarsacak bir noktaya gelmesin. Bunun için de kimsenin gözünün yaşına bakmadan, kim varsa, nereye uzanıyorsa bu soruşturmaların tamamlanarak ilgililerin mahkeme önünde hesap vermelerinin temin edilmesi lazım." dedi.

Kurtulmuş, TBMM'deki 28. Dönem 4. Yasama Yılı Değerlendirme Toplantısı'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında Meclis'te kurulması planlanan izleme komisyonunun yapısına ilişkin sorusu üzerine Kurtulmuş, söz konusu çalışmalara Meclis açıldıktan sonra başlanacağını bildirdi.

Kurtulmuş, komisyonun yapısı, üye sayısı ve çalışma prensiplerinin siyasi partilerle yapılacak müzakereler sonucunda belirleneceğini belirterek, "Herhalde öyle çok geniş bir komisyon olmasına ihtiyaç yok. Zaten üzerinde bir yürütme görevi olmadığı için yani alacağı bir karar, hazırlayacağı bir rapor da olmayacağı için daha fonksiyonel bir komisyon şeklinde bunu kurarız." diye konuştu.

Sahadan gelen raporlar doğrultusunda terör örgütünün silah bırakma sürecindeki son durumuna ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, her şeyin "tıkır tıkır işlediğini" ifade etti.

Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Fitne çıkarmak, provoke etmek isteyenlerin, bölgede terör ve kan görmeye alışmış olanların heveslerine rağmen bu süreç Allah'ın izniyle sonuna kadar başarıyla yürütülecek ve nihayete erecektir. Ayrıca ifade ettiğim gibi, Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgedeki gelişmeler de 'terörsüz bölge' iradesini destekleyen, tahkim eden gelişmelerdir. Bu çerçevede ilgili birimlerimiz, terör örgütünün silah bırakması ve kendini feshetmesi süreciyle ilgili bütün detayları takip ve kontrol ediyorlar. Yine oluşturulan kurul vasıtasıyla da sahadaki gelişmeler takip edilecek."

Dünyadaki hemen hemen bütün çatışma çözümlerinde örgütlerle devlet arasındaki süreci kontrol eden ya yabancı bir ülke ya da uluslararası kuruluşların bulunduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, bunun "üçüncü göz" olarak tanımlandığını anlattı.

Terörsüz Türkiye sürecinin en önemli özelliklerinden birini yabancı bir üçüncü gözün bulunmaması olarak nitelendiren Kurtulmuş, "Üçüncü göz milletin bizatihi kendisi, milleti temsil eden TBMM'dir. TBMM'de oluşturulacak komisyon da tabiri caizse millet adına bu süreci murakabe edecek bir komisyon olarak görev yapacaktır." diye konuştu.

Sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalara dair TBMM'nin bir sorumluluk üstlenip üstlenmeyeceği sorulan Kurtulmuş, olayın, Türkiye ekonomisini derinden sarsacak bir noktaya gelmeden tespit edildiğini dile getirdi.

Kurtulmuş, olayın üzerine sonuna kadar gidilmesi gerektiğine işaret ederek, "Bu mesele ümit ediyorum ki çok dar bir alanda bir kriminal mesele olarak kalsın ve Türkiye ekonomisine güveni sarsacak bir noktaya gelmesin. Bunun için de kimsenin gözünün yaşına bakmadan, kim varsa, nereye uzanıyorsa bu soruşturmaların tamamlanarak ilgililerin mahkeme önünde hesap vermelerinin temin edilmesi lazım." dedi.

Bir gazetecinin son dönemde İçtüzük, Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu'na yönelik bazı taleplerin bulunduğunu ifade edip, "Sizce bu üç düzenlemenin önümüzdeki yasama döneminde en azından altlıklarının teşkil edilebileceği bir ortam oluşur mu?" sorusuna Kurtulmuş, "Oluşmalıdır." yanıtını verdi.

Türkiye'nin yeni, kapsayıcı, demokrat, kuşatıcı, insan hakları ve özgürlükleri esas alan, hukukun üstünlüğünü teyit eden yeni bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu dile getiren Kurtulmuş, bunu bir "zorunluluk" olarak değerlendirdi.

