ANALİZ- Uluslararası Piyasalar Günlük Bülten (Burgan Yatırım)

İlgili Dosyayı Görüntüle

Öne Çıkan Gelişmeler

Fed'in üç yılı aşkın sürenin ardından yeniden faiz artırması, küresel piyasalarda para politikasının yönüne ilişkin tartışmayı belirgin biçimde değiştirdi. Politika faizi 25 baz puan artırılarak %3,75-%4,00 aralığına çıkarılırken, güncellenen projeksiyonlar yılın kalanında bir artış daha yapılabileceğine işaret etti. Kevin Warsh'ın enflasyondaki iyileşmenin henüz yeterli olmadığı yönündeki mesajları, kararın tek seferlik bir ayarlamadan ziyade fiyat istikrarını yeniden tesis etmeye yönelik daha uzun bir sürecin başlangıcı olabileceği beklentisini güçlendirdi.

Tahvil piyasasında kısa vadeli getirilerin daha belirgin yükselmesine karşılık uzun vadeli getirilerin daha sınırlı hareket etmesi, yatırımcıların Fed'in enflasyonu kontrol altına alma kararlılığına daha fazla güvenmeye başladığını gösteriyor. Trump ise karar sonrasında faizlerin çok daha düşük olması gerektiği yönündeki görüşünü yineledi ancak Warsh'a duyduğu güvenin sürdüğünü belirtti. ABD ekonomi politikasında ikinci önemli başlık, Kongre'nin Rus enerji ürünlerini satın alan ülkelere yönelik yeni yaptırım ve tarife yetkilerini onaylaması oldu.

Düzenleme Trump'a bazı ülkelere %100'e kadar ek tarife uygulama yetkisi verirken, bunun özellikle Çin ve Hindistan gibi büyük Rus enerji alıcıları üzerinden küresel ticaret ve enerji akışlarında yeni belirsizlik yaratma potansiyeli bulunuyor.

Fiyatlamalar

Dolar endeksi Fed'in 25 baz puanlık faiz artırımının ardından yılın kalanında bir artış daha yapılabileceğine işaret etmesiyle %0,70 yükselerek günü 100,30 seviyesinden tamamladı. Fed Başkanı Kevin Warsh'ın fiyat istikrarına ilişkin kararlı mesajları ve 2026 sonu faiz beklentilerinin yukarı revize edilmesi dolar talebini güçlendirdi. USD/JPY %0,76 yükselişle 156,246 seviyesine çıkarken, ABD kısa vadeli faiz beklentilerindeki yukarı yönlü değişim Japonya Merkez Bankası'nın sıkılaşma ihtimaline kıyasla daha güçlü fiyatlandı. EUR/USD %0,68 düşüşle 1,1464 seviyesine gerilerken EUR/GBP %0,04 yükselişle 0,8587 seviyesinden günü tamamladı. ABD 10 yıllık Hazine tahvil faizi %0,28 artışla %5,02 seviyesinde kapandı. Fed'in daha fazla sıkılaşmaya açık kapı bırakması kısa vadeli getirileri daha sert yukarı taşırken, uzun vadeli faizlerde hareketin sınırlı kalması piyasanın Fed'in enflasyonu kontrol altına alma kararlılığına bir miktar daha fazla güvenmeye başladığını gösterdi. Doların güçlenmesi ve faizlerin yüksek kalması değerli metalleri baskılarken ons altın %0,70 düşüşle 4.260 dolara, gümüş %1,11 kayıpla 62,78 dolara geriledi. Brent petrol %2,8 düşüşle 106,66 dolardan günü tamamladı. Son dönemde arz kesintilerine bağlı hızlı yükselişin ardından ABD petrol stoklarında artışa işaret eden veriler ve fiyat hareketinin aşırıya kaçtığı değerlendirmeleri kar satışlarını hızlandırırken, petroldeki geri çekilme Fed kararının yarattığı enflasyon endişesini bir miktar dengeledi. ABD hisse piyasalarında S&P 500 %0,45 düşüşle günü tamamlarken Nasdaq 100 %0,02 ile yataya yakın pozitif kapandı. S&P 500'de sektörlerin büyük bölümüne yayılan satışa karşın Nasdaq'ın dirençli kalması günün önemli ayrışması oldu. Fed'in daha sıkı faiz patikasına rağmen büyük ölçekli teknoloji şirketlerinde kar görünümünün korunması ve uzun vadeli tahvil faizinin karar sonrasında kontrolsüz biçimde yükselmemesi büyüme hisselerindeki satışın sınırlı kalmasını sağladı.

