ANKARA (AA) - Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, KOBİ kredilerinin toplam krediler içerisindeki payının, son 3 yılda yüzde 27 ile uzun vadeli ortalamaların üzerine çıktığını belirterek, "Sanayicimizin yanındayız, üreten kesimlerin yanındayız ve imkanlar çerçevesinde çok güçlü bir şekilde üretimi, istihdamı, ihracatı ve yatırımları desteklemeye devam edeceğiz." dedi. Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ın (OVP) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanmasının ardından soruları yanıtladı. Finansmana erişimi selektif olarak, üretken kapasiteyi destekleyecek nitelikte, çok güçlü bir şekilde ve hiçbir dönemde olmadığı kadar desteklediklerini vurgulayan Şimşek, "KOBİ kredilerinin toplam krediler içerisindeki payı uzun vadeli ortalamalara bakarsanız yüzde 24,6. Son 3 yılda ise yüzde 27. Yani KOBİ'lerin finansmana erişimi artmış. Yani 100 liralık sistemde kredi varsa bunun eskiden 24-25'i KOBİ'lere giderken şimdi 27'si KOBİ'lere gidiyor." diye konuştu. Şimşek, ihracat kredilerinin toplam krediler içerisindeki payının, uzun vadeli ortalaması yüzde 6,3 iken son 3 yılda neredeyse yüzde 12'ye yükseldiğinin altını çizerek, bunların hiçbirinin tesadüf olmadığını söyledi. Günlük reeskont kredi limitinin 17 kat arttığına dikkati çeken Şimşek, "Bu, hükümet hakikaten ihracatı ve dolayısıyla sanayi üretimini önceliklendirmiş demektir." ifadesini kullandı. Şimşek, geçen yıl 956 bin çiftçiye 661 milyar liralık kredi verildiğini ve Hazinenin 182,6 milyar lira faiz desteği verdiğini hatırlattı. Son bir yıl içinde ise faiz desteğinin, 244 milyar liraya ulaştığını bildiren Şimşek, esnaflara verilen sübvansiyonlu kredilerden 258 bin esnafın yararlandığını aktardı. Sanayinin içinden geçtiği zorlukları aşmak için destekler sağlandığına dikkati çeken Şimşek, yakın zamanda duyurulan imalat sanayisine 250 milyar liralık finansman desteğine yönelik de şunları kaydetti: "Hazine, aslında imalat sanayisine, işletme sermayesi anlamında kredilerde de enflasyonun altında bir maliyetle kredi sunuyor. Diyebilirsiniz ki bunlar yeterli değil, daha büyük ölçekli yatırımlar için de YTAK devrede. Cumhurbaşkanı Yardımcımız (Cevdet Yılmaz) altını çok net bir şekilde çizdi. Biz sanayicimizin yanındayız, biz üreten kesimlerin yanındayız ve imkanlar çerçevesinde çok güçlü bir şekilde üretimi, istihdamı, ihracatı ve yatırımları desteklemeye devam edeceğiz." - "Gıda fiyatlarında önümüzdeki aylarda normalleşme bekliyoruz" Gıda fiyatlarına değinen Şimşek, şu değerlendirmede bulundu: "Savaşın başlamasıyla birlikte, gübre ve mazot gibi temel girdilerde fiyat artışları ki mazotta eşel mobil sistemine rağmen yaşanan artışlar, gıda fiyatlarının artmasında etkili oldu. Gıdada, bu sene üretim çok iyi. Tahıldan tutun, meyveye kadar, tarihte üretimin en bol olduğu bir dönemdeyiz. Gıda fiyatlarında önümüzdeki aylarda normalleşme bekliyoruz. Şu anda manşet enflasyonunun birkaç puan üzerinde. Manşete yakınsama olasılığını yüksek görüyoruz." Şimşek, 2026'nın ilk yarısında gıda alanındaki fiyat gelişmelerinin, kısmen geçen yıl yaşanan kuraklıkla ilişkili olabileceğini söyledi. - "Eğitim enflasyonunda aşırı, yüksek artışları, meşru kılacak hiçbir zemin görmüyoruz" Eğitim konusundaki fiyat artışına dikkati çeken Şimşek, şu ifadeleri kullandı: "2023 öncesinde eğitim ücretlerindeki artışlara yüzde 36 düzeyinde fiili bir üst sınır getirilmişti. Fakat, özel okullar özellikle özel üniversiteler fahiş fiyat artışlarına devam ettiler ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile görüştük. Burada düzenleme ihtiyacı ortaya çıktı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yapılan bir düzenlemeyle, kural bazlı bir fiyatlama mekanizması getirildi. Bu kural bazlı fiyatlama mekanizmasına uyup uymadıkları hususu, YÖK'ün denetiminde. Eğitim enflasyonu 2024'te yüzde 92, 2025'te yüzde 66 ve bu sene yüzde 53 olarak gerçekleşti. Burada manşetten ciddi bir kopuş var. Onu mutlaka, ilgili kurum tarafından kurallara uyulup uyulmaması hususunun değerlendirilmesi gerekiyor." Şimşek, Milli Eğitim Bakanlığının da yine kural bazlı bir fiyatlamaya geçtiğine işaret ederek, vatandaşların neredeyse yüzde 90'ının çocuklarını devlet okullarına gönderdiğini ve bu okullarda ne harç ne de kitap ücreti olduğunu dile getirdi. Eğitimdeki enflasyonun daha çok özel okulların ücret artışlarını ifade ettiğinin altını çizen Şimşek, "Mutlaka orada yaptığımız düzenlemelere uyum hususunun takip edilmesi gerekiyor. Ama ilgili kurum Milli Eğitim Bakanlığımız ve YÖK. Eğitim enflasyonunda bu kadar aşırı, yüksek artışları, meşru kılacak hiçbir zemin görmüyoruz. Çok fahiş fiyat artışları olduğu net. Manşet enflasyonu yüzde 31,5 iken, eğer eğitim enflasyonu toplamda yüzde 53'ün üzerindeyse burada bir sorun var demektir." (Bitti) AA