Bu konuda artık zamanın geldiğini vurgulayan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hem çalışmaları hem de raporda ortaya koyduğu konsensüs bize bir şeyi ispat etti: TBMM, müzakereci demokrasiyi fevkalade ciddi bir şekilde uygulayabiliyor. Bu kadar çok siyasi partinin, farklı fikrin var olduğu bir Meclis, aslında yeni bir anayasa yapmaya en uygun Meclis'tir. Hiçbir partinin tek başına anayasa yapma çoğunluğu yok. Partilerin bir araya gelerek, herkesin kendi ideal anayasası kendisine ama ortak, Türkiye'nin bugünkü ihtiyaçlarını karşılayacak ve Türkiye'yi geleceğe taşıyacak güçlü, demokrat, katılımcı bir anayasa yapılmalıdır."

Kurtulmuş, Meclis çalışmalarında yaşanan aksaklıkların en önemli nedenlerinden birinin, demokratik akışı sağlayacak ve çalışmaları hızlandıracak bir içtüzük eksikliği olduğunu belirtti.

Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu'nu da "değişmesi zorunlu olan siyasi metinler" olarak niteleyen Kurtulmuş, "Buna ilave olarak Türkiye'de bir siyasi etik yasasının da oluşturulması herhalde Türkiye demokrasisine katkı sunacak metinlerdir." dedi.

"Yeni anayasa" süreciyle "Terörsüz Türkiye" sürecinin paralel ilerleyip ilerlemediği sorusuna Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinden önce yeni anayasa arayışının olduğunu hatırlattı.

Geçmişte "Terörsüz Türkiye süreci ve yeni anayasa sürecinin farklı başka şeyler olduğu" yönünde açıklamalar yaptığını anımsatan Kurtulmuş, "Hiçbir şekilde yeni anayasa sürecinin Terörsüz Türkiye meselesiyle karıştırılmamasına özen gösterildi. Ben bu açıdan da bütün siyasi partilere teşekkür ediyorum. İkisi ayrı konulardır ama her ikisi de TBMM'nin uhdesi altında olan konulardır. Dolayısıyla bunları birbirine karıştırmadan ama olgunlukla anayasa konusundaki tartışmalarımızı da süratle sürdürmek ve sonuçlandırmak noktasındayız." ifadelerini kullandı.

Bir gazetecinin Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Meclis'e sunulmasıyla ilgili takvimi ve "anlaşma yürürlüğe girmeden toplantı yapılması tartışmaları" hakkındaki değerlendirmesini sorması üzerine Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Bu konuda henüz TBMM'ye iletilmiş olan bir teklif yok. Herhangi bir uluslararası anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için TBMM'ye sunulması lazım. Zannediyorum Meclis'in açılmasıyla birlikte en kısa süre içinde bu konu TBMM'nin gündemine gelecektir. Kaldı ki şu anda bildiğim kadarıyla Mekke Anlaşmasıyla ilgili yapılan çalışmalar hazırlık mahiyetinde olan çalışmalardır. Evet, Cumhurbaşkanımızın da katılımıyla Mekke'de anlaşma imzalanmış, irade ortaya konulmuş, beyan edilmiş. Bundan sonraki süreçte de her ülkenin kendi yasal süreçleri içerisinde anlaşma her ülkenin meclislerinde ya da ilgili kurullarında kabul edilerek yürürlüğe girecektir. Önümüzdeki dönemde bu konuyla ilgili konunun Meclis gündemine geleceğini düşünüyorum."

Bazı sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirilmesinin "belirli kesimin sesinin kesilmesi" olarak yorumlanması ve Meclis İçtüzüğünün "muhalefetin sesinin kısılması" şeklinde değiştirilebileceği iddiaları hakkındaki görüşleri sorulan Kurtulmuş, Meclis'teki sandalye dağılımında muhalefetin oranına dikkati çekti.

Meclis'te toplumdaki siyasi fikirlerin temsil edildiğini ve demokratik katılımın yüzde 99 olduğunu belirten Kurtulmuş, "Bu Türkiye demokrasisi bakımından önemlidir. Birtakım eleştirilerse her zaman her dönem oldu. Bizim hepimizin ortak sorumluluğu bu eleştirileri mümkün olduğu kadar azaltmak ve Türkiye'de herkesin çok daha güçlü bir şekilde demokratik süreçlere katılımını temin etmektir." ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışma sürecinde siyasi partilerin hazırladığı raporlarda herkesin farklı görüş belirttiğini ancak Komisyon'un raporunda "ittifaklı bir metin" ortaya çıktığını hatırlattı.