Ekonomik Takvim

Bugün Avrupa tarafında Euro Bölgesi ağustos ayı enflasyonunun nihai okuması ile İngiltere Merkez Bankası faiz kararı takip edilecek. ABD'de haftalık işsizlik maaşı başvuruları, konut başlangıçları ve inşaat izinleri öne çıkarken, Fed'in dünkü faiz artırımının ardından tahvil piyasasındaki fiyatlama ve Orta Doğu kaynaklı enerji başlıkları izlenmeye devam edecek.

Eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75-%4,00 aralığına taşıyan Fed'in kararı oybirliğiyle alınırken, 18 yetkiliden 16'sının yıl sonuna kadar en az bir faiz artışı daha beklemesi dikkat çekti. Bu tabloya baktığımızda yüksek faizin ekonomik görünümün daha kalıcı bir parçasına dönüşebileceğini görüyoruz. Enflasyon tahmininin %3,7'ye yükseltilmesi ve %2 hedefine dönüşün 2029'a ötelenmesi de bu görüşü güçlendiriyor.

Fed Başkanı Warsh'ın sözleri de karar metnindeki sıkı duruşu tamamlar nitelikteydi. Enflasyonun hala fazla yüksek olduğunu, temel fiyat baskılarında yeterli iyileşme görülmediğini ve finansal koşulları kısıtlayıcı olarak nitelendirmenin zor olduğunu söyledi. Ek olarak Warsh'ın önceden belirlenmiş bir faiz patikası sunmaktan kaçınması dikkat çekti. Diğer taraftan ekonomi ve istihdam cephesinde belirgin bir zayıflama da yok, Fed büyüme tahminini %2,3'e yükseltirken işsizlik beklentisini %4,1'e çekmiş durumda. Güçlü ekonomi ile inatçı enflasyon yan yana duruyor ve Fed'e faizleri daha uzun süre yüksek tutmak, gerekirse yeniden artırmak için hareket alanı bırakıyor.

Yıl bitmeden en az bir 25 baz puanlık artışı baz senaryo olarak görülürken, enflasyonun yapışkan kalması halinde hem Ekim hem Aralık ayında artış ihtimali canlı durumda. Güvercin senaryoda enerji fiyatlarının gevşemesi, çekirdek enflasyonda belirgin yavaşlama ve işgücü piyasasında soğuma görülmesi halinde Fed Ekim'de bekleyebilir ve Aralık toplantısında da faizi %3,75-4,00 seviyesinde bırakabilir. Şahin senaryoda ise enflasyonun geniş tabanlı ve yapışkan kalması, güçlü büyüme ve istihdam görünümünün sürmesi halinde Ekim ve Aralık toplantılarının her ikisinde de 25'er baz puanlık artış gündeme gelebilir ve yıl sonu faiz bandı %4,25-4,50'ye ulaşabilir. Fed sonrasında yatırımcıların aklında enflasyonun hangi hızla gerileyeceği, güçlü büyümenin ne kadar süreceği ve Fed'in bu ikisi arasındaki dengeyi ne kadar daha yüksek faizle kurmak zorunda kalacağı yönünde şekillenmekte.

Perşembe gününe geldiğimizde merkez bankaları cephesinde odak noktası Fed'den İngiltere Merkez Bankası'na(BoE) çevrilecek. BoE'nin bugün politika faizini %3,75 seviyesinde sabit bırakması temel beklenti konumunda. Diğer yandan, yılın geri kalanı için Ağustos'ta %3,1'e yükselen enflasyon ve İran savaşıyla birlikte yeniden hızlanan petrol ve doğal gaz fiyatları faiz artışı riskini belirgin biçimde gündemde tutuyor. Temmuz toplantısında kararın 6'ya karşı 3 oyla alınmış olması ve üç MPC üyesinin 25 baz puanlık artış istemesi nedeniyle, bu toplantıda da benzer bir ayrışma görülmesi bekleniyor, dolayısıyla faiz sabit kalsa bile karar metninin tonu ve enerji şokunun ücretler ile temel fiyatlara ne ölçüde yayıldığına ilişkin değerlendirmeler piyasaların odağında olacak. Bu çerçevede biz bugün faiz değişikliğinden ziyade BoE'nin ileriye dönük mesajlarını kritik görüyoruz. Enerji fiyatlarındaki yükseliş kalıcı iç enflasyon baskısına dönüşürse yılın son iki toplantısında faiz artışı seçeneği güçlenebilir. Nitekim güncel piyasa fiyatlaması Kasım ayında 25 baz puanlık artışa yaklaşık %80 olasılık veriyor.

