ANALİZ- Haftalık Bülten (Akbank)
Fed 3 yıl aranın ardından politika faizini artırırken, piyasalar denge arayışını sürdürüyor
Geride bırakmakta olduğumuz haftada makro gündem küresel merkez bankalarının aldığı kararlarla şekillenirken, küresel risk iştahı jeopolitik gelişmelere paralel dalgalı seyretti. Jeopolitik tarafta, ABD Başkanı Trump'ın İran'ın ABD ile doğrudan temas halinde olduğunu açıklaması ve Suudi Arabistan'ın geçici olarak kapanan Doğu-Batı boru hattının tahmin edilenden daha erken zamanda faaliyete geçeceği beklentisiyle Brent petrol varil fiyatı haftalık %1,2 düşüşle 103$ seviyesine geriledi. Makro tarafta ise Fed ve BoJ politika faizini beklentilerle uyumlu şekilde 25 baz puan artırdı. Bunu şimdilik koşullu bir faiz artışı döngüsü olarak okuyan küresel hisse senedi piyasaları haftanın ikinci yarısında enerji arzına dair endişelerin azalmasıyla toparlanırken, uzun vadeli tahvillerdeki satış baskısı azaldı. Önümüzdeki hafta açıklanacak veriler arasında, yurt içinde İktisadi Yönelim Anketi, Reel Kesim Güven Endeksi, kapasite kullanım oranı, Tüketici Güven Endeksi, sektörel enflasyon beklentileri, Hanehalkı Beklenti Anketi, sektörel güven endeksleri ve yabancı turist girişleri; ABD'de imalat ve hizmetler PMI, dayanıklı mal siparişleri ve Michigan Üniversitesi Tüketici Güven Endeksi; Euro Bölgesi'nde Tüketici Güven Endeksi, imalat ve hizmetler PMI takip edilecek.
ABD Merkez Bankası (Fed) faiz oranlarını beklentilere paralel olarak 25 bp artırarak %3,75-%4,00 aralığına yükseltti. Karar oy birliğiyle alınırken, 18 yetkiliden 16'sı bu yıl için en az bir faiz artışı daha öngördü. Fed, ortalama faiz beklentilerini 2026, 2027 ve 2028 yılları için sırasıyla %4,1 (önceki: %3,8), %4,1 (önceki: %3,6) ve %3,9 (önceki: %3,4) olarak revize etti. 2026 ve 2027 yılı büyümeleri 0,1 puanlık artışlarla sırasıyla %2,3 ve %2,4'e güncellendi. Çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) beklentisi ise 2026 yılı için %3,3'ten %3,4'e yükselirken, 2027 için %2,5'te sabit kaldı. Karar metninde, i) ekonomik faaliyetin sağlam bir hızla genişlediği, ii) kısmen jeopolitik gelişmeler kaynaklı belirsizliğin yüksek seviyelerde kalmasına rağmen yurt içi harcamaların dirençli seyrettiği iii) verimlilik artışının güçlü, sermaye yatırımlarının sağlam olduğu iv) istihdam artışının iş gücündeki büyümeyle paralel seyrettiği ve işsizlik oranının önemli ölçüde değişiklik göstermediği belirtildi. Kararın ardından konuşan Başkan Warsh'un beklendiği gibi sözlü yönlendirmeden kaçınarak sonraki toplantılara ilişkin herhangi bir faiz patikası taahhüdünde bulunmasa da, özellikle finansal koşulları yeterince kısıtlayıcı bulmadığını vurgulaması ve petrol kaynaklı fiyat artışlarının ikinci tur etkilerle genele yayılmasını önleme mesajı dezenflasyon sürecinde daha temkinli bir duruş benimsendiği sinyali verirken, bu haftaki faiz artışının mevcut koşullarda tek seferlik olmayabileceği anlaşıldı. ABD'de perakende satışlar ağustos ayında aylık %1,2 ile beklentilerin (%+0,8) üzerinde arttı. Benzin istasyonu harcamalarındaki yüksek artış (%3,1) toplam harcama artışına 0,24 puan katkıda bulunsa da verinin genel olarak güçlü görünmesinde Amazon Prime Day'in bu yıl temmuzdan