ANALİZ- Haftalık Bülten (Kuveyt Türk)
Küresel piyasaslarda, genel görünümü ABD ve İran arasındaki gerginlik belirlemeye devam ederken, hafta genelinde dalgalı bir görünüm öne çıktı. Haftanın başlangıcında İran'ın, Pazar günkü ABD saldırılarına karşılık olarak BAE'deki ABD üslerini hedef alması takip edildi. Buna karşılık olarak ABD Başkanı Trump'in İran'a sert karşılık verileceğini ifade etmesi, yeni haftada piyasaslardaki risk iştahının düşük başlamasına yol açtı. Devam eden günlerde Hürmüz'deki iki petrol tankerini vurulmasıyla satışlar derinleşirken, haftaya 88 dolar seviyesinde başlayan brent petrolün 96 dolar seviyelerine kadar yükseldiği görüldü.
Fed cephesinde ise Başkan Warsh'ın önceki haftadaki şahin mesajları, 10 yıllık tahvil faizlerinde Ocak 2025'ten beri en yüksek seviyenin görülmesine sebep oldu. Makro tarafta ise haftanın öne çıkan verileri Salı günü açıklanan ISM İmalat PMI, Çarşamba günü açıklanan ADP özel sektör istihdamı ile fabrika siparişleri ve Perşembe günü açıklanan haftalık işsizlik maaşı başvuruları ile dış ticaret açığı oldu. Ağustos'ta İmalat PMI 54,6 ile 55,2 beklentisinin altında kalırken, ADP özel sektör istihdamı 38 bin kişi ile zayıf bir görünüm sergiledi ve Ocak ayından bu yana en düşük değerini aldı.
Diğer yandan fabrika siparişleri Temmuz ayında %0,9 ile %0,6 beklentisini aşarken, işsizlik maaşı başvurularında 206 bin kişi seviyesinde gerçekleşti. Dış ticaret açığı ise %24,4'lük bir sıçralam ile 88,6 milyar dolar oldu. Böylelikle dış ticaret açığı Mart 2025'ten bu yana en geniş seviyesinde kaydedildi. Bütün bu gelişmelerin ışığında 3 major endeks, hafta genelinde volatil bir performans sergilemesine karşın haftalık bazda yatay bölgede kaldı.
Yurt içinde ise BIST 100 endeksinin 14,000 bölgesinde kalıcılık aradığı haftada, ana gündem maddesi Perşembe günü açıklanan Ağustos ayı enflasyon verileri oldu. TÜİK verilerine göre Ağustos ayında TÜFE aylık ve yıllık bazda %1,84 ve %31,51 seviyelerinde gerçekleşti. Böylelikle açıklanan veri %1,87 beklentimizin ve %1,95 olan piyasa beklentisinin altında gerçekleşti. Harcama grupları bazında aylık enflasyonun ana sürükleyicisi ulaştırma oldu. Ulaştırma fiyatları %4,82 artarak aylık enflasyona 0,82 puan katkı sağlarken, konut grubundaki %2,26'lık artışın katkısı 0,27 puan oldu. Açıklanan veri doğrultusunda TCMB'nin 10 Eylül'deki PPK toplansıtında politika faizini sabit tutmasını bekliyoruz. Haftanın bir diğer önemli başlığı 2Ç26'ya ilişkin GSYH verisi oldu. Türkiye Ekonomisi, yılın ikinci çeyreğinde %2,3 büyüme ile %2,9 piyasa beklentisinin altında kaldı. İkinci çeyrekte hanehalkı tüketimi büyümeyi desteklemeye devam etse de artış hızında yavaşlama ve kamu tüketiminde daralma görüldü.