FOMC toplantısında şahin mesajlar ABD tahvil faizlerini desteklerken, 10 yıllık ABD tahvil faizi %5 civarındaki yüksek seyrini korudu. Petrol fiyatları hızla 100 USD sınırı altına inmeden 10 yıllık getiride kalıcı bir geri çekilme beklemeyiz. Ek faiz artışı beklentileri ile ABD tahvil faizlerine yönelik riskler yukarı yönlü olmaya devam ediyor.

Şahin Fed EUR/USD üzerinde aşağı yönlü baskının bir süre daha devam edebileceğini gösteriyor. Fed'in ilave faiz artışı beklentisi ABD-Avrupa faiz farkını dolar lehine tutabilir. 2025 yılından bu yana birçok kez test edilen ve kritik bir destek olan 1,1350-1,1450 bölgesi hedefte. Şimdilik burayı bir denge aralığı olarak görsek de aşağı yönlü bir kırılım ihtimalini de tamamen göz ardı etmiyoruz.

Altın yüksek faiz ve güçlü dolara rağmen görece dirençli ancak Fed'den gelen mesajlar değerli metallerde baskının bir süre daha devam edebileceğine işaret ediyor. Ons altında 4000 USD, gümüşte ise 55-57 dolar bölgesi desteklerine yakınsayabilecek bir düşüş riski ön planda. Düşüşlerde kademeli alıcı olmaya devam ediyor ancak kısa vadede güçlü bir yükseliş beklemiyoruz. Kısa vadede yeni girişlerde temkinli kalıyor, teknik görünüm yeniden pozitife döndüğünde alım yönlü stratejileri değerlendirmeyi planlıyoruz.

ABD hisse senedi piyasaları - Fed sonrasında ABD hisse piyasasında ilk okunması gereken noktanın endekslerin yönünden çok piyasanın yüksek faize karşı nerede direnç gösterebildiği olduğunu düşünüyoruz. Politika faizinin 25 baz puan artırılması, kararın oybirliğiyle alınması ve yılın kalanında bir artış daha öngörülmesi ilk bakışta hisse senetleri açısından olumsuz bir kombinasyon. Buna rağmen Nasdaq 100'ün günü yataya yakın tamamlaması, S&P 500'deki %0,45'lik kaybın ise daha geniş tabana yayılması önemli bir ayrışma yarattı. Fed'in enflasyon konusunda güvenilirliğini yeniden güçlendirmesi uzun vadeli faizlerin kontrolsüz biçimde yukarı gitme riskini azaltırken, kısa vadeli faizlerin yüksek kalacağı beklentisini kuvvetlendirdi. Hisse piyasası açısından bunun iki farklı sonucu var. Bir tarafta sermaye maliyeti yükseliyor ve değerleme çarpanlarının genişlemesi zorlaşıyor. Diğer tarafta enflasyon beklentilerinin çıpalanması halinde 10 yıllık tahvil faizinin %5 seviyesinden çok daha yukarı gitme ihtimali azalıyor. Nasdaq'ın dün gösterdiği direnç de bu ikinci fiyatlamanın bir yansıması. Büyük ölçekli teknoloji şirketlerinde kar büyümesi ve nakit üretimi sürdüğü müddetçe yatırımcıların %5 civarındaki uzun vadeli faizi tamamen teknoloji satışına dönüştürmediğini görüyoruz. Ancak Fed'in ilk artışının ardından piyasanın ekim toplantısı için de artış ihtimalini fiyatlamaya başlaması, özellikle küçük ölçekli şirketler, borçluluğu yüksek büyüme şirketleri ve konut gibi faiz hassas alanlar açısından baskının devam edeceğine işaret ediyor. Dolayısıyla Fed sonrasında "faiz artışı gerçekleşti, belirsizlik bitti" yaklaşımından ziyade, faizlerin ne kadar süre yüksek kalacağına ve şirketlerin bu ortamda kar büyümesini ne ölçüde koruyabileceğine odaklanıyoruz.

