YENİLEME- Bakan Şimşek: Sınırlı sayıda bir fonda piyasa bozucu eylemler var, gereken yapıldı

ANKARA (AA) - Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, piyasalarda dün yaşananların temelinde sınırlı sayıda fonlardaki kredi ve likidite probleminin bulunduğunu belirterek, "Genele yayılmış bir sistemik risk söz konusu değil. Borsada ve piyasada yapısal sorun yok." dedi.

Şimşek, NTV özel yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Finansal İstikrar Komitesinin (FİK) dün toplandığını anımsatan Şimşek, "Piyasalarda dün itibarıyla yaşananların esas temeli, sınırlı sayılan fonlardaki kredi ve likidite problemi. Genele yayılmış bir sistemik risk söz konusu değil. Borsada ve fon piyasasında yapısal bir sorun yok." diye konuştu.

"Serbest fon" diye tabir edilen bir alan bulunduğunu ve bu alanın dünyada serbest ve nitelikli yatırımcıların yatırım yaptığı bir alan olduğunu belirten Şimşek, şunları kaydetti:

"Nispeten oradaki regülasyon daha esnek. 2006'da Türkiye'de mevzuata girmiş. 2008'de ilk o anlamda fonlar oluşmaya başlamış. Uzun bir sürede bu nispeten sınırlı bir alan olmuş. 2019'da Türkiye Elektronik Fon Alım Satım (TEFAS) Platformu orada işlem görmeye başlayınca bu alan biraz büyüyor. Türkiye'de 2038 tane fon var, bunların 131'inde bahsediyoruz. Bunlara ilişkin de Sermaye Piyasası Kurulundan (SPK) detaylı açıklamayla cevap verdiler."

- "Sınırlı sayıda bir fonda piyasa bozucu eylemler var, gereken yapıldı"

Şimşek, 2025'in sonlarında, FİK toplantısı sonrasında, bu alanda bir sorun olabileceği kaygısı üzerine konuya çalışılması, gerekli düzenlemelerin yapılarak tedbirlerin alınması gerektiğini söylediklerini hatırlattı.

Serbest fon alanını dünyadaki uygulamalarına göre çok daha katı kurallara bağlayan fon rehberinin ağustos sonunda açıklandığını anlatan Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

"Piyasanın uyum sağlaması için geçiş süreçleri var. Bir kere teminat yapısı güçlendirildi. Asıl teminata ilişkin daha önce kaygıları giderecek bazı adımlar attık. Kasım 2024'te para piyasası fonlarına yönelik önemli bir adım atıldı. Bu fonların portföylerinin en az yüzde 10'unu, Hazine tahvil ve bonolarına yatırması zorunlu hale getirildi. Bakın o düzenleme bugün işe yarayacak. Serbest fonlar içinde bir geçiş dönemi öngörüyoruz, uygulamaya koyacağız. Çok sınırlı sayıda bir fonda maalesef piyasa bozucu eylemler var. Buna ilişkin gereken yapılmıştır. 7 portföy yönetim şirketinin bir şekilde işlettiği ve 131 fon SPK tarafından tasfiye sürecine konulmuştu."

Şimşek, tasfiye sürecine ilişkin de SPK'nin dün akşam üç aylık kapsamlı bir yol haritası ortaya koyduğuna dikkati çekti.

- ⁠⁠"Alınan tedbirler şu aşamada yeterli"

SPK'nin işlem yaptığı fonlara ilişkin de bilgi veren Şimşek, şöyle devam etti:

"Kurul, riskli olanlara ilişkin gerekli adımları atmıştır. Fon piyasasının yüzde 90'ı sağlıklı şekilde işlemeye devam etti. Son müdahalelerden etkilenen fonlar, toplam fon büyüklüğünün yaklaşık yüzde 10'unu oluşturuyor. Bu durum, söz konusu fonların hiçbir varlığının bulunmadığı anlamına gelmiyor. Tasfiye süreci SPK'nin yaptığı görevlendirme ve ilkeler çerçevesinde yapılacak. Sürecin önümüzdeki dönemde borsa üzerinde bir baskı oluşturmasını beklemiyoruz. Sınırlı sayıdaki fonda ortaya çıkan yoğunlaşma riskinin diğer fonlara ve piyasanın geneline yayılmasını önlemek amacıyla güçlü tedbirler devreye alındı. Süreç sağlıklı şekilde ilerlemektedir. Mevcut aşamada alınan tedbirler yeterli".