Diğer yandan Temmuz ayında işsizlik 0,5 puan artışla %8,1 seviyesine yükselirken, Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre dış ticaret açığı Ağustos'ta yıllık bazda %22,3 artışla 5,2 milyar dolar oldu. TCMB tarafından açıklanan verilere göre yurt dışı yerleşiker 28 Ağustos haftasında 329 milyon dolarlık hisse senedi alımı gerçekleştirirken, DİBS piyasasından 86,6 milyon dolarlık çıkış yaptı. Böylelikle yabancıların hisse senetlerindeki güçlü alım pozisyonu üst üste üçüncü haftaya taşındı. Piyasalar Eylül ayına satış baskılarıyla merhaba darken, BIST 100 endeksinin 14,000 bölgesinde tutunamadığı görüldü. Böylelikle BIST 100 ve Katılım 100 endeksi haftayı değer kayıplarıyla tamamlamaya hazırlanıyor.
ABD'de Enflasyon Verileri, Yurt İçinde İse PPK Kararı Yakından Takip Edilecek...
Önümüzdeki hafta küresel piyasaların yönünü, geride bıraktığımız 6 ayda olduğu gibi ABD - İran savaşının belirlemesini bekliyoruz. Brent petrolde 90-95 dolar bandındaki seyir devam ederken, Fed'İn faiz artırım beklentilerinin bir miktar zayıflamasıyla kısmen daha olumlu bir tablo karşımıza çıkıyor. Bu noktada enflasyonist baskılarının hafiflemesi koşuluyla faiz artırımının Eylül toplantısında masadan kalkabileceği konuşulurken, bu kapsamda gelecek hafta Cuma günü açıkalanacak TÜFE verileri büyük önem taşıyor.
Beklentiler ABD'de enflasyonun aylık bazda %0,4 artış göstermesi yönünde şekilleniyor. Ayrıca BoJ'un faiz artırabileceğinie yönelik artan beklentiler de soru işaretelerinin devam ettiğini gösteriyor. Önümüzdeki hafta makro veri tarafında Salı günü açıklanacak istihdam verileri, Perşembe günü açıklanacak ÜFE ve Cuma günü açıklanacak TÜFE rakamları yakından takip edilecek. Pazartesi günü ise ABD piyasaları resmi tatil sebebiyle kapalı olacak.
Yurt içinde gelecek haftanın ana gündem maddesi Perşembe günkü TCMB PPK toplantısı olacak. Beklentilerin altında gerçekleşen Ağustos ayı enflasyonu doğrultusunda, beklentimiz TCMB'nin toplantıda faiz oranını %37 seviyesinde sabit bırakması yönünde şekillenirken; yılın geriye kalan 2 toplantısında TCMB'den 100'er baz puanlık indirim bekliyoruz. Böylelikle yıl sonu faiz oranı beklentimizi %35 olarak belirtiyoruz. Ayrıca Pazar günü duyurulacak Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında 2027-2029 dönemine ilişkin enflasyon, büyüme, işsizlik, cari açık vb. makroekonomik hedefler kamuoyu ile paylaşılıyor olacak. OVP'de verilecek hedeflerin, önümüzdeki haftada ve devam eden süreçte piyasaların gidişatı açısından belirleyici olmasını bekliyoruz. Makro cephedeki bir diğer gündem maddesi Cuma günü açıkalanacak Temmuz ayına ilişkin Cari Denge verileri olacak. Haziran ayında Cari Denge piyasa beklentisi olan 5 milyar doların altında, 4,2 milyar dolar açık vermişti. Diğer yandan SPK'nın fon düzenlemesinin ardından piyasalardaki volatile seyrin bir süre daha devam etmesini beklerken, hisse bazlı ayrışmaların olabileceğinin altını çiziyoruz.
BIST 100'ün teknik görünümüne baktığımızda 14,000 bölgesindeki kalıcılığın korunmasını önemsiyoruz. Endeksin bu seviyenin üzerinde tutunması halinde yukarı yönlü hareketlerde 14,102 ve 14,250 seviyeleri direnç noktaları olarak izlenebilir. Aşağı yönlü olası geri çekilmelerde ise 13.839 ve 13,737 seviyeleri destek noktaları olarak takip edilebilir.
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
ForInvest Haber
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.