Altın ve gümüşün sarstığı piyasalarda yeni haftalda gözler yoğun veri gündeminde olacak
Cuma günü küresel piyasalarda altın ve gümüşte son on yılların en sert düşüşlerinden biri yaşandı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Kevin Warsh’ı ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığına aday göstermesi, Fed’in bağımsızlığını koruyacağı ve agresif faiz indirimlerinin gündeme gelmeyeceği beklentisini güçlendirdi. Bu algı, doların hızla değer kazanmasına ve değerli metallerde sert satışlara yol açtı.
Spot piyasalda altın fiyatı keskin düşüşle 4688 dolar seviyesine kadar geri çekildigi günü yaklaşık %10 gerileyerek ons başına 4.854,65 dolardan tamamladı. Gümüş ise çok daha sert düştü. 73,70 doları gören gümüş yüzde 28,56 kayıpla 83,24 dolardan kapandı. Vadeli kontratlara bakıldığında ise altın ise %11 düşüşle 4.713,90 dolara indi. Gümüşte daha keskin bir düşüş görüldü, fiyatlar gün içinde %31’e varan düşüşle 78,29 dolardan kapanarak Mart 1980’den bu yana en sert gerilemeyi kaydetti.
ABD Dolar Endeksi %0,9 artışla 97 seviyesine yükselirken, bu Temmuz’dan bu yana en güçlü günlük artış oldu.
Uzmanlar, Warsh’ın "şahin”" geçmişinin piyasalarda dolar destekleyici algı yarattığını vurguladı. SLC Management’tan Dec Mullarkey, Warsh’ın para politikasında düzeni önceleyen bir yaklaşım sergilediğini ve bunun "para biriminde değer kaybı riskini azalttığını" söyledi. XTB’den Kathleen Brooks ise piyasaların son derece gergin olduğuna dikkat çekerek, "Doların değer kaybına dayalı işlem teması şimdilik rafa kalktı, ancak tamamen sona ermiş değil" değerlendirmesini yaptı. BullionVault’tan Adrian Ash ise yaşananları olağanüstü olarak nitelendirdi.
BullionVault araştırma direktörü Adrian Ash ise, "Kısa cevap, yaşananlar konusunda hiçbir fikrim yok. Kimse bilmiyor. 20 yıldır bu piyasada çalışıyorum. Hiç böyle bir piyasa görmedim" ifadelerini kullandı.
Citi, jeopolitik ve ekonomik risklerin altın talebini desteklediğini ancak bu risklerin yaklaşık yarısının 2026 sonrasında kalıcı olmayabileceğini belirtti. Banka, Warsh adaylığının orta vadede altın için düşüş yönlü bir unsur olduğunu ve doların güçlenmesiyle altının cuma günü %12,6 gerilediğini kaydetti.
- Piyasalar yoğun veri haftasına giriyor
Küresel piyasalarda yeni hafta, yoğun veri ve gelişme takvimiyle başlayacak. En kritik başlık ABD istihdam verileri olacak. Cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdamın 70–80 bin artması, işsizlik oranının ise %4,4–4,5 aralığında gerçekleşmesi bekleniyor. Hafta boyunca JOLTS açık iş sayısı, ADP özel sektör istihdamı ve haftalık işsizlik başvuruları yakından izlenecek.
ABD’de pazartesi günü imalat, çarşamba günü hizmet PMI verileri açıklanacak. Aynı gün Hazine’nin üç aylık borçlanma programı da piyasaların odağında olacak.
Şirket bilançolarında haftaya Palantir ve Disney ile başlanacak; salı günü AMD ve Pfizer, çarşamba günü Alphabet, Qualcomm ve Eli Lilly, perşembe günü ise Amazon sonuçlarını açıklayacak.
Çin’de Caixin imalat ve hizmet PMI’larının 50’nin üzerinde kalması beklenirken, Bahar Bayramı öncesi 2 Şubat’ta "Chunyun" olarak bilinen yoğun seyahat döneminin başlaması iç talep açısından takip edilecek.
Türkiye’de pazartesi günü TÜİK tarafından TÜFE ve yurt içi ÜFE verileri açıklanacak. Forİnvest Haber'in yaptığı anket Ocak ayında tüketici fiyatlarının bir önceki aya göre %4,1 arttığının tahmin edildiğini gösterdi. Yıllık enflasyon için beklenti %29,7 oldu.
İstanbul Ticaret Odası'nın bugün açıkladığı İstannbul Tüketici Fiyat Endeksi Ocak ayında %4,6 arttı. 12 aylık enflasyon yüzde 36,15 olarak gerçekleşti.
Çarşamba günü ise TCMB reel efektif döviz kuru açıklanacak.
Küresel merkez bankaları cephesinde Avustralya Merkez Bankası’nın salı günü 25 baz puanlık faiz artışı yapması beklenirken, ECB, BoE, Banxico ve RBI’nin faizleri sabit tutacağı öngörülüyor. 8 Şubat’ta Japonya ve Tayland’da yapılacak seçimler de jeopolitik ve bölgesel riskler açısından izlenecek.
Önümüzdeki hafta piyasaların odağında ABD istihdam verileri yer alacak. Tarım dışı istihdamın 70–80 bin artması, işsizliğin %4,4–4,5 aralığında gerçekleşmesi bekleniyor. JOLTS, ADP ve haftalık işsizlik başvuruları da yakından izlenecek. PMI verileri, ABD Hazine’sinin üç aylık borçlanma programı ve büyük şirket bilançoları da fiyatlamalarda belirleyici olacak