hazirana kayması kaynaklı düzeltme süreci belirleyici oldu. Nitekim perakende satışlar haziranda %0,3 yükseldikten sonra temmuzda %0,5 gerilemişti. Dolayısıyla temmuz-ağustos dönemi ortalaması şimdilik üçüncü çeyrek için tüketimde belirgin güçlenmeye işaret eden bir görünüm ortaya koymuyor. İngiltere'de TÜFE ağustosta piyasa beklentilerine paralel aylık %0,5 artış gösterirken, yıllık bazda %2,9'dan marttan bu yana en yüksek seviye olan %3,1'e ulaştı. Alt detaylarda, manşet enflasyonu en fazla yukarı taşıyan kalem aylık %1,5 artış ile ulaştırma oldu. Gıda ve enerji hariç çekirdek TÜFE yıllık artışı ise art arda dördüncü ayda da %2,6 ile yatay seyretti. Hizmet enflasyonu, temmuz ayındaki seviyesini koruyarak yıllık bazda %3,4 olarak gerçekleşti. İngiltere Merkez Bankası (BoE) politika faizini beklentilerle uyumlu olarak 3'e karşı 6 oyla %3,75'te sabit bıraktı. Üç üye faiz oranının 0,25 puan artırılarak %4'e çıkarılması yönünde oy kullandı. Karar metninde, Orta Doğu'da uzayan çatışmaların önceki toplantıdan bu yana enerji fiyatlarında ilave artışlara neden olduğu, enerji fiyatlarının çatışma öncesi seviyelerinin üzerinde ve dalgalı seyredeceği, ağustosta %3,1'e ulaşan enflasyonun önümüzdeki çeyreklerde daha da artmasının beklendiği belirtildi. Piyasalar BoE'nin kasım ayında faiz artışına gitmesine %88 olasılık atfederken, önümüzdeki yıl ortasına kadar toplamda 4 faiz artışı öngörüyor. Euro Bölgesi'nde yıllık TÜFE temmuz ayındaki %2,9'dan ağustosta nihai veriye göre %3,2'ye yükseldi (öncü veri: %3,3). Enerji fiyatları %10,3'ten %14,3'e yükselerek manşet enflasyondaki artışta belirleyici oldu. Gıda ve enerji hariç yıllık çekirdek enflasyon %2,5'ten %2,4'e geriledi. Son olarak, Japonya Merkez Bankası (BOJ), politika faizini 25 baz puan artışla %1,25'e yükselterek faiz oranını 31 yılın en yüksek seviyesine taşıdı. Karar sonrasında Başkan Ueda, yükselen petrol fiyatlarının yarattığı fiyat artış baskısının giderek daha geniş bir ürün grubuna yayılma eğilimi gösterdiğini, çekirdek enflasyonun %2'lik hedefi aşma riskinin bulunduğunu söyledi.
Haftanın ilk yarısında artan enerji fiyatları ve Fed kararı ile baskılanan MSCI Dünya Endeksi Perşembe günü olumlu jeopolitik haber akışlarından destekle kayıplarının önemli bir kısmını telafi etse de haftanın ilk dört işlem gününü %0,3 kayıpla tamamladı. ABD'de S&P 500 bu hafta %0,25 gerilerken, Nasdaq %0,32 değer kazandı. Sektörel detayda, sağlık (%+1,96), iletişim (%+1,90) ve teknoloji (%+0,25) haricindeki tüm sektörler geriledi. Ölçek bazında ise faiz artış beklentilerine hassasiyeti nispeten yüksek olan küçük ölçekli şirketler endeksi Russell 2000 (%-1,0) ile en yüksek değerlemeye sahip Muhteşem Yedili grup (%+1,29) arasındaki ayrışma devam etti. Avrupa'da Stoxx Europe 600 haftayı yatay tamamlamaya hazırlanıyor. Hafta başında son 3,5 yılın zirvesine (83€) yükselen Bölge'nin gösterge doğal gaz fiyatı Dutch TTF raporumuzu hazırladığımız saat itibarıyla %2,2 düşüşle 77,8€'da işlem görüyor (27 Şubat'a göre değişim: %+146, ağustos başından bu yana değişim: %+34). Faizler tarafında, OIS piyasası fiyatlamalarında ECB'ye atfedilen bir sonraki faiz artışı olasılığı aralık ayında ağırlık kazanırken, yıl sonuna kadar beklenen toplam artış 37 baz puanda. Fed vadeli faiz kontratlarında ise bu hafta açıklanan Fed projeksiyonlarıyla uyumlu şekilde aralık ayında ilave faiz artışına kesin gözüyle bakılıyor. Haziran 2027'ye kadar olan vadede beklenen toplam faiz artışı beklentisi ise haftalık 8 baz puan artışla 74 baz puana yükseldi. 