Lavrov'dan Avrupa ve Ukrayna mesajı: İlişkileri koparan Rusya değildi, müzakere tekliflerini bekleyeceğiz
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupa ile ilişkilerden Ukrayna'daki savaşa, BRICS'ten doların küresel rolüne kadar bir dizi başlıkta açıklamalarda bulundu. Lavrov, Moskova'nın Batı ile ilişkilerden vazgeçmediğini ve Avrupa ile diyaloğa kapıyı tamamen kapatmadığını söyledi.
"İlişkileri koparan Rusya değildi"
Lavrov, Rusya'nın Avrupa ile ilişkileri kesen taraf olmadığını savunarak, Moskova'nın Batı ile çatışma arayışında bulunmadığını belirtti. Bununla birlikte Rusya'nın, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonraki dönemde Avrupa ile kurulan ilişki modeline geri dönmeyeceğini ifade etti.
Rusya'nın politikasını Avrupa Birliği içindeki muhalif siyasi hareketlerin olası yükselişine bağlamayacağını söyleyen Lavrov, Avrupa ile diyaloğun ancak karşılıklı tutum değişiklikleriyle mümkün olabileceğini savundu.
Ukrayna için yeni teklifleri bekleyecek
Lavrov, Ukrayna savaşının sona erdirilmesine yönelik yeni müzakere önerilerini bekleyeceklerini söyledi. Kalıcı bir çözüm için Moskova'nın "çatışmanın temel nedenleri" olarak nitelendirdiği konuların ele alınması gerektiğini belirtti.
NATO'nun Rusya sınırlarına doğru genişlemesini de eleştiren Lavrov, Avrupa'ya Rusya'ya yönelik olası bir saldırının sonuçları konusunda uyarıda bulundu.
BRICS yeni ülkelere açık
Lavrov, BRICS'in yeni üyelerin katılımına açık olduğunu belirterek, üye ülkelerin kalkınma imkanlarını mümkün olduğunca artırma konusunda ortak bir yaklaşım taşıdığını söyledi.
Batılı ülkelerin Rusya ile işbirliği yapan devletleri "cezalandırmaya" çalıştığını ileri süren Lavrov, Batı'nın küresel hakimiyetini korumaya yönelik politikalarını da eleştirdi.
Dolar ve ABD-Çin mesajı
Lavrov, doların küresel ekonomideki rolünün zayıflamasından Rusya'nın sorumlu olmadığını savundu. Küresel yönetimin yalnızca ABD ile Çin arasında varılacak anlaşmalara dayandırılmasının mümkün olup olmadığını da sorguladı.
Lavrov ayrıca Batılı ülkelerin Rusya'daki seçim süreçlerine müdahale etmeye çalıştığını ileri sürerken, Moskova'nın dış politikasında bağımsız hareket etmeyi sürdüreceğini söyledi.