Dün gelen şirket haberleri de yüksek faiz ortamının sektörleri aynı yönde etkilemediğini oldukça net gösterdi. Lennar'ın üçüncü çeyrek karı geçen yılki 591 milyon dolardan 283,9 milyon dolara gerilerken gelir %8'in üzerinde düştü ve şirketin gelecek çeyreğe ilişkin ortalama satış fiyatı beklentisi piyasa tahminlerinin altında kaldı. Mortgage faizlerinin çeyrek boyunca %7'ye yaklaşması talebi baskılarken, konut üreticilerinin müşteriyi teşviklerle piyasada tutmaya çalışması marjları zorluyor. Bu tablo konut sektöründe yalnızca düşük değerleme üzerinden yeni pozisyon almanın henüz yeterli olmadığını gösteriyor. Finans tarafında da yüksek faiz otomatik olarak pozitif bir hikaye yaratmıyor. Goldman Sachs, üçüncü çeyrekte sabit getirili ürünler, döviz ve emtia işlem gelirlerinin bir miktar zayıflamasını beklerken yatırım bankacılığı faaliyetlerinde de ikinci çeyreğe göre daha sakin bir dönem öngörüyor. Bank of America'nın daha önce işlem gelirlerine ilişkin verdiği zayıf mesajla birlikte değerlendirildiğinde, yüksek faizlerin kredi marjlarına sağlayabileceği katkının sermaye piyasası faaliyetlerindeki yavaşlamayla dengelenebileceğini düşünüyoruz. Yapay zeka tarafında ise son günlerdeki güvenlik tartışmalarına rağmen yatırım döngüsünün somut olarak durmadığına dair yeni veriler gelmeye devam ediyor. Blackstone ve Alphabet ortaklığındaki Crux AI projesi için yaklaşık 22 milyar dolarlık kredi finansmanı sağlanması, veri merkezi ve bilgi işlem kapasitesine yönelik yatırım iştahının halen güçlü olduğunu gösteriyor. Google'ın kendi işlemcilerinin kullanılacağı kapasitenin 2027'den itibaren devreye alınmasının planlanması, yapay zeka harcamalarının yalnızca Nvidia GPU talebinden ibaret olmadığını, müşteriye özel işlemciler, ağ altyapısı, veri merkezi finansmanı ve bulut hizmetleri etrafında daha geniş bir yatırım zinciri oluştuğunu destekliyor.

Fed sonrasında pozisyon alma eşiğimizi bir miktar yukarı çekiyoruz. %5 civarında risksiz tahvil getirisi bulunan bir piyasada yalnızca yüksek büyüme beklentisi yüksek çarpan ödemek için yeterli değil. Serbest nakit akışı güçlü, bilançosunda finansman baskısı sınırlı ve yapay zeka yatırımlarını bugünden gelire çevirebilen büyük ölçekli şirketleri tercih etmeye devam ediyoruz. Microsoft bu açıdan daha dengeli bir profil sunarken, Broadcom'da müşteriye özel çip ve ağ altyapısının sağladığı gelir çeşitliliğini olumlu değerlendiriyoruz. Alphabet tarafında hem bulut ve yapay zeka altyapısındaki büyüme hem de reklam işinin güçlü nakit üretimi, yüksek faiz ortamında şirketi yalnızca uzak dönem yapay zeka beklentisine dayanan isimlerden ayrıştırıyor. Nvidia ve AMD'de uzun vadeli talep görüşümüz bozulmuş değil ancak son dönemdeki sert hareketlerin ardından yeni alım için şirketlerin büyük veri merkezi müşterilerinden gelecek yatırım bütçelerini ve yapay zeka güvenliği tartışmasının gerçek harcama planlarına yansıyıp yansımadığını görmek istiyoruz. Konut üreticilerinde Lennar bilançosu sonrasında acele etmiyoruz. Mortgage faizlerinde anlamlı bir gevşeme oluşmadan hacim artışının marj baskısını telafi etmesi zor görünüyor. Bankalarda da yalnızca yüksek faiz temasına dayanarak geniş tabanlı ağırlık artırmayı tercih etmiyoruz. İşlem gelirleri ve yatırım bankacılığındaki yavaşlama burada seçiciliği gerekli kılıyor. Endeks düzeyinde güçlü bir yeni yükseliş için 10 yıllık faizin %5'in altında kalıcı biçimde dengelenmesini daha sağlıklı buluruz. Bu gerçekleşmeden kaliteli büyük ölçekli teknoloji şirketlerini korurken, yüksek borçluluk ve yüksek değerlemenin aynı anda bulunduğu alanlarda daha aşağı fiyatları beklemeyi tercih ediyoruz.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


ForInvest Haber

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Canlı Veri

Borsa verilerine anlık ve ücretsiz erişim dönemi başladı

ForInvest ile 15 dakika gecikmeli veri dönemi sona eriyor. Yatırımcılar borsayı artık canlı ve ücretsiz takip edebilecek.
Detaylar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Tüm Haberler