10 yıllık ABD tahvil getirisi bu hafta %4,97'de sabit kalırken, 2 yıllık getiri 9 baz puan artışla %4,72'ye yükseldi. Böylelikle 2 ve 10 yıllık getiri farkı Fed'in enflasyonla mücadelede gereğini yapacağı beklentisiyle Mart 2025'ten bu yana en düşük seviye olan 25 baz puana gerileyerek getiri eğrisinin kısa vadeli faizler öncülüğünde son 2 haftalık yataylaşma eğiliminin sürdüğüne işaret etti. Dolar Endeksi diğer önemli para birimleri karşısında %1,4 değer kazanarak tekrar 100 eşiğinin üzerine yükseldi (100,51). Euro/dolar paritesi haftayı %1,2 düşüşle 1,146 seviyesinde tamamlamaya hazırlanıyor. Perşembe gününe kadar faiz artış beklentileriyle baskılanan altının ons fiyatı son iki işlem gününde enerji arzına dair endişelerin hafiflemesiyle toparlanarak haftalık %0,6 yükselişle 4376$'da, gümüş fiyatı ise %3,4 kazançla 66,7$'da işlem görüyor.
Yurt içinde merkezi yönetim bütçe dengesi ağustos ayında 12,9 milyar TL ile Hazine nakit dengesinin altında (49,8 milyar TL) fazla verdi. Faiz dışı fazla ise 209,9 milyar TL oldu. Böylece, 12 aylık birikimli bütçe açığı 2,12 trilyon TL'den 2,20 trilyon TL'ye yükselirken (% GSYİH: -2,8), 12 aylık birikimli faiz dışı fazla 483,6 milyar TL'den 417,1 milyar TL'ye (% GSYİH: 0,5) geriledi. Mevcut eğilimler yeni açıklanan Orta Vadeli Program'da 2,6 trilyon TL'ye (% GSYİH: 3,1) revize edilen 2026 sonu bütçe açığı hedefinin ulaşılabilir olduğuna işaret ediyor (Makro: Bütçe performansı OVP hedefleriyle uyumlu seyrediyor). Hizmet üretim endeksi temmuzda mevsimsellikten arındırılmış olarak aylık %1 artarken, yıllık bazda %3,0 yükseldi (haziran: %1,6). Sektörel detayda, aylık bazda üretim artışı ulaştırma hizmetleri hariç sektörlerin geneline yayıldı. Yılın ilk yarısında faaliyetin belirgin şekilde yavaşladığı inşaat sektöründe üretim endeksi temmuzda aylık %1,1 artarken, yıllık bazda %4,6 geriledi. Dış ticaret tarafında, ihracat miktar endeksi temmuzda aylık %2,7 artarken, ithalatın miktar bazında aylık %8,7 gerilemesi ikinci çeyrekte büyümeye pozitif katkı sunan net dış ticaretin bu görünümü üçüncü çeyreğin başlangıcında da koruduğu sinyali verdi. Yurt içinde konut satışları temmuz ayındaki yıllık %17,0 düşüşün ardından ağustosta %14,7 daraldı. Böylece yılın ilk sekiz ayında toplam azalış %6,8 oldu. Konut fiyat endeksi ağustosta aylık %0,9, yıllık bazda %23,0 arttı. Böylelikle enflasyondan arındırılmış reel fiyatlardaki yıllık gerileme %6,5 seviyesinde hesaplandı. İl bazında, İstanbul, Ankara ve İzmir'de aylık artışlar sırasıyla %1,9, %1,5 ve %2,7 oldu.
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
ForInvest Haber
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Borsa verilerine anlık ve ücretsiz erişim dönemi başladı
ForInvest ile 15 dakika gecikmeli veri dönemi sona eriyor. Yatırımcılar borsayı artık canlı ve ücretsiz takip edebilecek.Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.