İçtüzük değişikliği iddialarına ilişkin Kurtulmuş, "Bir parti diyebilir ki 'benden başka kimse konuşmasın'. Öteki diyebilir ki 'şunlar şu kadar az konuşsun'. Mesele konuşmak değil, karşı taraftakinin de görüşüne tahammül edebilecek bir demokratik olgunluğu göstermektir. Şu an için TBMM çatısı altında 5 muhalefet grubu var. İktidarda ise iki grup var. İktidarın muhalefete göre 5'te 2 konuşma hakkına sahip olduğu bir yasama yılını açacağız 1 Ekim'de. Dolayısıyla bunun doğru bir tespit olmadığı kanaatindeyim." değerlendirmelerinde bulundu.

- "Mazlum milletlerin de takdirle izlediği bir konuşma oldu"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurul görüşmelerinde katılımcılara hitabı ve ayakta alkışlanması ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun kürsüye çıktıktan sonra protesto edilmesine yönelik değerlendirmesi sorulan Kurtulmuş, TBMM ve millet adına Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür ederek, Erdoğan'ın konuşmasını duygulanarak ve cümlelerini dikkatle izlediğini belirtti.

"Fevkalade önemli, tarihi bir konuşmaydı ve 16 yıldır BMGK'de sürdürdüğü bu çizgiyi bir merhale daha yukarıya taşıyan son derece etkili bir konuşmaydı. Sadece bizi, Türk milletini değil, bütün mazlum milletleri, dünyanın dört tarafındaki mazlum milletlerin de takdirle izlediği bir konuşma oldu." diyen Kurtulmuş, Netanyahu'ya yönelik protestoya ilişkin ise şunları söyledi:

"Kalbinde azıcık merhamet ve insaf olan, insanlığa ait azıcık bir değer olan kim olursa olsun, böylesine insanlık tarihinin gördüğü en barbar katille aynı salonda olmamak için yolunu değiştirdi. Bu sadece bir siyasi protesto değil, aynı zamanda insanların büyük bir kısmının, neredeyse salonun tamamına yakınının 'biz buradayız ve biz insanız' diye ortaya koyduğu deklarasyondu. Bundan sonra tehlike çanları Netanyahu ve çetesi için çalıyor. Bundan sonra giderek İsrail'in soykırımcı hükümetinin uluslararası alanda çok daha fazla yalnızlaşacağı bir döneme girdiğimizi ifade ediyorduk. O görüntü bunun ispatıdır. New York'a apar topar gelmiş, kaçarcasına da New York'tan uzaklaşmıştır. Nereye kaçarlarsa kaçsınlar, insanlığa karşı işledikleri bu suçların hesabını mutlaka ama mutlaka vereceklerdir."

Erken seçim ve öne alınmış seçimlerle ilgili tartışmalar hatırlatılarak, "Yakın zamanda böyle bir kararın Meclis'ten çıkmasını bekliyor musunuz?" sorusu üzerine Kurtulmuş, "Beklemiyorum." yanıtını verdi.

Kurtulmuş, şu açıklamalarda bulundu:

"Şu anda erken seçim tartışmalarının yeri ve zamanı değildir. Zaten seçim tartışmaları tartışıldığı için erken seçim olmaz, siyasi şartlar olgunlaştığı için Türkiye'de erken seçim olur. TBMM şu anda vaktinde bir seçime hazırlanıyor. Eğer erkene alınmak istenirse burada irade TBMM'nindir. 360 bulunduğu anda TBMM seçimleri yenileme kararı alır. Bizde biliyorsunuz yasal olarak 'erken seçim' yok, 'seçimlerin yenilenmesi kararı' var. Seçimlerin yenilenmesi kararını alacak olan merci Türkiye Büyük Millet Meclisidir."

"Eldeki silahları bırakmak kafi gelmez zihinlerdekileri de bırakmak gerekir." dediniz. Neyi ve kimi kastettiniz?" sorusuna Kurtulmuş, "Silahların zihinlerde bırakılması gerekir dediğim şey, terör örgütü ya da eli silahlı bir mücadele peşinde koşanların artık zihinlerinde de bu silahları bırakmaları lazım. Bunun için de ısrarla bir şey söylüyorum, önce bu dönemin gerektirdiği şekilde dillerimizi revize etmemiz lazım. Ne ayrılıkçı bir dilin kullanılmasını ne de ayrımcı bir dille toplumun bir kesimini ötekileştirmeyi doğru bulmuyoruz." karşılığını verdi.