Şimşek, son yıllarda bankacılık dışı finans sektörüne ilişkin çok hızlı bir büyüme olduğunu ve bu alana ilişkin birtakım adımlar atıldığını belirterek, dünyada da bu konuda bazı değerlendirmeler olduğunu, buna ilişkin ilave tedbirlere yönelik çalışma yapılacağını dile getirdi.

- ⁠⁠"Sorunlu alanı karantinaya aldık"

Bankacılık dışı finans sektörünün farklı bir alan olduğunu ifade eden Şimşek, şunları kaydetti:

"Orada nitelikli yatırımcılardan bahsetmiyoruz. Ev ve araba almak için birikimlerin bir şekilde yönetildiği bir alan. Orada bankalar gibi daha katı kurallara ihtiyacımız olduğu net. Fonlarla ilgili, tekrar ediyorum, gerekeni yaptık. Sorunlu alanı karantinaya aldık. Tasfiye süreci yapılacak. Yatırımcıların oradaki birikimleri belli bir sürece yayılacak oradaki varlıklar korunacak. Tasarruf finansman şirketi kapsamındaki alan ise farklı. Orası bankacılık benzeri bir alan ve çok daha farklı bir süreç işliyor. Tasarruf finansman şirketlerinde, bir portföy yönetim şirketiyle ilişkili bir iki kuruluş var. Emlak Katılım, konut finansmanı konusunda uzman. Katılımevim ve Birevim, bu alanda faaliyet gösteriyor. O nedenle Emlak Katılım dün itibarıyla bir süreç başlattı. Süreç oradaki yatırımcıları korumaya yönelik. Bu sürecin tamamlanması için Rekabet Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve SPK onay sürecine bakacak."

Şimşek, fon rehberiyle son dönemde sınırlı sayıda fonda yaşanan sorunların bir daha yaşanmaması için düzenleme sürecinin büyük oranda tamamlandığını söyledi.

Türkiye'de dünyaya oranla serbest fon alanının çok daha katı kurala bağlandığını bildiren Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

"Dünya da serbest fonlara ilişkin yoğunlaşma konularına sınırlama yok. Biz o konuları ciddi şekilde sınırladık. Serbest fonlara ilişkin alan çok güçlü şekilde düzenlendi, bir daha bu türden bir hareketliliğin, oynaklığın yaşanma riski oldukça düşük. Yinede yakından takip edeceğiz. Biz, vatandaşlarımızın portföy tercihlerine saygılıyız. Yüksek getiri ve risk peşinde koşanlar olabilir bunun alanı belli. Finansal okur yazarlığa güçlü yatırım yaptık. SPK'nin bu konuda zengin bir platfomu var. Oradan milyonlarca kişiye erişip finansal okur yazarlık konusunda eğitim veriyoruz. Bu okur yazarlık temel okur yazarlık kadar değerlidir. Finansal okur yazarlığa yatırım yapmaya devam edeceğiz."

Şimşek, banka dışı finans sektörünün hızlı büyüdüğünü ve hızlı büyüyen alanların yakından izlenmesi, kaynakların mutlaka doğru alanlarda tutulması, vatandaşların rağbet gösterdiği alanlarda korumanın daha güçlü olması gerektiğini vurguladı.