Türkler ve Kürtlerin bir iç savaştan çıkarak buraya gelmediğini, asırlardır yan yana kardeşçe yaşayan bir millet olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, emperyalistlerin bir asırdır geniş coğrafyaya dağıttığı parçaları derleyip toparlanma sürecinin tam başında olduklarını söyledi.

"Dillerimizi de düzeltmemiz lazım, zihnimizi de düzeltmemiz lazım." diyen Kurtulmuş, barış ve kardeşlik ikliminin gerektirdiği gibi yapıcı bir şekilde konuşmak gerektiğini aktardı.

Kurtulmuş, "Biz Türkler, Kürtler, Aleviler, Sünniler, bu topraklarda yaşayan bütün farklı dinlerden, mezheplerden meşreplerden ırklardan insanlar biriz, beraberiz ve bu birliği beraberliği zedeleyecek, tereddüde düşürecek her türlü sözden, her türlü zihinsel çabadan uzak durmamız lazım. Kastettiğim şey budur." ifadelerini kullandı.

- Mekke Anlaşması

"Mekke Antlaşması'nın İran'a karşı konuşlanmış olduğu" iddiası hatırlatılan Kurtulmuş, bölgedeki sorunun ana kaynağının İsrail'in saldırgan politikaları olduğuna işaret etti.

İsrail'in saldırgan politikaları çerçevesinde çok sayıda ülkeye sorgusuz sualsiz saldırıda bulunduğunu anımsatan Kurtulmuş, özellikle son ABD-İsrail'in İran'a karşı saldırıları sonrasında bölgede de dengelerin tamamıyla değiştiğini anlattı.

Sadece askeri ve siyasi dengeler değil aynı zamanda dünya ekonomisini de derinden etkileyecek bir durumun ortaya çıktığına dikkati çeken Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Bölge ülkelerinin kendi güvenliklerini tesis ve temin edecek işbirliklerini artırmasını öneriyoruz. Mekke Anlaşması'nı da bu çerçevede İran'a karşı bir anlaşma olarak asla görmüyoruz ve asla öyle olmamalıdır. Mekke Anlaşması, hatta genişlemesiyle birlikte İran da dahil belki diğer bölge ülkelerinin de işin içerisine gireceği bölge ülkeleri ve geniş anlamda İslam coğrafyasının güvenliğini sağlayacak bir anlaşmaya dönüşsün. Bu, hiçbir ülkeyi bizim açımızdan tehdit etmek için, hiçbir ülkeye karşı tedbir almak için oluşturulmuş bir anlaşma değil, bölge ülkelerinin birliğini, beraberliğini ve güvenliğini temin etmek için oluşturulan bir anlaşmadır. Henüz başlangıç safhasındadır, tam şekillenmiş değildir. Ümit ederiz ki diğer bölge ülkelerinin katılımıyla da çok daha güçlü bir anlaşma haline gelir."

"Basın mensuplarının özlük haklarını güvence altına alacak yeni gelişmeler olacak mı?" sorusu üzerine Kurtulmuş, "Basın emekçilerinin yanındayım. Bütün gücümüzle, bizlere ileteceğiniz her türlü çabanızın, desteğinizin, teklifinizin gerçekleşmesi için size destek oluruz." dedi.

"Her seçim döneminde birkaç aylık periyotlarla Meclis'in seçim yenileme kararı alması durumunda Sayın Cumhurbaşkanı'nın 2 dönem süresinden daha fazla aday olması hususunu hukuken nasıl buluyor, değerlendiriyorsunuz?" sorusuna TBMM Başkanı Kurtulmuş, şu yanıtı verdi:

"Erken seçim tartışmalarının siyasi partilerin kendi açılarından bir siyasi argümana dönüştürüldüğü tartışmanın içine girmem. TBMM'nin seçimi yenileme kararını nasıl alacağı bellidir. Hukuki olarak hiçbir boşluk yoktur. Ne zaman TBMM seçimi yenileme kararı alırsa Türkiye yenilenmiş bir seçime gider. Dolayısıyla bu tartışmanın içerisine Meclis Başkanı olarak benim girmem doğru değil ama hukuki olarak hiçbir problem olmadığını söylemek isterim."

(Sürecek)



AA

Canlı Veri

Borsa verilerine anlık ve ücretsiz erişim dönemi başladı

ForInvest ile 15 dakika gecikmeli veri dönemi sona eriyor. Yatırımcılar borsayı artık canlı ve ücretsiz takip edebilecek.
Detaylar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Tüm Haberler