- "Katılımevim, Birevim konusunda tereddüt yok"

Şimşek, Katılımevim ve Birevim'deki katılımcıların haklarına ilişkin ne gerekiyorsa yapılacağına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Emlak Katılım'ın Katılımevim ve Birevim ile ilgili bir açıklaması var. Oradaki katılımcıların haklarına ilişkin ne gerekiyorsa yapılacak. Orada bir tereddüt yok. Çünkü onlar, nitelikli ve profesyonel yatırımcı değil, bizim onlara muamelemiz farklı olacak. Tabiri caizse orta ve uzun vadede onu bankalar gibi düşünmek lazım. Dolayısyla TMSF vari bir yapı, fon, teminat havuzu gibi bir yapı... Kaynakların nerede kullanılacağına ilişkin bir düzenleme temmuz ayında yapıldı ve geçiş dönemi öngörüldü. O alanla ilgili olarak da tedbir aldık, adımlar attık ama o alana ilişkin tabii ki ilave çalışmalar devam edecek."

- ⁠"Piyasada güven devam ediyor"

Şimşek, sistemik bir risk olasılığının düşük olduğunu ancak kendilerinin gerekli tedbirler için hazırlıklı olduklarını belirterek, her senaryoya karşı alternatif planlarının bulunduğunu söyledi.

Dün düşündükleri tedbirlerin çoğuna ihtiyaç kalmadığına dikkati çeken Şimşek, "Merkez Bankamız, 'Rahat olun, ben gereken likiditeyi sağlayacağım.' dedi. Likidite bu tür durumlarda çok kritiktir. Çünkü likidite sonra kredi sorununa dönüşebilir. Orada gerekeni yaptık, aslında çok da ihtiyaç olmadı." ifadelerini kullandı.

Şimşek, BDDK ve SPK'nin de gerekli adımları atarak üzerine düşen görevleri yerine getirdiğini dile getirerek, şu değerlendirmede bulundu:

"Gerekeni yaptık, sorunlu alanı karantinaya aldık. Tasfiye sürecini açıkladık. Piyasada güven devam ediyor. Piyasanın yüzde 90'ında zaten sorun yoktu. Sorunlu alan dar bir alan, yüzde 10'dan bahsediyoruz, bu önemsizdir demiyorum ama onu ayırdık. Piyasanın geneline bakarsanız, geleneksel ve diğer serbest fonların tamamı normal işleyiş içerisinde, piyasa güveninde sorun yok ve sistemi bir risk yok. Bankacılık sistemini de genelde çok katı kurallara tabi tutuyoruz. Sermaye yeterliliği Basel III'ün gerektirdiği oranın bile iki katından fazla. Yani sermaye yeterli, likiditede, varlık kalitesinde ve karşılıklarda sorun yok. Dün, risk algısı yüksek olsaydı CDS yükselirdi. Bırakın yükselmeyi, sınırlı da olsa önceki güne göre düştü."

Söz konusu gelişmlerin stresini Hazine'nin tahvil piyasasında hissettiklerini belirten Şimşek, 2,5 ve 10 yıl vadeli kağıtların faizlerinde likidite ihtiyacı kaynaklı 16 Eylül'de satışlar görüldüğünü, dün o stresin de tamamen kaybolduğunu ve faizlerin düştüğünü söyledi.

Şimşek, bu durumun temel nedeninin alınan doğru tedbirler olduğunu bildirerek, "Şu an piyasalar işlemesi gerektiği gibi işliyor. Piyasa bozucu eylemlere girenlere ilişkin olarak SPK, lisans iptalinden suç duyurularına kadar bütün gerekli adımları attı, şimdi konu adli makamların konusu. Hiçbir ayrım gözetmeksizin yanlış yapanlar sonuçlarına katlanacak." diye konuştu.

(Sürecek)



AA

Canlı Veri

Borsa verilerine anlık ve ücretsiz erişim dönemi başladı

ForInvest ile 15 dakika gecikmeli veri dönemi sona eriyor. Yatırımcılar borsayı artık canlı ve ücretsiz takip edebilecek.
Detaylar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Tüm Haberler